Osmanlı klasik dönem hekimlik sanatının modern dönem hekim profesyonelliği, aile hekimliği kimliği ve uygulamaları açısından incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AKSANUR GÖKÇE

Danışman: Tarık Eren YILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Modern tıp eğitimi öncesi klasik Osmanlı döneminde hekimlik mesleği medreselerde ve darüşşifalarda o zamanki en ileri tıp yazmalarını okuyarak birebir özel eğitimi anımsatan usta- çırak usulüyle öğretiliyordu. Tıp yazmalarının giriş kısımlarında ve darüşşifa vakfiyelerinde hekim olacak kişide aranan kişilik ve ahlaki özellikler belirtiliyordu. Böylelikle yeni hekimler, hekimlik sanatını hem hal diliyle hocalarından hem de metinler ve mekanlar üzerindeki tecrübelerden elde edilen yazı dili ile yetiştiriliyordu. Hekim; hikmet sahibi, derin anlayışa ve kavrayışa sahip olmalıydı. Merhametli, şefkatli, güler yüzlü, alçak gönüllü, hareketlerinde itidalli, kanaatkâr, vefa sahibi, tatlı dilli gibi ahlaki vasıflara sahip olmalı; giyiminde, yürüyüşünde, yeme ve içmesinde, hastaları ve çevresiyle iletişiminde saygın bir intiba bırakmaya özen göstermeli, keyfi davranmamalıydı. Hekim hastasına tedavi boyunca yakınlık göstermeli, anlayabileceği açıklıkta bilgilendirmeli, ümit var davranaraktan iyileşmeyi kolaylaştırmalıydı. Hastalığın Allah'tan geldiğini, verilen ilaçların şifa verme özelliğinin de Allahtan olduğunu hatırlatırdı. Dolayısıyla hekim, şifa bulan veya bulamayan hastasına ve yakınlarına, elindeki olanakları haricinde yani tıbbi bilgisi, tecrübesi ve yaklaşımı dışında bir yardımının olamayacağını anımsatırdı. Böylelikle hasta ve yakınlarının olası beklentilerinin de itidalli olması sağlanırdı. Modern tıp ise, teknolojinin gelişmesiyle ve bilgi yükünün çok artmasıyla uzmanlaşma sürecine girmiştir. Modern tıpta "insan" özne konumundan sistemlere, organlara hatta hücresel boyuta kadar inmiş bir "nesne" konumuna gelir bir hal almıştır. Aşırı uzmanlaşma sonucunda hastayı bütüncül bir şekilde ele alacak yeni bir branşa ihtiyaç duyulmuş ve Aile hekimliği disiplini yaklaşımı bir uzmanlık dalı olarak gelişmiştir. Bu sayede modern tababette biraz geride kalan koruyucu hekimlik, biyopsikososyal bütüncül yaklaşım, hastanın manevi yönünü dikkate alma, hasta- hekim iletişiminde süreklilik ve güvene dayalı iletişim gibi unsurlar yeniden ön planda uygulanır hale gelmiştir. ix Bu tez çalışmamızda Klasik Dönem Osmanlı Hekimlik Sanatı ve Tıp Ahlakı genel olarak ele alınarak, konular "hekim eğitimi, hekim olacak kişide aranan özellikler, hekimin sorumlulukları, sağlıkta uygulama hataları durumunda verilen cezalar ve hasta hakları" başlıkları altında "Modern Hekim Profesyonelliği ve Aile Hekimliği Uygulamaları Açısından" değerlendirilmiştir.