Trigeminal nevralji olgularında mikrovasküler dekompresyon cerrahisinde nörovasküler yapıların intraoperatif anjiografi yöntemleri ile gösterilmesi ve prospektif olarak karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUSTAFA ŞAHİN
Danışman: Burcu GÖKER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve amaç: Trigeminal nevralji, yüzde ortaya çıkan şiddetli ve paroksismal ağrı atakları ile karakterize kronik bir ağrı durumudur. Mikrovasküler dekompresyon, medikal tedaviye dirençli trigeminal nevralji olgularında öncelikli olarak tercih edilen bir girişimsel tedavi yöntemidir. Bu çalışmada, trigeminal nevralji vakalarında mikrovasküler dekompresyon cerrahisi sırasında nörovasküler yapıların farklı intraoperatif anjiyografi yöntemleriyle gösterilmesi ve anjiyografinin klinik sonuçlara ve repozisyon kararına etkisinin ileriye dönük olarak karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği'nde 2023-2024 yılları arasında dirençli tip 1 ya da tip 2 trigeminal nevralji kriterlerini karşılayan toplam 100 olgu değerlendirilmiştir. Olguların 40'ında mikrovasküler dekompresyon cerrahisi sırasında intraoperatif anjiografi yapılmamıştır. 30 olguda indosiyanin yeşili kullanılarak, 30 olguda sodyum floresein kullanılarak intraoperatif anjiografi uygulanmış ve anjiyografinin gizli damar-sinir basısı bölgesinin belirlenmesine ve dekompresyon sonrası repozisyon kararı verilmesine olan etkisi araştırılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda olguların yaş ortalaması 54, cinsiyete göre dağılım 46 erkek (%46), 54 kadın (%54) olgu şeklindedir. Basıdan sorumlu damarsal yapılar sırayla süperior serebellar arter (SSA) (%61), anterior inferior serebellar arter (AİSA) (%35) ve vertebral arter (VA) (%4) olarak belirlenmiştir. Uygulanan intraoperatif anjiyografi, 10 olguda beyaz ışık mikroskopisi altında doğrudan görüntülemede ayırt edilemeyen gizli bir sinir-damar bölgesi basısının yerini göstermede etkili olmuştur. Trigeminal nevralji nedeniyle mikrovasküler dekompresyon cerrahisi sırasında intraoperatif anjiyografi uygulanan 60 olgunun hiçbirinde klinik ve radyolojik enfarkt bulgularına rastlanmazken; anjiyografi uygulanmayan kontrol grubu içerisinde yer alan 40 olgunun 5'inde klinik ve radyolojik enfarkt bulgularına rastlanmıştır. Sonuç: Trigeminal nevralji nedeniyle yapılan mikrovasküler dekompresyon cerrahisi sırasında intraoperatif anjiyografi uygulanan olguların %11'inde repozisyon kararı alınmıştır. İntraoperatif anjiografi ile klinik ve radyolojik enfarkt değişkenleri arasındaki ilişki incelendiğinde; intraoperatif anjiografi uygulanmaması ile klinik/radyolojik enfarkt varlığı arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (p <0,05). Anahtar Kelimeler: Trigeminal nevralji, mikrovasküler dekompresyon cerrahisi, intraoperatif anjiografi, indosiyanin yeşili, sodyum floresein