Yoğun bakımdaki tip 1-2 solunum yetmezliği tanılı hastaların arter kan gazlarının kantitatif steward metodu kullanılarak değerlendirilmesi ve karşılaştırılması, tedavi rejiminin belirlenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, GÖĞÜS HASTALIKLARI VE TÜBERKÜLOZ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FEYZA AYHAN
Danışman: Murat YILDIZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Arteriyel kan gazları, hastaların metabolik ve respiratuvar durumları hakkında güvenilir bilgi veren tetkiklerdir. Geleneksel metotlarda arteriyel kan gazları plazmadaki bikarbonat konsantrasyonu ve anyon açığı hesap edilerek değerlendirilir. Yoğun bakım ünitesi hastalarında neredeyse her zaman protein ve elektrolit bozuklukları olduğundan, elektrolit ve proteini ihmal eden geleneksel yöntem yerine farklı bir metot öne sürülmüştür. Bu yöntem Stewart tarafından tarif edilen, Figge ve arkadaşları tarafından modifiye edilen matematiksel modeldir. Patofizyolojisine göre hipoksemik (tip 1), hiperkapnik (tip 2), periperatif (tip 3), şoktaki hastalarda hipoperfüzyona bağlı solunum yetmezliği (tip 4) olarak 4 tip solunum yetmezliği tanımlanmıştır. Çalışmamızda tip 1 ve tip 2 solunum yetmezliği olan yoğun bakım hastalarının asit baz bozukluklarının Stewart metoduyla değerlendirerek geleneksel yöntemle karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara 2. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Göğüs hastalıkları Yoğun bakımda Ocak 2019-Ağustos 2019 tarihleri arasında yatılarak tedavi edilen 106 Tip 1-2 Solunum Yetmezliği tanılı hasta araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmaya katılan hastaların serum BUN, kreatinin, glukoz, sodyum, klor, potasyum, magnezyum, albümin değerleriyle birlikte hastanemizde arteriyel kan gazı örneğinde çalışılan pH, pCO2, pO2, HCO3, baz açığı ve laktat değerleri tespit edilip Stewart metoduna göre değerlendirilmiştir. Çalışmamızda veriler IBM SPSS Statistics 22.0 istatistik paket programında değerlendirilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler olarak birim sayısı(n), yüzde(%), ortalama±standart sapma(x±ss), Median değerleri olarak erilmiştir. Sayısal değişkenlere ait verilerin normal dağılımı Shapiro Wilk, normallik testi ve Q-Q grafikleri ile değerlendirilmiştir. Grupların karşılaştırılmasında Mann-Whitney U ve Kruskall Wallis analizi uygulanmıştır. İki Sayısal değer arası ilişkinin saptanmasında Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. İstatistiksel analizde p<0.05 değeri anlamlı kabul edilecektir. Bulgular: Çalışmamıza 63 (%59,4) erkek ve 43 (%40,6) kadın hasta dahil edilmiştir. Hastaların ortalama yaşı 70,36±10,5 (minimum 49- maksimum 90) olarak saptanmıştır. Hastaların yoğun bakımda kalış süreleri 17,48±10,58 (minimum 6-maksimum 68) gün olarak saptanmıştır. Hastaların 74'ünün (%69,8) taburcu olduğu, 32'sinin (%30,2) vefat ettiği saptanmıştır. Hastaların klinik sonlanımlarına göre kan gazları ve laboratuvar değerleri karşılaştırıldığında hastaların ortalama pH, pCO2, HCO3, baz açığı, pO2, albumin, laktat, kreatinin, glukoz, potasyum ve klor değerleri ile hastaların taburcu olması veya vefat etmesi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanamamıştır. Vefat eden hastaların BUN değerleri sağ kalan hastalara göre daha yüksek saptanmıştır (p=0,035). Hastalarda hipoalbuminemi gelişmesi ile yoğun bakım yatış süreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p=0,009). Şiddetli hipoalbüminemisi olan hastaların tedavi maliyetlerinin diğer hastalara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,001). Asidoz gelişmeyen hastaların yoğun bakım yatış süresi metabolik ve respiratuvar asidoz gelişen hastalardan istatiksel olarak anlamlı ve düşük saptanmıştır (p=0,040). Sonuç: Araştırmamızda Stewart metodunda önemli yere sahip olan albümin seviyeleri ile yoğun bakım yatış süreleri arasında anlamlı ilişki saptanmışken, albümin seviyeleri ile mortalite arasında ilişki saptanmamıştır. Laktat seviyeleri ile mortalite arasında da ilişki saptanmamıştır. Stewart metodu ile metabolik durumların değerlendirildiği daha geniş çaplı ve çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.