Uzun koroner ilaç salınımlı stent implantasyonunda klopidogrel dozunun duplikasyonu ile akut-subakut stent trombozu ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET ŞEKER
Danışman: Ahmet Lutfullah ORHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Koroner arter hastalığının tedavisinde girişimsel yöntemler ana rol oynamakla her geçen gün bu metololojinin etkinliği ve kaçınılmaz olan komplikasyonları daha da önem kazanmaktadır. 1977 yılında ilk balon anjioplastinin yapılmasından sonra yıllar içerisinde peruktan koroner girişimler günden güne mesafe katetmiş, perkütan koroner girişimlerde kullanılan stent teknolojilerinin geliştirilmesi ile zaman içerisinde çıplak metal stentlerle başlayan tedavi yöntemleri ilaç kaplı stentlerin kullanıma eklenmesi ile hız kazanmış, ikinci jenerasyon ilaç kaplı stentler ve biyodegradable polimer stentlerin uygulanması olarak ivmelenerek günümüze ulaşmıştır. Koroner arter hastalığının bu major tedavi yöntemindeki bu süregelen gelişmeler beraberinde ilgili uygulamaya bağlı komplikasyonların yönetiminin gerekliliğini ve önemini bilim dünyasının bu alanda gündemine değişmeyen maddesi olarak getirmiştir. Günümüzde stabil koroner arter hastalığının ve akut koroner sendromların tedavisinde perkütan koroner stent implantasyonu sonrası izlenebilen koplikasyonların başında stent trombozu gelmekle ;sıklığının perkütan işlem uygulanan hasta sayısının her geçen gün artışı ile korele olarak artmakta olması ve majör advers kardiyak olay (MACE) veya ciddi mortalite sonlanımı ile yıkıcı sonuçlara sahip olması bu fenomenin yönetimini gerekli ve önemli kılmaktadır.Stent trombozu (ST) stentlenmiş segmentin trombotik oklüzyonu olarak tanımlanmakla, ST'nun tedavisinde standart yaklaşım, mümkün olan en kısa zamanda balon anjiyoplasti ve/veya stent uygulanması ile tekrar reperfüzyonun sağlanmasıdır.Kompleks ve multifaktöryel bir olay dizini olan stent trombozunun yönetimine dair risk modelleri üzerine tanı algoritmaları ve primer/sekonder koruma amaçlı tedavi modaliteleri bilim dünyasının değişmeyen gündemi haline gelmiştir.Elektif perkütan koroner girişim uygulanan hastalarda yüksek klopidogrel idame dozunun (İşlem sonrası ilk 30 gün 150 mg/gün takiben standart dozun 75 mg/gün devamı ile) uygulanmasının randomize çalışmalar ile desteklenen fonksiyonel etkinliğinin(trombosit reaktivitesinde azalma ve trombosit inhibisyonunda artış) klinik etkinlik ile korelasyonunun(Erken Stent Trombozun sıklığının azalması) gösterilmesi temel amacı,uzun revaskülarizasyonun sağlanması ise ikincil amaçları oluşturmaktadır. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi-Sultan 2.Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Dr.Siyami ERSEK Göğüs Klap ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Klinikleri ilgili birimleri olan katater laboratuarında Ocak 2018 ile Haziran 2022 tarihleri arasında elektif uzun koroner stent(30 mm ve üzeri)implantasyonu uygulanan hastaların verileri retrospektif olarak tarandı. Hastalar ; Kontrol-Çalışma grubu olarak işlem sonrası yüksek klopidogrel idame dozunun (İşlem sonrası ilk 30 gün 150 mg/gün takiben standart dozun 75 mg/gün devamı ile) uygulandığı ve uygulanmadığı (standart dozun 75 mg/gün devamı ile) olarak klasifikasyonu sağlanarak,her iki hasta grubu taburculuk sonrası standart frekans ve içerikli poliklinik kontrol muayene verilerinin(İlk 30 günlük) geriye dönük incelenmelerinde Erken(Akut –Subakut) stent trombozu(Primer sonlanım noktası) ve majör advers kardiyak olay olarak da mortalite izlemi (Sekonder sonlanım noktası) olarak kabul edildi ve bu gruplar arasında istatistiksel analizler yapıldı. Bulgular: Sonlanım noktaları çalışma ve kontrol gruplarında karşılaştırıldığında erken stent trombozu sıklığı çalışma grubu (%0,3) ve kontrol grubu (%1,1) arasında anlamlı olarak farklı çıkmamıştır (χ²(1)=1,413, p=0,432). Erken stent trombozu gelişen 10 hastada tromboz gerçekleşme süreleri karşılaştırıldığında ise çalışma grubunda ortalama 1,2 saatte (SS 0,5) tromboz gerçekleşmişken kontrol grubunda ise ortalama 109,0 saatte (SS 146,5) tromboz gerçekleşmiştir (t(7)=-2,083, p=0,076). Sekonder sonlanım karşılaştırıldığında ise çalışma grubu ile (%0,3) kontrol grubu arasında (%0,4), 30 gün içinde açıklanamayan ölüm oranları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (χ²(1)=0,008, p=0,999). Majör kanama oranları (çalışma grubu %0,3, kontrol grubu %0,χ²(1)=1,801, p=0,357) ve minör kanama oranları (çalışma grubu GGK pozitifliği %1,9, hematüri %1,6, kontrol grubu GGK pozitifliği %2,3, hematüri %1,1χ²(1)=0,677, p=0,754) her iki grupta benzer bulunmuştur. Akut stent trombozu oranları (çalışma grubu %0, kontrol grubu %0,7,χ²(1)=2,234, p=0,303) ve subakut stent trombozu oranları (çalışma grubu %0,6, kontrol grubu %0,7,χ²(1)=0,015, p=0,999) çalışma ve kontrol grupları arasında benzer oranda tespit edilmiştir. Sonuç: Elektif perkütan koroner girişim uygulanan hastalarda ciddi yıkıcı sonuçlara sahip komplikasyon olarak izlenen akut-subakut stent trombozu kliniği için artmış stent uzunluğu bağımsız prediktör olup,değiştirilemeyen bu risk faktörünü yönetilebilir kılmak adına primer koruma maksatlı tedavi modeliateleri literatürel çalışmalarda yerini almaktadır. Perkütan koroner ilaç salınımlı stent implantasyonu sonrası meydana gelen kardiyak istenmeyen olaylar açısından merkezimizdeki veriler incelendiğinde diğer gerçek dünya verileri ile benzer bulunmuştur.Elektif perkütan koroner girişim sonrası endike olan ikili antiagregan tedavi rejiminin değişmeyen ismi olan klopidogrel ajanının uygulanabilirliğine dair tedavi modalitelerinin geliştirilmesi ile istenmeyen komplikasyonların önüne geçilebilir. Anahtar Kelimeler: Stent Trombozu,Dual anti-platelet tedavi,Klopıdogrel Duplıkasyonu