Aile hekimliği polikliniğine başvuran 65 yaş üstü hastaların EAT-10 ölçeği ile yutma fonksiyonunun ve aspirasyon riskinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEYNEP KAS
Danışman: Hilal ÖZKAYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Yaşlılarda yüksek prevelansa sahip olan disfaji multifaktöriyel olarak ortaya çıkan ve birçok komorbiditeye neden olan tedavisi için multidisipliner yaklaşım gerektiren klinik bir durumdur. Aspirasyon pnömonisi etyolojisi multifaktöriyel olsa da aspirasyon pnömonisi ile ilişkili en önemli faktör disfajidir. Disfajinin erken tanısı aspirasyon pnömonisi riskini önlemek için en önemli adımlardan biridir. Çalışmamız herhangi bir sebeple birinci basamak sağlık hizmetine başvuran 65 yaş ve üstü bireylerde disfaji sıklığı ve aspirasyon riskinin belirlenmesi, disfajinin kronik hastalık sayısı, polifarmasi, dehidratasyon, geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyonu sıklığı, reflü, sarkopeni, bilişsel fonksiyon ve malnütrisyon ile ilişkili olup olmadığını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Çalışmamızla aynı zamanda birinci basamakta disfaji açsısından farkındalık oluşturmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız 01.01.21-30.01.21 tarihleri arasında S.B.Ü Haydarpaşa Numune Hastanesi Aile hekimliği Polikliniklerine başvuran 65 yaş üstü bireylerle yapılmıştır. Çalışmamıza katılma kriterlerini karşılayan 95 hasta dâhil edilmiştir. Hastaların onamı alınıp demografik bilgilerinin alınmasının ardından disfaji riski için EAT-10 anketi, bilişsel fonksiyon için Mini-Cog testi, sarkopeniyi değerlendirmek için beş kere sandalyede oturup kalkma testi ve el dinanometrisi ile el kavrama gücü ölçülmüş olup nutrisyonel değerlendirme için baldır çevresi ölçümü ve MNA-SF anketi uygulanmıştır. EAT10 anketinden 3 ve üzeri puan alanlar disfaji açısından tarama pozitif kabul edilmiştir. El dinamometresi ölçümlerinde erkeklerde 32 kg kadınlarda 22 kg altı sarkopeni olarak değerlendirilmiştir. Beş kere sandalyeden kalkma testi süreye göre gruplandırılmış olup 15 sn ve üzeri olanlar muhtemel sarkopeni olarak kabul edilmiştir. Mini Cog testinde 3 puan altı alanlarda bilişsel fonksiyonda patoloji var olarak kabul edilmiştir. Baldır çevresi kadında sınır değer 33 erkekte 34 kabul edilmiş, MNA-SF puanları12-14 puan normal nütrisyon 8-11 malnütrisyon riski 7 puan ve altı malnütrisyon olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışma 44 kadın, 51 erkek toplam 95 olguyla yapılmıştır. Çalışmaya katılan olguların yaşları 65 ile 94 arasında değişmekte olup, ortalama 71,36±5,30 yaş olarak saptanmıştır. EAT-10 anketine göre olguların %20'sinde (n=19) disfaji riski olduğu gözlenmiştir. Sandalyeden kalkma süresine göre olguların %11,6'sında (n=11) alt ekstremitede sarkopeni olduğu gözlenmiştir. Olguların el kavrama gücü ölçümleri 9,7 ile 48,3 arasında değişmekte olup, ortalama 27,30±9,39 olarak saptanmıştır. Olguların %55,8'inde (n=53) el kavramada sarkopeni olduğu gözlenmiştir. Alt ekstremite sarkopenisi olan olgularda ve el kavrama gücünde sarkopenisi olan olgularda disfaji riski görülme oranı, sarkopenisi olmayan olgulara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p=0,023; p<0,05). Çalışmamızda sandalyeden kalkma testine göre sarkopenisi olan olguların % 36,4'ünün normal, %27,2'sinin fazla kilolu, %36,4 ünün obez olduğu ve sarkopenisi olanlarının hiçbirinde nütrisyon defisitinin olmadığı görülmüştür. El kavrama gücüne göre sarkopenisi olan olguların %34'ünün normal kilolu, %35,8'nin fazla kilolu, %24,5'inin obez, %5,7'sinin aşırı obez olduğu, nütrisyon durumuna göre ise %94,3'nün normal nütrisyon durumu olduğu görülmüştür. Sonuç: Birçok faktörün etkileşimi ile ortaya çıkan yutma güçlüğü yaşlanma ile oluşan genel vücut fonksiyonunda azalmanın doğal bir sonucu olarak görüldüğünden hem hasta hem hekim tarafından gözden kaçabilme durumu mevcuttur. Çalışmamızda olguların %20'sinde (n=19) disfaji riski olduğu gözlenmiştir. Çalışmamızda görülen bu yüksek prevalans birinci basamak hizmeti veren Aile Hekimleri başta olmak üzere tüm hekimlerin farkındalığının artması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Çalışmamızın en önemli bulgularından biri de disfaji riski ve onunla ilişkili olan sarkopeni tespit ettiğimiz hastaların herhangi bir malnütrisyon durumunun olmaması aksine normal kilolu hatta fazla kilolu ve obez hastalardan oluşmasıdır. Yaşlılarda disfaji, sarkopeni ve obezite konusunda erken tanı, erken müdahale ve erken rehabilitasyon büyük önem taşımaktadır. Hastalara verilecek olan uygun diyet ve fiziksel egzersiz ile bu durumun önüne geçilerek sağlıklı yaşlanma sağlanabilir, hastane ve tedavi masrafları azaltılabilir. Bu konuda aile hekimlerinin bilgi düzeyini arttıracak düzeyde eğitimin sağlanması disfaji ve sarkopenisi olan yaşlıların multidisipliner bir yaklaşımla erken tanı, erken rehabilitasyon almasını sağlayacaktır. Hekimlerin bu konuda farkındalığının arttırılması daha çok çalışma yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.