Gebelikte sigara içen anne bebeklerinde abdominal aorta intima media kalınlığının ve serum asimetrik dimetilarjinin düzeyinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜSEYİN SAMET ÖZÇELİK
Danışman: Derya ARSLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Gebelik süresince sigara kullanımının fetüs ve yenidoğan üzerinde çok sayıda olumsuz etkileri vardır. Bunlardan birisi de kardiyovasküler sistem üzerindeki olumsuz etkisidir. Serum asimetrik dimetil-arjinin (ADMA) düzeyindeki artış endotelyal disfonksiyon ile ilişkili iken aort intima media kalınlığındaki (aIMT) artış da radyolojik olarak preaterosklerotik bir bulgu olarak kabul edilmektedir. Biz gebelik süresince sigara içen annelerin bebeklerinde bu iki değerin kontrol grubuna göre değişimini değerlendirmeyi amaçladık. İntrauterin sigara etkisine maruz kalmış yenidoğanı bu iki parametreyi bir araya getirerek ilk defa biz değerlendirdik. Gereç ve Yöntem: Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın ve Doğum Hastalıkları Kliniği'nde doğum yapan gebelerden gebelik boyunca sigara içme öyküsü olan miadındaki gebelerin sağlıklı bebekleri vaka grubu olarak çalışmaya alındı. Gebelik süresince aktif ya da pasif sigara maruziyeti tariflemeyen gebelerin bebekleri de kontrol grubu olarak belirlendi. Çalışmaya 25 vaka ve 25 kontrol grubu hasta dahil edildi. Hastalardan doğum salonunda hemen doğumu takiben umblikal korddan kan numunesi alındı. Serum numuneleri sıvı kromatografi tandem kütle spektrometresi (LC-MS/MS) yöntemi ile analiz edildi, serum dimetil-arjinin düzeyleri belirlendi. Her hasta doğumu takiben birinci günde ekokardiyografik olarak değerlendirildi. Rutin ekokardiyografik ölçümler dışında her hastanın abdominal aIMT değeri, aort sistol ve diyastol sonu çapları ölçüldü. Bulgular: Vaka ve kontrol grubu arasında anne yaşları, bebeklerin cinsiyetleri, doğum tartıları, boy ve baş çevreleri, doğum haftaları ve doğum şekilleri arasında istatistiksel farklılık saptanmadı. Vaka grubunda serum ADMA düzeyi 0,459 ± 0,193 µmol/litre ve kontrol grubunda serum ADMA düzeyi 0,374 ± 0,127 µmol/litre olarak saptanmıştır. Vaka ve kontrol grupları arasında serum ADMA düzeyleri arasında anlamlı pozitif korelasyon (r:0,300, p=0.034) saptanmıştır. Vaka grubunda aIMT değeri 0,84 ± 0,26 mm ve kontrol grubunda aIMT değeri 0,63 ± 0,11 mm olarak bulunmuştur. Vaka grubunda aort sistol sonu çapı 9,31 ± 1,01 mm ve kontrol grubunda aort sistol sonu çapı 9,34 ± 0,94 mm olarak ölçülmüştür. Vaka grubunda aort diyastol sonu çapı 9,33 ± 1,12 mm ve kontrol grubunda aort diyastol sonu çapı 9,59 ± 1,04 mm olarak ölçülmüştür. Vaka ve kontrol grupları arasında aIMT değerleri arasında anlamlı pozitif korelasyon (r:0,389, p=0,005) saptanmıştır. Ancak vaka ve kontrol grupları arasında aort sistol sonu çapı (p=0,986) ve aort diyastol sonu çapı (p=0,655) arasında istatistiksel anlamlı farklılık saptanmamıştır. Diğer ekokardiyografik parametreler vaka ve kontrol grupları arasında farklılık göstermemiştir. aIMT değeri ile serum ADMA düzeyi arasında ise anlamlı pozitif korelasyon (r:0,356, p=0,011) saptanmıştır. Vaka ve kontrol grupları arasında serum SDMA düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki (p=0,168) saptanmamıştır. aIMT değeri ile ADMA düzeyi arasındaki korelasyon SDMA düzeyi ile saptanmamıştır (p=0,681). Sonuç: Gebelik süresince fetüsün sigara maruziyeti yenidoğanda artmış serum ADMA düzeyi ve artmış aIMT değeri ile sonuçlanmaktadır. Bu bulgular gebelikte devam eden sigara kullanımının fetal dönemden başlayarak endotelyal disfonksiyon ve preaterosklerotik vasküler değişikliklere neden olduğunu düşündürmektedir.