İzole tubal torsiyon modeli oluşturulmuş sıçanlarda, tubal detorsiyon ve salpenjektomi işlemlerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GİZEM NUR KÖYAN KARADENİZ
Danışman: İbrahim POLAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızda, izole tubal torsiyon modeli oluşturulmuş sıçanlarda, salpenjektomi işlemi ile tubal detorsiyon işlemlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Reproduktif dönemde 27 adet Sprague Dawley cinsi rat, rastgele seçilerek 4 gruba ayrılmıştır; Grup 1: Sham grubu (n:6), grup 2: İskemi sonrası salpenjektomi grubu (n:7), grup 3: İskemi sonrası 7 gün reperfüzyon grubu (n:7) ve grup 4: İskemi sonrası 1 ay reperfüzyon grubu (n:7) dur. Reperfüzyon süreleri sonunda kan ve doku örnekleri alınarak ratlar sakrifiye edilmiştir. Kandan alınan örneklerde anti-müllerian hormon seviyesi, antioksidan sistem mekanizmasında görevli enzimler (süperoksit dismutaz, katalaz, glutatyon peroksidaz) ve doku hasarı sonucu ortaya çıkan oksitadif stresin son ürünleri (malondealdehit, 8- hidroksi-2-deoksiguanozin) incelenmiştir. Aynı parametrelere dokudan alınan örneklerde de bakılmıştır ve tuba dokusu histopatolojik olarak incelenmiştir. Tüm gruplarda ilk operasyon ve ikinci operasyon sırasında uterin horna 22 G katater ile girilerek metilen mavisi verilerek tubal oklüzyon değerlendirilmiştir. Bulgular : Grup 2'den alınan doku örnekleri diğer gruplar ile karşılaştırıldığında, doku SOD (p 0.05). Grup 2'de doku SOD ve doku GPx seviyelerinde anlamlı bir düşüş izlenirken, doku MDA ve doku 8 OHdG değerlerinde grup 2 de anlamlı bir artış izlenmiştir. Histopatolojik parametrelerden epitelyal değişiklikler (p<0,001), vasküler konjesyon (p=0,001) ve total 4 lü tubal hasar skorunda (p=0,003) grup 4'te anlamlı bir düşüş izlenmiştir. I/R hasarı öncesi ve sonrası metilen mavisi geçişleri incelendiğinde, grup 2'de (p=0,008), grup 3'de (p=0,025) ve grup 4'te (p=0,014) I/R hasarı sonrası metilen mavisi geçişi değerinin I/R hasarı öncesi metilen mavisi geçişi değerlerine göre istatistiki açıdan anlamlı biçimde düştüğü izlenmiştir. Serum AMH seviyeleri incelendiğinde ise grup 2'de postoperatif anlamlı bir artış söz konusudur (p=0.028). Sonuç: Bu çalışmada gösteriyor ki izole tubal torsiyon vakalarında saptanmış olan nekroze tuba dokusuna salpejektomi yapmak yerine detorsiyone edip bırakıldığında zaman içerisinde, dokularda biyokimyasal ve histopatolojik olarak düzelme izlenmektedir. Bütün bu bulgular göz önüne alındığında nekroze tuba dokusu direk salpenjektomi ile çıkarılmak yerine, koruyucu cerrahi ile takibi daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Anahtar Kelimeler: detorsiyon, iskemi, reperfüzyon, salpenjektomi, tubal torsiyon