Everolimusun üreter anastomozlarına ve renal iskemi-reperfüzyon hasarına etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATİH SANDIKÇI
Danışman: Sertaç ÇİMEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Üreteral striktürler fonksiyonel obstrüksiyona neden olan üreter daralmalarıdır. Üreteral darlıkların %35'i iatrojeniktir. Geçici veya kronik stent uygulamaları, üreter darlıklarını engellemek için en çok kullanılan müdahale yöntemleridir. Biyolojik olarak uyumlu stentlere anti-proliferatif ilaçları yükleme ve bu ilaçlarla kaplı stentler ile proliferatif sorunlarla mücadele, etkileyici bir fikir olarak kabul görmüştür. Sirolimus ve everolimus gibi m-TOR inhibitörleri, potent immun süpresif ve anti-proliferatif maddelerdir. Bu çalışmada; m-TOR inhibitörü etkisiyle, üreteral dokuda iyileşme sonucunda oluşan fibrozisin değerlendirilmesi amaçlandı. Azalan fibrotik doku oluşumu ile üreter darlıklarının azaltılabilineceği ve hatta engellenebileceği düşünüldü. Ek olarak; everolimusun, oluşturulan renal iskemi-reperfüzyon böbrek modelinde, renal dokuya etkisinin histopatolojik olarak araştırılması da amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışma için toplam 16 adet, 2000-2600 gr, erkek Yeni Zelanda tavşanı kullanıldı. Çalışma için tavşanlar rastgele dört gruba ve her gurpta 4 tavşan olacak şekilde randomize edildi (n = 4). Tüm tavşanların sağ böbreğine 30 dakikalık iskemi uygulaması ve sonrasında reperfüzyon yapıldı. Kontrol, oral everolimus, yalın stent uygulanan ve everolimus kaplı stent grupları oluşturuldu. İlaç grubunda, operasyon öncesi everolimus çözeltisi 1mg/kg dozunda oral olarak verildi. Oral everolimus tedavisi 3 gün, 1mg/kg dozunda uygulandı. Everolimus kaplı stent grubu için operasyon öncesi 3 Fr karbon kaplı double J stente everolimus kaplandı. Everolimus kaplama işlemi literature uygun şekilde yapıldı. Denekler 21 gün takip sonrası sakrifiye edildiler. Deneklerin sağ böbrek ve üreterleri eksize edilerek çıkarıldı. Normal olan sol böbrek ve üreterleri de eksize edildi ve çıkarıldı. Böbrek spesmenlerinde; renal hücre infiltrasyonu, interstisyel ödem, hücre vakuoler dejenerasyon, tübüler atrofi derecesi, tübüler dilatasyon durumu değerlendirildi. Üreter anastomoz hattındaki üreter fibrozis derecesi de benzer şekilde subjektif olarak skorlandı. Kan üre azotu ve kreatinin değişiklikleri açısından değerlendirme yapıldı. Üreter anastomoz bölgesinden hidroksiprolin düzeyinin ölçümü için doku örneği alındı. Bulgular: Hem oral everolimus hem de everolimus kaplı stent gruplarında diğer gruplara göre daha az renal inflamatuar hücre infiltrasyonu, interstisyel ödem, vakuolar dejenerasyon ve fibrozis vardı; ancak, farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı değildi. Oral everolimus ve everolimus kaplı stent gruplarında kontrol grubuna göre daha az tübüler atrofi ve dilatasyon vardı; ancak fark önemsizdi. Everolimus kaplı stent grubu ise bu parametreler açısından kontrol grubuna benzerdi. Histopatolojik parametreler açısından diğer üç grubun kontrol grubu ile karşılaştırılması, üç çalışma grubunun kontrol grubuna göre daha az renal inflamatuar infiltrasyon, interstisyel ödem, vakuolar dejenerasyon, tübüler atrofi ve daha düşük üreteral fibroz skorlarına sahip olduğunu ortaya koydu. Bu grupların tübüler dilatasyon skorları kontrol grubuna göre yüksekti. Ancak bu parametrelerden sadece üreteral fibroz skoru bu gruplarda kontrol grubuna göre anlamlı olarak düşüktü (p: 0,010). Tüm kan üre nitrojen ve kreatinin düzeylerinin, sakrifikasyon öncesi değerleri ile pre-operatif değerleri karşılaştırıldığında anlamlı olarak yüksekti (p = 0,014 ve p = 0,015). Oral everolimus ve everolimus kaplı stent gruplarında ortalama hidroksiprolin seviyeleri kontrol grubuna göre arttı. Kontrol ve everolimus kaplı stent gruplarının ortalama hidroksiprolin düzeyleri karşılaştırıldı, istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (P2: 0.480) (p <0.05). Sonuç: Üreter fibrozis skoru kontrol grubuna kıyasla everolimus kaplı stent grubunda ve oral everolimus verilen grupta azaldı. İstatistiksel olarak anlamlı olmasada, sağ böbrekte renal hücre infiltrasyonu, vakouler dejenerasyon, interstisyel ödem parametreleri kontrol grubuyla karşılaştırıldığında diğer 3 denek grubunda azaldı. Hidroskiprolin düzeyleri kontrol grubuna kıyasla artış gösterdi. Everolimusun üreter fibrozisini azaltması, darlıkların önlenebilmesi açısından faydalı olabilir. Daha fazla denek ile ileri çalışmalar, daha güçlü sonuçlar elde edilmesini sağlayacaktır.