Acil servisteki sepsis hastalarında sırs ve hızlı sofa skorlarının etkinliğinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA KEÇİÖREN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HALİT AYTAR

Danışman: Yunsur ÇEVİK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Sepsis, Sepsis 3.0 kılavuzunda vücudun enfeksiyona karşı düzensiz yanıtı nedeniyle yaşamı tehdit eden organ disfonksiyonu olarak tanımlanmaktadır. Sistemik İnflamatuar Yanıt Sendromu'nun (SIRS) tanımı ve şiddetli sepsisin tanımı kaldırılırken, septik şok sepsisin bir alt kümesi olarak tanımlanmaktadır. Uluslararası sepsis konsensusu, sepsis tanısından şüphelenmek ve yüksek riskli mortaliteye sahip hastaları tanımlamak için SIRS kriterleri yerine hızlı Sepsis-İlişkili Organ Yetmezliği Değerlendirmesi (qSOFA) skorunu kullanmayı önerdi. Ancak, dünyada birçok bilim insanı, yeni kriterleri ve yeni skorlama sistemini yeterli validasyon yapılmadan uygulamaya konulması konusunda eleştirmektedir. Amaç: Bu çalışma ile, acil servislerde hekimleri erken uyarmak, organ disfonksiyonunu göstermek ve mortaliteyi öngörmek amacıyla kullanılan, SIRS ve qSOFA da dahil olmak üzere kullanılan skorlama sistemlerinin; enfeksiyonu olan veya enfeksiyon şüphesi olan hastalarda, sepsis açısından diagnostik ve prognostik değerlilikleri açısından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç-Yöntem: Çalışma Ankara Keçiören Sağlık ve Uygulama Merkezi'nin Etik Kurulu'nun 27/07/2016 tarih ve 2012-KAEK-15/1189 sayılı onayı alındıktan sonra, 01.08.2016-01.07.2017 tarihleri arasında yapıldı. Bu prospektif vaka kontrol çalışması, bir eğitim ve araştırma hastanesinin acil servisinde yapıldı. Acil şiddeti indeksi (ESI) triyaj skalası 1, 2, 3 olan ve şüpheli enfeksiyonu olan hastalar çalışma süresi boyunca ardışık olarak dahil edildi. Hastalar Sepsis 3.0'a göre iki gruba; sepsis ve non-sepsis olarak ayrıldı. Vital bulgular, laboratuvar sonuçları toplandı ve skorlar hesaplandı. Hastalar hastaneye başvurudan itibaren 90 gün sonrasına kadar takip edildi. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS 20.0 paket programı ile analiz edildi. Bulgular: Çalışma süresince 356 hasta alındı ve 295 tanesi analize dahil edildi. Hastaların yaş ortancası 77 idi (IQR% 25-75, 67-84 yıl), hastaların 153'ü (%51.9) kadındı. Hastaların 151'inde (%51.2) alt solunum yolu enfeksiyonları vardı. Hastaların 105'i (%34.5) sepsis tanısı aldı. Başvurudan 90 gün sonra toplam 62 (%21) kişi hayatını kaybetti ve bunların 50'si (%16.9) sepsis grubunda idi. SIRS'ın sepsis tanısı koymadaki sensitivitesi %93.3 (% 95 GA, 86.7-97.2), spesifitesi 11.58 (% 95 GA, 7.4-17.0); qSOFA'nın sensitivitesi 67.6 (% 95 GA, 57.7-76.4), spesifitesi 89.4 (% 95 GA, 84.2-93.4) idi. SIRS'ın 90 günlük mortalite için sensitivitesi %91.8 (% 95 GA, 81.9-97.2), spesifitesi %10.2 (% 95 GA, 6.6-14.8); qSOFA'nın 90 günlük mortalite için sensitivitesi %67.2 (% 95 GA, 54-78.6), spesifitesi %78.6 (% 95 GA, 72.8-83.7) olarak hesaplandı. Sonuç: Sepsis-3.0, sepsis ile ilgili yeni tanımlar ve terimlerle birlikte yeni bakış açıları getirdi. Klinisyenler tüm skorları avantajları ve dezavantajlarıyla kabul etmeli ve ihtiyaçlarına göre kullanacaklarını seçmelidirler. Yüksek mortalite ve morbidite ile ilişkili olan sepsiste hem erken hem de doğru tanıma önemlidir. Diğer taraftan kaynakların gereksiz yere kullanılması da hayati öneme sahiptir. Çalışmamızda, acil servise başvuran hastalar arasında şüpheli enfeksiyonu olanlara baktığımızda, MEDS ve SIRS'ın qSOFA ile karşılaştırıldığında yüksek sensitiviteye sahip olduğunu bulduk. Buna karşılık qSOFA, 7, 30 ve 90 günlük mortaliteyi öngörmede SIRS'tan daha yüksek prognostik doğruluk sağladı.