Vaskülojenik erektil disfonksiyonlu hastalarda serum endocan ve ADMA düzeyleriile penil doppler ultrasonografi bulguları arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DORUK DEMİREL

Danışman: Binhan Kağan AKTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda ciddi erektil disfonksiyon (ED) hastalarında serumda bakılan endocan (endothelial cell specific molecule-1) ve ADMA (asimetrik dimetilarjinin) değerleri ile penil Doppler ultrasonografi (USG) bulguları arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Olası bir korelasyon halinde bu invazif radyolojik tetkike başvurulmadan kan testleri ile vaskülojenik ED tanısına ulaşılması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Kasım 2018'de Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Numune Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde başlanan bu çalışma, hastanenin taşınması nedeni ile Ocak 2022'de Ankara Şehir Hastanesi'nde tamamlandı. ED şikâyeti ile üroloji polikliniğimize başvuran hastalar Uluslararası Erektil Fonksiyon İndeksi (IIEF-15) kullanılarak sınıflandırıldı ve penil Doppler USG endikasyonu bulunan ciddi ED'li 73 hasta çalışmaya dahil edildi. Açlık kan şekeri, lipid profili (total kolesterol, trigliserid, düşük yoğunluklu lipoprotein ve yüksek yoğunluklu lipoprotein), tiroid fonksiyon testleri (serbest T3, T4 ve tiroid stimülan hormon), estradiol, total testosteron, progesteron, prolaktin, folikül stimülan hormon, luteinizan hormon ve ek olarak serumda endocan ile ADMA değerleri çalışıldı ve hastalardan penil Doppler USG istendi. Penil Doppler USG sonuçlarına göre ED hastaları arteriyel yetmezlikli, venöz yetmezlikli, hem arteriyel hem venöz yetmezlikli ve normal akımlı olarak dört gruba ayrıldı. Daha önce pelvik travma veya cerrahi geçirmiş olanlar, fosfodiesteraz-5 enzim inhibitörü kullanıp fayda gören hastalar, psikojenik ED düşünülen ve IIEF-15'e göre orta ve hafif ED'si olanlar, nörolojik hastalık, kronik karaciğer hastalığı ve kronik böbrek yetmezliği olanlar ile ED'ye sebep olabilecek ilaç kullanımı olanlar çalışma dışı bırakıldı. Bulgular: Penil Doppler USG sonuçlarına göre 73 hastanın 51'inde (%69,86) vaskülojenik ED saptanırken, 22'sinde (%30,14) normal akım hızları izlendi. Vaskülojenik ED olanların 15'i (%29,41) arteriyel yetmezlikli, 22'si (%43,13) venöz yetmezlikli, 14'ü (%27,46) miks olarak değerlendirildi. Normal akımlı ED grubu ve diğer üç vaskülojenik ED grubu arasında ADMA ve endocan değerleri bakımından anlamlı fark görülmedi (ADMA için p=0,097 ve endocan için p=0,315). Dört grup arasında ADMA ve endocan değerleri bakımından anlamlı fark saptanmadı (p=0,233 ve p=0,540). ADMA ve endocan değerleri için yapılan ROC analizi sonucu p değeri anlamlı çıkmadığı için bir kestirim değeri elde edilemedi (p=0,097 ve p=0,315). Sonuç: Serum ADMA ve endocan değerleri ile penil Doppler USG akım hızları arasında korelasyon saptanmamıştır. Bu iki biyobelirteç ile vaskülojenik ED tanısı öngörülememiştir. Penil Doppler USG invazif bir radyolojik tetkik olmasına rağmen vaskülojenik ED tanısında altın standarttır.