Stabil dönem KOAH tanılı olgularda insülin direncinin periferik kas gücü ve egzersiz kapasitesi ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, GÖĞÜS HASTALIKLARI VE TÜBERKÜLOZ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLKE KARABAĞ

Danışman: Pınar ERGÜN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı'ında (KOAH) çeşitli mekanizmalarla kas kitlesinde kayıp ve kas güçsüzlüğü görülmektedir. KOAH tanılı olgularda iskelet kas güçsüzlüğü görülme sıklığı yaklaşık %32 olarak bulunmuştur. Kas güçsüzlüğü KOAH'ın tüm evrelerinde görülür ve akciğer fonksiyonundan bağımsız olarak iskelet kas zayıflığının; fonksiyonel kapasitede azalma, yaşam kalitesinde bozulma, sağlık hizmeti kullanımında artış ve hatta mortalite üzerinde etkisi olduğu gösterilmiştir. KOAH olgularında egzersiz kapasitesi, yaşam kalitesi ve mortaliteyi etkileyen kas güçsüzlüğünün birçok sebebi mevcuttur ve bu sebeplerden biri de insülin direncidir. Bu çalışmada amacımız; stabil dönemde KOAH tanılı olgularda kas güçsüzlüğü nedenlerinden biri olan insülin direncinin periferik kas gücü ve egzersiz kapasitesi ile ilişkisini araştırmaktır. Gereç Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Göğüs Hastalıkları Kliniklerine Mart 2017-Aralık 2017 tarihleri arasında kontrole gelen 76 KOAH tanılı olgu çalışmaya alındı. KOAH atağında olan, ek akciğer hastalığı, tanılı diyabetes mellitus(DM), 'Obstructive sleep apnea syndrome'(OSAS) ve EPWORTH uykululuk skalasına göre OSAS semptomları, egzersiz kapasitesi ve periferik kas gücünü etkileyebileceği düşünülen ek komorbiditeleri, arter kan gazına göre hiperkapnisi ve istirahat durumunda hipoksemisi olan olgular çalışma dışı bırakıldı. Çalışmamıza seçilen olguların son 6 ay içinde pulmoner rehabilitasyon almamış olmasına dikkat edildi. Bir kısım olgu ise pulmoner rehabilitasyona başladıkları ilk gün değerlendirmeye alındı. Olguların KOAH evreleri; spirometrik olarak belirlendi ve KOAH birleşik değerlendirme (GOLD 2017 ABCD evrelemesi)' ye göre olguların grupları belirlendi. İnflamatuar belirteç olan serum C-reaktif protein(CRP) çalışıldı. Olguların el dinamometresi ve handgrıp ile üst ve alt ekstremite periferik kas gücü ölçümleri yapıldı. Artan hızda mekik yürüme testi(AHMYT) ve endurans mekik yürüme testi(EMYT) ile egzersiz kapasiteleri ölçüldü. Vücut kompozisyonları(vücut kitle indeksi(VKİ), yağlı kitle (FM), yağsız vücut kitlesi (FFM), yağsız vücut kitlesi indeksi (FFMI)) biolelektiriksel impedans yöntemi ile ölçüldü. Açlık plazma glukozu (mg/dL) ve açlık insülini (µU/mL) ile insülin direnci(HOMA-IR indeksi) hesaplandı. HOMA-IR indeksine göre insülin direnci olan (Grup I) ve olmayan (Grup II) olarak olgular iki gruba ayrıldı. İki grup FEV-1, CRP, AHMYT mesafesi ve EMYT süresi ile belirlediğimiz egzersiz kapasitesi, alt ve üst ekstremite periferik kas gücü, VKİ, FM, FFM, FFMI açısından karşılaştırıldı. HOMA-IR düzeyi ile FEV-1, CRP, AHMYT mesafesi, EMYT süresi, alt ve üst ekstremite kas gücü, VKİ, FM, FFM ve FFMI arasındaki ilişki değerlendirildi. Bulgular: Grup I ile grup II olguların cinsiyet dağılımı, yaş ortalaması, mMRC skalası, pO2(oksijen basıncı), paket/yıl sigara öyküsü, komorbiditeleri ve inflamatuar belirtec olan CRP düzeyleri benzer bulunmuş olup tüm gruplarda HOMA-IR ile yaş, mMRC skalası, pO2, paket/yıl sigara öyküsü ve CRP arasında korelasyon bulunamamıştır. Hem tüm olgularda hem de grup I ve grup II olgularda hastaların çoğu spirometrik evrelemeye göre evre IV, GOLD 2017 birleşik değerlendirme sistemine göre grup D olarak bulunmuş olup iki grubun FEV-1, evre ve grup dağılımı benzer bulunmuştur. Hem tüm olgular hem de grup I ve grup II ayrı olarak değerlendirildiğinde HOMA-IR indeksi ile FEV-1 arasında anlamlı korelasyon bulunamamıştır. İki olgu grubu kıyaslandığında grup I'de VKİ, FM, FFM ve FFMI hem normale göre hem grup II olgulara göre anlamlı daha yüksek bulunmuştur. Hem tüm olgularda, hem grup I'de hem de grup II'de HOMA-IR indeksi ile VKİ, FM, FFM ve FFMI arasında pozitif bir korelasyon saptanmış, grup I de bu korelasyon istatistiksel olarak anlamlı bulunamamıştır. Olguların tümünde egzersiz kapasitesinin düşük olduğu ve iki grup kıyaslandığında egzersiz kapasitelerinin benzer düzeyde olduğu görülmüştür. Hem tüm olgular hem de grup I ve grup II olgularda HOMA-IR ile egzersiz kapasitesi arasında anlamlı korelasyon saptanmamıştır. Tüm olgularda periferik kas güçsüzlüğü saptanmış olmakla birlikte iki grup karşılaştırıldığında grup I'de grup II'ye göre periferik kas gücünün ve kas kitlesinin göstergesi olan FFM ve FFMI'in istatistiksel anlamlı yüksek olduğu saptanmıştır. Periferik kas gücü ile FFM ve FFMI arasında olguların birlikte ya da grup I ve grup II olarak ayrı ayrı değerlenlendirildiği durumda anlamlı korelasyon bulunmuştur. Hem tüm, hem de grup II olgularda HOMA-IR düzeyi ile periferik kas gücü arasında istatistiksel anlamlı pozitif korelasyon varken grup I'de HOMA-IR ile periferik kas gücü arasında negatif bir korelasyon saptanmış ancak istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Sonuç: Bu çalışma ile ileri evre KOAH tanılı olgularda periferik kas güçsüzlüğü ve egzersiz kapasitesindeki kısıtlılığın insülin direncinden bağımsız olarak gelişebileceği gösterilmiştir. Olguların ağırlıklı olarak spirometrik ileri evre, çok semptomatik ve sık alevlenme geçiren grupta toplanması ve insülin direncinin sadece % 26'sında görülmesinin sonuçlarda belirleyici olabileceğini düşündürmüştür. İnsülin direncinin vücut kitle indeksi yüksek olan olgularda saptanması, periferik kas gücü ve egzersiz kapasitesi ile zayıf da olsa negatif korelasyon göstermesi KOAH tanılı olguların multidispliner yaklaşıma olan gereksinimlerini ve Pulmoner Rehabilitasyon kapsamında nutrisyonel değerlendirme ve egzersiz eğitiminin önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: KOAH, periferik kas gücü, insülin direnci