Pacemaker takılan hastalarda Lyme hastalığı seroprevalansı


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖMER FARUK TAMER

Danışman: Ender ÖRNEK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kuzey Yarımküre'de en sık rastlanılan zoonoz olan Lyme hastalığı çok çeşitli klinik tablolara neden olabilen kene ısırmasıyla bulaşan bir hastalıktır. Kalp de bu hastalıkta etkilenebilen organlardan biridir. Lyme karditi sonucu hastalarda çeşitli derecelerde atriyoventriküler blok oluşabilmektedir. Kalp bloğunun reversibl olması nedeniyle çok nadir durumlar dışında bu vakalara kalıcı pacemaker implantasyonu önerilmemektedir, ancak Lyme hastalığı tanısı atlanırsa gereksiz kalıcı pacemaker implante edilebilir. Türkiye'de Lyme hastalığı ve Lyme karditi ile ilgili klinik çalışmalar, seropozitivite araştırmaları yetersizdir. Bu çalışmamızda temel olarak pacemaker takılan hastalardaki Lyme hastalığı seropozitivetisini belirlemek ve pacemaker takılan hastaların ne kadarının Lyme hastalığı geçirdiğini saptamak amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmamız Kasım 2022 ve Mayıs 2024 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi kardiyoloji kliniğinde ayaktan veya yatarak tedavi görmüş hastalarda yapıldı. Geçici ve/veya kalıcı pacemaker takılan veya daha önceden pacemaker takılmış erişkin hastalar içinden ELISA yöntemiyle Borrelia burgdorferi'ye karşı oluşan IgG ve IgM testleri çalışılmış olan 168 hasta çalışmaya dahil edildi. Olguların kalp pilinin hastanemizde tedavi gördüğü sırada mı takıldığı yoksa daha önceden mi takıldığı, EKG ritmleri, ventriküler pace yüzdeleri belirlendi. Tüm olgular bazında Lyme hastalığı seropozitivitesi ve hangi özellikteki olgularda daha yüksek seropozitivitenin görüldüğü incelendi. Pacemaker takılma veya atriyoventriküler blok özgeçmişi olmayan rasgele seçilen 112 bireyden de kontrol grubu olarak seroloji testi gönderildi. Bulgular: Çalışma grubunu 82'si (48.8%) erkek, 86'sı (51.2%) kadın olmak üzere toplam 168 hasta oluşturdu. Hastalara pacemaker takılma yaşlarının ortalaması 66.8±16.6 yıldır. Hastaların 97'si (57.7%) yeni kalp pili takılan, 71'i (42.3%) daha önceden kalp pili takılmış hastalar idi. Tüm hastalar içerisindeki Lyme hastalığı seropozitivitesi %9.5 olarak bulunmuştur. Pace ritminde olmayan vakalarda IgG testi pace ritmindeki vakalara göre anlamlı olarak daha yüksek oranda pozitif saptanmıştır (sırasıyla %9.8, %0.8, p=0.013). Kalp pili yeni takılan hastalar içinde değerlendirme yapıldığında pace ritminde olmayan vakalarda diğerlerine göre anlamlı olarak daha fazla IgG pozitivitesi olduğu belirlenmiştir (sırasıyla %8.3, %0.0, p=0.048). Kontrol grubundaki seropozitivite %8.0 saptanmıştır, çalışma grubuyla kontrol grubunun serolojik test sonuçlarında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Sonuç: Pacemaker takılan hastalardaki Lyme hastalığı seroprevalansı ihmal edilemeyecek düzeydedir. Ülkemizde yapılan Lyme hastalığı seroprevalans çalışmaları göz önüne alındığında kalp pili olan hastalardaki seropozitivitenin bu çalışmalardakinden çoğunlukla daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu nedenle pacemaker takılan olguların Lyme hastalığı geçirmiş veya geçiriyor olma ihtimali göz ardı edilmeyerek gereksiz kalıcı pacemaker implantasyonunun önüne geçilebilir. Özellikle kalp ritmi pace ritminde olmayan hastaların Lyme karditi yaşamış olma olasılığı daha fazladır.