Charlson komorbidite indeksinin akut pulmoner emboli ciddiyeti ve prognozu ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RABİA ABUL
Danışman: Turgut KARABAĞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Pulmoner emboli (PE) görece sık karşılaşılan bir kardiyovasküler acil durumdur. Charlson Komorbidite Indeksi(CCI) skoru, çoklu komorbiditelerden kaynaklanan hastalık yükünün bir ölçütüdür. Çalışmamızdaki amacımız koroner yoğun bakım ve iç hastalıkları kliniklerinde takip edilen pulmoner emboli hastalarında Charlson komorbidite indeksi ile tespit edilen komorbid durumların hastalığın ciddiyeti ve kısa dönem prognozu ile ilişkisini ortaya koymaktır. Materyal – metod: Çalışmamıza, Eylül 2017 – Ağustos 2018 tarihleri arasında İstanbul Eğitim Araştırma Hastanesi acil servisine nefes dalığı, senkop, göğüs ağrısı şikayetleri ile başvuran ; fizik muayene , laboratuvar , ekokardiyografi ve BT angiografi sonucunda pulmoner emboli tanısı konulmuş toplam 85 hasta (36 E, 49 K; ort yaş 62.7±17.5 yıl) dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen hastaların tümünden ayrıntılı anamnez alındı. Özgeçmiş ve soygeçmişindeki bütün özellikler kaydedildi. Eşlik eden tüm hastalıkları kaydedildi. Hastalar başvuru anında Avrupa Kalp Cemiyeti 2014 klavuzundaki bilgiler doğrultusunda, şok-hipotansiyon varlığına göre yüksek riskli (23 hasta, 12 E, 11 K; ort yaş; 67.0± 15.1 yıl) (Grup 1) ve düşük-orta riskli (62 hasta, 24 E, 38 K; ort yaş: 60,5±18,3 yıl) (Grup 2 ) olarak ayrıldı. Tüm hastaların yaş aralığı 18-99 arası idi. Çalışma kesitsel bir çalışma olup mevcut çalışma sürecinde ki hasta seçimi rastgele yapıldı. Hastaların yatış anında tespit edilen mevcut hastalıkları ve yatış tanıları CCI skor sisteminde bulunan 19 çeşit tanı gruplarına göre ayırt edildi ve bu tanı gruplarına denk gelen puanların toplamı CCI skoru olarak belirlendi. Tanı gruplarının kapsadığı alt tanılar, çalışmaya alınan bütün hastaların anamnezi, epikrizi, tanı için kullanılan görüntüleme ve girişimsel radyolojik raporları, laboratuvar sonuçları, patoloji raporları objektif olarak değerlendirilip kesinleştirildi. Hastaların yatış süresi boyunca komplikasyonlar ve hastalığın gidişatı açısından yakın takip edilmesi yanı sıra taburcu olduktan sonra da 3-6 ayda telefonla aranarak hastalardan bilgiler elde edildi. Tekrar pulmoner emboli/aktif DVT geçirip geçirmediği, yaşam kalitesi, tekrar hastaneye yatışının olup olmadığı, exitus olup olmadığı şeklinde bilgiler elde edildi. Bulgular: CCI ve PESI skorları yüksek riskli grupta anlamlı yüksek saptandı (p=0,008; p<0,001). Taburculuk sonrası yüksek riskli gruptaki hastaların orta-düşük riskli gruba kıyasla anlamlı olarak daha fazla hastaneye yatış gerekliliği olduğu gözlendi (%63.6'ya karşın %29,2 p=0.05). Bununla birlikte hastalar CCI skoruna göre orta ve yüksek olarak ayrıldığında takiplerde mortalite bu hastalarda anlamlı olarak yüksek bulundu (CCI yüksek hastaların %54 'ünde, orta olan hastaların %38,9 'unda). CCI skorunun PESI ile anlamlı olarak yüksek korelasyon gösterdiği bulunmuştur. Yine CCI skorunun da bir değişkeni olan yaş ile yüksek korelasyon gösterdiği bulundu(r=0,75 , p<0,001). Sonuç: CCI skoru hemodinamisi bozulmuş yüksek riskli akut pulmoner emboli hastalarında anlamlı olarak yüksek olup pulmoner embolinin ciddiyetini düşündüren parametrelerle anlamlı ilişki göstermektedir. CCI skoru daha yüksek hastalar bu hastalık sürecinde daha fazla mortalite ile sonuçlanabilir. PESI skoru gibi CCI skoru da bu hastalarda hastaya tanı ve tedavi yaklaşımında değeri olabilir. Bu durum bize hastalığın tanı ve tedavisi sürecinde bilinen tanı ve tedavi yöntemleri yanında komorbid durumların da dikkate alınması gerektiğini düşündürmektedir. Anahtar kelimeler : Charlson komorbidite indeksi, prognoz, Pulmoner emboli.