Canlandırma ihtiyacı olmayan term ve geç preterm yenidoğanlarda doğum sonrası geçiş döneminde NIRS yöntemiyle serebral otoregülasyonun değerlendirilmesi
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖMER ERTEKİN
Danışman: Şerife Suna OĞUZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Doğum sonrası geçiş döneminde term yenidoğanlarda serebral otoregülasyonun etkinliği gösterilmiştir ancak neonatal mortalite ve morbidite riskinin fazla olduğu geç preterm yenidoğanlarda varlığı konusunda yeterli çalışma bulunmamaktadır. Amaç: Resüsitasyon ihtiyacı olmayan term ve geç preterm yenidoğanlarda doğum sonrası ilk 10 dakikada serebral otoregülasyonun etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Metod: Ekim-Aralık 2015 tarihleri arasında doğan, term ve gestasyon haftası 34 0/7-36 6/7 hafta olan geç preterm bebeklerde prospektif gözlemsel bir çalışma olarak yapıldı. Serebral doku oksijen saturasyonu (cRSO2) near infrared spektroskopi (NIRS) (İnvos 5100 serebral/somatic oksimeter monitor, Somanetics Corp, Troy, Michigan) ile doğumdan sonra ilk 15 dakika ölçüldü. NIRS sensörü alın bölgesine yerleştirildi. Periferal oksijen saturasyonu (SpO2) ve kalp hızı sağ ele yerleştirilen pulse oksimetre sensörü ile preduktal olarak ölçüldü ve doku hipoksisinin göstergesi olan serebral doku oksijen tutulum oranı (sDOT) hesaplandı. Major konjenital anomalisi olan veya resüsitasyon ihtiyacı olan yeniğdonlar çalışma dışı bırakıldı. Bulgular: Çalışmaya toplam 19 geç preterm ve 20 term infant alındı. Gestasyon yaşları sırasıyla ortalama 34,7 ± 0,9 ve 38,6 ± 0,8 hafta, doğum ağırlıkları sırasıyla ortalama 2538 ± 417 g ve 3399 ± 364 g, APGAR skorları 9/10/10 idi. Geç preterm infantlarda median (10-90 persentil) cRSO2 1. dk'da %32 (15-49), 2. dk'da %48 (26-67), 3. dk'da %60 (38-81), 4. dk'da %74 (52-83) ve 10. dk'da %84 (68-94) olarak ölçüldü. Term infantlarda median (10-90 persentil) cRSO2 1. dk'da %37 (30-44), 2. dk'da %48 (41-57), 3. dk'da %62 (50-66), 4. dk'da %70 (58-76) ve 10. dk'da %82 (68-91) olarak ölçüldü. Geç preterm infantlarda median (10-90 persentil) sDOT 1. dk'da %56 (39-77), 2. dk'da %40 (19-68), 3. dk'da %27 (9-54), 4. dk'da %18 (9-33) ve 10. dk'da %13 (5-30) olarak hesaplandı. Term infantlarda median (10-90 persentil) sDOT 1. dk'da %43 (38-56), 2. dk'da %36 (27-43), 3. dk'da %24 (17-35), 4. dk'da %19 (13-27) ve 10. dk'da %13 (4-24) olarak hesaplandı. Geç preterm ve term infantların cRSO2 ve sDOT değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p<0.001). cRSO2 ve sDOT arasında güçlü bir ters orantılı ilişki olduğu görüldü (p <0.001). Sonuç: Geç preterm infantlarda da term infantlara benzer şekilde SpO2 ve cRSO2 zamanla doğru orantılı olarak artmasına rağmen sDOT'un ters orantılı olarak azalması doğumdan hemen sonra hipokseminin düzelmesiyle beyinde aktif bir otoregülasyonun varlığını göstermektektedir ve bu durum normal fetal-neonatal geçiş sürecinde beynin oksijen tutulumunu ayarlayarak kendisini hipoksi veya hiperoksiden koruyabilmesi şeklinde yorumlanabilir. Bu konuda daha geniş kapsamlı prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.