Otomatize klinik kimya analizörleri ile hasta başı kan gazı cihazlarından elde edilen sodyum, potasyum, klor düzeylerinin uyumunun değerlendirilmesi: Merkez laboratuvar deneyimi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KÜBRA NUR KÖYÜSTÜ

Danışman: Alper GÜMÜŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, acil servis, yoğun bakım, servis ve poliklinik hastalarına ait eş zamanlı alınan örneklerde kan gazı analizörü (Radiometer ABL90 FLEX) ile biyokimya otoanalizöründen (Roche Cobas 8000) elde edilen sodyum (Na⁺), potasyum (K⁺) ve klorür (Cl⁻) ölçümlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Elektrolitler, kritik hasta yönetiminde hızlı ve güvenilir bilgi sağlamada büyük önem taşımaktadır. Ancak ölçüm yöntemleri, örnek türü ve cihaz farkları sonuçlarda değişkenliğe yol açabileceğinden, iki yöntemin klinik açıdan değiştirilebilirliğinin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışma, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde Ocak 2024 – Aralık 2024 tarihleri arasındaki veriler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Aynı hastadan 15 dakika içinde alınan arteriyel tam kan örnekleri ABL90 FLEX cihazında (direkt iyon-seçici elektrot yöntemiyle), serum veya plazma örnekleri ise Roche Cobas 8000 (C702 modül) cihazında (indirekt iyon-seçici elektrot yöntemiyle) çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar Passing–Bablok regresyon ve Bland– Altman analizleri ile karşılaştırılmış, klinik kabul edilebilirlik CLIA 2024 toplam izin verilebilir hata (TEa) sınırlarına göre değerlendirilmiştir. Analizler MedCalc® 19.6.1 ve Microsoft Excel 365 yazılımlarıyla gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Toplam 125.630 eşleştirilmiş örnek (59.419 sodyum, 33.486 potasyum, 32.725 klorür) değerlendirilmiştir. Sodyumda, kan gazı cihazı biyokimya otoanalizörüne göre tüm gruplarda daha yüksek sonuçlar vermiştir. Ortalama farklar +0,50–+1,64 mEq/L arasında olup ±4 mEq/L CLIA sınırları içinde kalmıştır; ancak 140 mEq/L üzerindeki değerlerde TEa sınırını aşan pozitif sapma belirginleşmiştir. Potasyumda, kan gazı cihazı biyokimya otoanalizörüne göre daha düşük değerler ölçmüştür. Ortalama farklar –0,25 ila –0,32 mEq/L arasında olup çoğu ölçüm ±0,3 mEq/L hata sınırını aşmıştır. Uyumsuzluk özellikle yüksek potasyum konsantrasyonlarında artmıştır. Klorürde, kan gazı cihazı tüm klinik birimlerde daha yüksek ölçüm eğiliminde bulunmuştur. Ortalama farklar %+1,8 ila %+3,1 arasında olup genel olarak %5 TEa sınırları içinde kalmıştır; fakat konsantrasyon arttıkça farkın büyüdüğü ve TEa sınırınıxiii aştığı saptanmıştır. Tüm parametrelerde r = 0,66–0,90 arasında değişen güçlü korelasyon gözlenmiş; buna karşın yüksek elektrolit düzeylerinde sistematik sapmalar belirginleşmiştir. Sonuç: Kan gazı analizörü ile biyokimya otoanalizöründen elde edilen elektrolit sonuçları arasında genel olarak güçlü korelasyon, ancak sınırlı klinik uyum saptanmıştır. Özellikle yüksek konsantrasyonlarda gözlenen sapmaların, ölçüm prensibi farklılıklarının yanı sıra örnek tipi ve preanalitik değişkenliklerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Kan gazı cihazları hızlı sonuç sağlamalarıyla klinik açıdan değerli olsa da biyokimya analizörleriyle tam olarak değiştirilebilir değildir. Kritik hastalarda, kan gazı sonuçlarının tek başına kullanılmaması ve laboratuvar verileriyle birlikte bütüncül değerlendirilmesi, hasta güvenliği ve doğru tedavi yönetimi açısından büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Sodyum, Potasyum, Klorür, Kan gazı analizi, Biyokimya otoanalizörü, Elektrolit, Passing–Bablok regresyon, Bland–Altman analizi