İntrauterin inseminasyon yapılan hastalarda tedavi öncesi ultrasonografik ölçümlerin gebelik başarısını öngörmedeki yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEYNEP BETÜL SEZGİNAL
Danışman: Gültekin ADANAŞ AYDIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, intrauterin inseminasyon (IUI) tedavisi planlanan infertil hastalarda işlem öncesi değerlendirilen konvansiyonel ultrasonografik parametreler ile shear wave elastografi ölçümlerinin klinik gebelik başarısını öngörmedeki rolünün araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Prospektif, tek merkezli ve gözlemsel olarak planlanan bu çalışmaya IUI tedavisi uygulanacak 84 infertil hasta dahil edildi. İşlem öncesinde hastaların demografik ve klinik özellikleri, infertilite tipi ve süresi, post-wash toplam progresif motil sperm sayısı kaydedildi. Konvansiyonel ultrasonografik değerlendirmede endometriyal kalınlık, endometriyal patern, endometriyal/subendometriyal kanlanma, antral folikül sayısı, dominant folikül çapı, over hacmi ve miyometriyal kalınlık ölçüldü. Shear wave elastografi ile endometriyal ve subendometriyal elastisite değerleri kilopascal (kPa) cinsinden değerlendirildi. Primer sonlanım noktası, ultrasonografide intrauterin gestasyonel kesenin izlenmesi ile tanımlanan klinik gebelik olarak belirlendi. Klinik gebelik elde edilen ve edilemeyen olgular klinik, ultrasonografik ve elastografik parametreler açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 84 hastanın 11'inde β-hCG pozitifliği saptandı; 10 hastada klinik gebelik doğrulandı ve klinik gebelik oranı %11,9 olarak bulundu. Klinik gebelik elde edilen olgularda endometriyal elastografi değerleri, gebelik elde edilemeyen olgulara göre anlamlı düzeyde daha düşüktü. E1, E2, E3 ve Emean değerleri klinik gebelik gelişen grupta istatistiksel olarak anlamlı düşük saptandı. Subendometriyal elastisite değerleri klinik gebelik grubunda daha düşük izlenmekle birlikte, bu fark istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmadı. Endometriyal kalınlık, endometriyal patern, endometriyal/subendometriyal kanlanma, antral folikül sayısı, dominant folikül çapı, over hacmi, miyometriyal kalınlık ve post-wash toplam progresif motil sperm sayısı ile klinik gebelik arasında anlamlı ilişki saptanmadı. ROC analizinde endometriyal elastografi parametrelerinin klinik gebeliği öngörmede orta düzeyde ayırt edici performans gösterdiği belirlendi. En yüksek AUC değeri E2 ölçümünde saptandı (AUC=0,680). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde klinik gebeliği bağımsız olarak öngören anlamlı bir parametre belirlenmedi. Sonuç: IUI tedavisi planlanan infertil hastalarda işlem öncesi endometriyal shear wave elastografi değerlerinin daha düşük olması, klinik gebelik elde edilmesi ile ilişkili bulunmuştur. Bu bulgu, endometriyal elastisitenin endometriyal reseptiviteyi değerlendirmede noninvaziv ve kantitatif bir yardımcı parametre olabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte, çok değişkenli analizde bağımsız prediktör saptanmaması ve ROC performansının orta düzeyde kalması nedeniyle, shear wave elastografinin klinik karar süreçlerinde tek başına kullanılabilmesi için daha geniş örneklemli, çok merkezli ve standardize edilmiş çalışmalara ihtiyaç vardır.