12-18 yaş arası çocukların beden algısı ve yeme bozukluğu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SELEN MANDEL IŞIKLI
Danışman: Meltem EROL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Beden algısı, kişinin fiziksel özelliklerinin kendisi tarafından olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirilmesidir. Adölesan dönem, birçok rasyonel olmayan kararın alındığı ve riskli davranışın en sık başladığı dönemdir. Beden hoşnutsuzluğu beraberinde; riskli davranışlardan yeme sonrası kusma, tıkınırcasına yeme, uygunsuz diyet uygulamaları gibi beslenme bozukluklarını getirebilmektedir. Çalışmamızda 12- 18 yaş arası adölesanların beden algısı ile yeme bozuklukları arasında ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Tanımlayıcı kesitsel çalışmamıza 2024 yılı Ocak-Şubat aylarında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğine rutin sağlık takibi amacıyla başvuran 12-18 yaş arası 101 genç dahil edilmiştir. Yapılan yüz yüze görüşmelerde çocuklara Yeme Bozukluğu Değerlendirme Ölçeği ve Beden Memnuniyeti Ölçeği'ni kapsayan tarafımızca düzenlenmiş bir anket oluşturularak veriler istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. BULGULAR: Çalışmamıza Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hasta polikliniğine başvuran 101 hasta dahil edilmiştir. Çalışmamıza katılanların %67.3'ü kız, %32.7'si erkektir. Adölesanların ortalama yaşı 14.495, vücut kitle indeksi ortalama 25.60 olarak saptanmıştır. Hanelerin toplam gelir düzeyi %75.2 oranda 11000-40000TL arası olup, %21.8'i 11000TL altı, %3'ü 40000TL ve üzeridir. Beden memnuniyeti değerlendirme ölçeği sonucunda adölesanların %22.8'i "beden yetersizliği", %65.3'ü "beden yeterliliği" ve %11.9'u "içsel çatışma" grubunda yer almaktadır. Yeme bozukluğu değerlendirme ölçeği kapsamında, belirli sorulara verilen yanıtlar karşılaştırıldığında, anoreksiya nervoza, bulimia nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu açısından yol gösterici olan sorulara verilen yanıtlar ile beden memnuniyeti ölçeği arasında anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0.05). SONUÇ: Adölesan dönemde yeme bozukluklarının erken tanısı için beden algısının değerlendirilmesi büyük önem taşır. Fiziksel özelliklerin hızla değişim gösterdiği bu süreçte, beden algısının da dinamik şekilde değişeceği ve ruhsal gelişim açısından çalkantılı bir dönem olan adölesan çağda bu değişikliklere ayak uydurmanın zor olabileceği akılda tutulmalıdır. Bu nedenle, poliklinik başvuruları sırasında adölesanların beden algılarının ve bu durumun üzerlerinde yarattığı etkinin değerlendirilmesi önemlidir.