Over rezerv testlerinin intrauterin inseminasyon başarısını öngörmedeki değeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SILA ESEN

Danışman: Sefa ARLIER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Over Rezerv Testlerinin İntrauterin İnseminasyon Başarısını Öngörmedeki Değeri ​Amaç: İnfertilite tedavisinde ovulasyonun farmakolojik olarak uyarılması ve intrauterin inseminasyon (IUI) uygulaması, en sık tercih edilen yardımcı üreme yöntemlerinden biridir. Literatürde IUI sikluslarında gebelik oranlarının %8 ile %22 arasında değiştiği bildirilmektedir. Bu çalışmanın amacı, IUI uygulanan infertil kadınlarda over rezerv testlerinin (Antimüllerian Hormon (AMH), Folikül Stimulan Hormon (FSH), Lüteinizan Hormon (LH), Estradiol (E2), Antral Folikül Sayımı (AFC) vb.) gebelik başarısını öngörmedeki prediktif değerini bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmek ve klinik karar verme süreçlerine katkı sağlayabilecek parametreleri belirlemektir. ​Gereç ve Yöntemler: Bu kesitsel çalışma, 01.01.2023 - 31.12.2024 tarihleri arasında Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi'ne başvuran 274 çiftin 368 IUI siklusunu kapsamaktadır. Çalışmada IUI sonrası gebelik elde edilmesini etkileyen faktörler ve bu faktörlerin prediktif değeri analiz edilmiştir. ​Hastalara ait demografik ve klinik veriler; menstrüel siklusun 3. gününde ölçülen FSH, LH, E2, progesteron düzeyleri; menstrüel dönemden bağımsız olarak belirlenen AMH düzeyi; tubal açıklık durumu (HSG ya da laparoskopi ile); semen analiz parametreleri ve jinekolojik muayene bulguları kaydedilmiştir. Over rezervi AFC, bazal hormon düzeyleri ve AMH ile belirlenmiştir. Ovulasyon indüksiyonu protokolü bireysel olarak planlanmış, toplam ve başlangıç dozlar ile trigger günü hormon düzeyleri kaydedilmiştir. İnseminasyon işlemini takiben 14. gün serum β-hCG ile gebelik testleri değerlendirilmiştir. Semen analizi WHO 2021 kıstaslarına göre yapılmıştır. ​İstatistiksel analizler Jamovi v2.3.28.0 programı kullanılarak yapılmış, anlamlı bulunan değişkenler ve klinik olarak önemli faktörler çok değişkenli lojistik regresyon ile analiz edilmiş, model uyumu AIC, BIC ve Nagelkerke R² kriterleri ile değerlendirilmiştir. ​Bulgular: 368 IUI siklusunun analizinde, siklus başı gebelik oranı %11,9 (n=44) olarak bulunmuştur. Gebelik elde edilen olgular ile edilemeyenler arasındaki karşılaştırmada, bazı klinik ve biyokimyasal parametrelerin istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği saptanmıştır. ​Gebelik elde eden grubun medyan yaşı 28 olup, gebe kalamayan gruba (medyan: 29) kıyasla anlamlı şekilde daha düşüktü (p=0,034). Bu bulgu, yaş ilerledikçe fertilitenin azaldığını desteklemektedir. D3 FSH düzeyi gebelik elde edenlerde ortalama 5,97 IU/L, edemeyenlerde 6,36 IU/L olup fark anlamlıdır (p=0,031). Düşük FSH düzeyleri daha iyi over rezervine işaret etmektedir. ​Toplam progresif motil sperm sayısı (TPMSS), gebelik elde eden grupta ortalama 53,25 milyon; elde edemeyenlerde 36,55 milyon olarak bulunmuş ve fark anlamlıdır (p=0,036). Ayrıca, toplam gonadotropin dozu gebelik elde edenlerde anlamlı şekilde daha yüksek saptanmıştır (738 IU vs. 575 IU; p=0,036). ​Sonuç: Bu çalışma, IUI uygulanan hastalarda gebelik başarısını öngörmede etkili olabilecek parametreleri ortaya koymuştur. Kadın yaşı, toplam indüksiyon dozu, D3 FSH ve Total Potent Motil Sperm Sayısı (TPMSS) gebelikle anlamlı ilişkili bulunmuştur. Buna karşın AMH ve trigger günü hormon düzeyleri gibi parametrelerin gebelik öngörüsünde anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Bulgular, IUI başarısının multifaktöriyel bir yapıya sahip olduğunu göstermekte ve tedavi protokollerinin kişiselleştirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.