65 yaş üstü kolestatik karaciğer hastalığı nedeniyle yatırılan hastalarda kolestaz etiyolojisinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖKHAN KÖKER
Danışman: Seyit UYAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Toplumuzda yaşlı popülasyonun yüzdesinin giderek artması ve kolestaz tanısıyla yatan hastaların büyük çoğunluğunu 65 yaş üstü hastaların oluşturması nedeniyle, hastaların etiyolojik nedenlerinin geniş hasta popülasyonu ile dökümante edilmesi, başvuru şikayetleri, laboratuvar parametreleri ve görüntüleme sonuçlarına göre ayrıntılı analizi amaçlandı. Gereç ve yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye ve Gastroenteroloji Kliniği'ne Mayıs 2015-Mayıs 2017 tarihleri arasında kolestaz nedeni ile yatışı yapılan 65 yaş ve üstü hastalar retrospektif olarak başvuru şikayetleri, laboratuvar parametreleri ve görüntüleme sonuçlarına göre değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza retrospektif olarak 65 yaş ve üstü 185 hasta dahil edildi. 109 (%58.9) hastanın etyolojisi benign nedenlere bağlı iken, 69 (%37.3) hastanın malign nedenlere bağlı olarak saptandı. Kolestaza sebep olan tanılar incelendiğinde; 56 hastada (%30.3) koledokolitiazis, 25 hastada (%13.5) kolanjioselüler karsinom, 23 hastada (%12.4) pankreas kanseri en sık görülen tanılardı. En sık başvuru şikayeti karın ağrısıydı. Sarılık şikayetiyle başvuran hastların %45.6'sı (n:52) benign, %54.4'ü (n:62) malign iken kilo kaybı ile başvuran hastaların %6.2'si benign, %93.8'i maligndi. Sarılık ve/veya kilo kaybı şikayetiyle başvuran hastaların malign olma ihtimali istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p< 0.001).. Multivariate analiz sonuçlarında total bilirubin ve ALP'nin diğer değişkenlerden bağımsız olarak malignite ile pozitif olarak ilişkili olduğu görüldü. USG ile 185 hastanın 85'ine (%46) tanı koyulabilirken, 100'üne (%54) ise tanı koyulamadığı görülmüştür. Sonuç: Çalışmamızda geriatrik popülasyonda kolestaz etiyolojisinde benign sebepler daha sık görülmüştür. Sarılık ve kilo kaybı şikayetleri olan ve/veya bilirubin ve ALP düzeyi yüksek olan hastalarda ise malign hastalıklar ayırıcı tanıda öncelikli olmalıdır. USG geriatrik populasyondaki kolestazlı hastalarda tanı koymada yetersiz bulunmuş ve ileri görüntüleme tetkiklerine ihtiyaç olmuştur. Geriatrik hastalarda da kolestaza yaklaşımda görüntüleme yöntemleri ile beraber klinik ve laboratuvar bulgularının birlikte yorumlanması doğru tanıya gitmek için son derece önemlidir.