Acil servise akut ve/veya kronik böbrek yetersizliği ile başvurup acil diyaliz tedavisi yapılan hasta sıklığı, endikasyonları, renal yetersizlik etiyolojisi ile hasta ve renal sağ kalımın değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖKHAN BURUL
Danışman: Numan GÖRGÜLÜ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Akut böbrek hasarı (ABH) ve kronik böbrek hastalığı (KBH) erken mortalite, yaşam kalitesinde azalma ve yüksek tedavi maliyeti nedeni ile önemli bir sağlık sorunudur. Bu hastalık, seyri esnasında asemptomatik böbrek fonksiyonu azalmasından üremik belirtilere kadar değişen, oldukça geniş bir semptom yelpazesi görülebilir. Diyabet, hipertansiyon veya kardiyovasküler hastalık öyküsü olanlar KBH gelişimi için en riskli gruplardır. Bu hastalarda kardiyovasküler patolojiler ve enfeksiyöz nedenlerden ötürü sık hastane başvuruları olmaktadır. Hemodiyaliz (HD), ABH'da ve son dönem böbrek yetersizliği (SDBY) hastalarında önemli bir tedavi yöntemidir. Acil HD hayat kurtarıcı olabildiği gibi, acil koşullarda ve genel durumu kötü hastalarda uygulandığı için önemli bir mortalite ve morbidite nedenidir. Bu gerçekten yola çıkarak hastanemizin acil servisine, ABH ve/veya KBH ile başvurup acil diyaliz tedavisi yapılan hasta sıklığı, endikasyonları, renal yetersizlik etyolojisi ile hasta ve renal sağ kalımının değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 30.12.2018 ile 01.12.2022 tarihleri arasında SBÜ Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne başvurup acil diyaliz tedavisi yapılan hastalar retrospektif olarak dosyalarından incelendi. Bu kapsamda yapılan dosya incelemeleri sonucunda toplamda 114 hasta verisine erişilmiştir. Bu tarihler arasında acil diyaliz endikasyonu konulan, daha önce hiç diyalize girmemiş ve 18 yaş üstü hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. COVID-19 enfeksiyonu olan ve klinik bilgilerine ulaşılamayan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Hastaların demografik bilgileri, ek hastalıkları, böbrek hastalığı tipi, renal yetersizlik etiyolojisi, diyaliz tipi ve komplikasyonları, laboratuvar bulguları ve hastaların tedavi sonrası renal durumu ve sağ kalımı kaydedildi. Bulgular: Acil HD endikasyonu konan hastalarda; yaş ortalaması 61,8±18, %58,8'i erkek cinsiyet ve en sık komorbid hastalığın hipertansiyon (%68,4) olduğu görüldü. Hastalarda SDBY (%43,9) ve sepsis (%27,2) acil diyaliz endikasyonunun en sık görülen iki sebebidir. SDBY hastalarının %39,7'sinde hipertansif nefroskleroz ve %37'sinde diyabetik nefropati olduğu saptanmıştır. Hastaların %79'unda KBH üzerine eklenmiş ABH görülürken; en sık intrarenal ABH (%84,2) saptanmıştır. Hastaların %58,8'i non-oligürik olup, en sık intermittant HD (%81,6) uygulanmıştır. Olgularımıza renal sağ kalım açısından bakıldığında, %42,2'sinin renal replasman tedavisi (RRT) bağımlı, %35,9'unun diyaliz ihtiyacı olmayan KBH olduğu; hasta sağ kalımı açısından ise %21,9'unun exitus olduğu saptandı. Sonuç: Acil HD uygulanan hastaların prognozu kötü seyretmekte ve daha mortal olabilmektedir. KBH'nın erken tanısı ve izlemi, riskli grupların belirlenmesi ve altta yatan hastalığın tedavisi ile SDBY insidansı azalabilir. Enfeksiyonların erken teşhisi ve etkin tedavisi ile bu hasta grubunda mortalite oranları etkin bir şekilde azaltılabilir.