Prematüre retinopatisi tanısıyla anti-VEGF monoterapisi almış hastalarda geç dönem floresein anjiografi bulguları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATMA POSLU KARADEMİR

Danışman: Aslı VURAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Anti-vasküler endotelyal growth factor (VEGF) monoterapisi almış tip-1 prematüre retinopatisi (PR) ve agresif prematüre retinopati (A-PR) tanılı hastalarda geç dönemde çekilen floresein anjiografi (FA) ile vaskülarizasyon seviyesinin belirlenmesi, periferik vasküler bulguların saptanması ve takip yaklaşımının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Haziran 2016-Eylül 2021 tarihleri arasında kliniğimize FA incelemesi (Ret-Cam III Imaging System Clarity Medical Systems, Pleasanton, CA, USA) için refere edilmiş hastaların verileri retrospektif olarak incelendi. İlk anjiografik incelemesini 1 yaş ve sonrası olmuş 250 hastanın 486 gözü çalışmaya dahil edildi. Lazer tedavisi uygulanmış, birden fazla kez anti-VEGF tedavisi almış ve ilave göz patolojileri olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 122 kız (%48,8) 128 erkek (%51,2) hastanın ortalama doğum haftası 27.73 ± 2.87 (22-36), ortalama doğum kilosu 1102.86± 453.470 (360-2900) gramdı. 52 hastanın 104 gözüne A-PR tanısıyla, 198 hastanın 382 gözüne tip 1 PR tanısıyla intravitreal anti-VEGF tedavisi uygulanmıştı. Hastalara yapılan FA incelemesi sırasında hastalar ortalaması 22.85 ± 11.43 (12-68) aylıktı. Vaskülarizasyon 83 (%17,1) gözde zon 2'ye, 403 (%82,9) gözde zon 3'e ulaşmıştı. Vaskülarizasyonu zon 3'e ulaşmış 305 gözde (%62,7) vaskülarizasyon sınırının ora serrataya uzaklığı 2 optik disk çapından az, 98 gözde (%20,2) 2 optik disk çapından fazlaydı. Tüm gözlerin 72'sinde hiçbir vasküler patoloji izlenmedi. Gözlerin 200'ünde (%41,2) çembersel damarlanma, 176'sında (%36,2) parmaksı çıkıntı anomali, 82'sinde (%16,9) hiperfloresans, 73'ünde (%15) ince damarlanma künt sonlanma, 59'unda (%12,1) periarterioler hipoperfüzyon, 48'inde (%9,9) arteriovenöz şant tespit edildi. Hiperfloresans izlenen 82 gözün 30'unda (%6,2) neovaskülarizasyona bağlı floresein sızıntısı, 52'sinde (%10,7) vasküler anomaliye bağlı noktasal hiperfloresans izlendi. Kalıcı tortiosite artışı tüm gözlerin 130'unda (%26,7) izlendi. Vaskülarizasyonu zon 2 de kalmış 26 gözde (%5,3) vasküler floresein sızıntısı izlendi ve aynı seansta 26 göze lazer fotokoagülasyon tedavisi uygulandı. Vasküler floresein sızıntısı izlenmeyen ve vaskülarizasyonu zon 2 de kalmış 57 göze (%11,7) 6 ay sonrasında kontrol FA önerildi. Kontrol FA incelemesinde hala vaskülarizasyonun ilerlemediği izlenen tüm hastalara (57 göz) lazer fotokoagülasyon uygulandı. Sonuç: Prematüre retinopatisi tanısıyla intravitreal anti-VEGF monoterapisi uygulanmış hastalarda geç dönemde yapılacak FA incelemesiyle vaskülarizasyonun ulaştığı bölge net olarak belirlenebilir. FA ile takip, reaktivasyon belirtisi olabilecek vasküler floresein sızıntısının tespit edilmesine olanak sağladığından görme kaybı ile sonuçlanabilecek komplikasyonların önlenmesine katkıda bulunabilir. Anahtar Kelimeler: prematüre retinopatisi, anti-VEGF, floresein anjiografi