Adölesan ve genç erişkinlerde meme MR görüntülemenin yeri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RUKİYE AYSU REVANLI SAYGILI

Danışman: Süreyya Burcu GÖRKEM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Adölesan ve Genç Erişkinlerde Meme MR Görüntülemenin Yeri Amaç: Çocukluk ve adölesan çağda meme lezyonları nadir görülmekte olup, bu yaş grubundaki meme kitleleri erişkinlerdeki meme kitlelerinden farklı özellikler gösterir. Araştırmamızın amacı adölesan ve genç erişkinlerde (14-25 yaş) Meme Manyetik Rezonans ile saptanan lezyonların sıklığının ortaya konması ve bu lezyonların Meme Manyetik Rezonans görüntüleme özelliklerinin Meme Ultrasonografi bulguları ve histopatolojik verilerle kıyaslanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda T.C. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Kliniği'nde 2017-2022 yılları arasında çeşitli endikasyonlar ile Meme ultrasonografi ve Meme Manyetik Rezonans Görüntüleme tetkiki yapılan 14-25 yaş aralığındaki (ortalama yaş) 186 hasta retrospektif olarak çalışmaya dahil edildi. Bu hastaların 124'üne daha sonra biyopsi yapıldı. Meme MR incelemeleri 3 T MR cihazında (Philips, İngenia, 2017, Eindhoven, Netherlands) yapıldı ve görüntüler Philips iş istasyonunda değerlendirildi. Meme USG ve Meme MR görüntüleme raporları ve Meme MR görüntüleri 4 yıllık Radyoloji Asistanı (R.A.R.S.) ve 11 yıllık Pediatrik Radyoloji uzmanı (S.B.G.) tarafından aynı anda ve birlikte tekrar değerlendirildi. Bulgular: Çalışmada yaş aralığı 14 ila 25 arasında olan 186 vaka dahil edildi. Histopatolojik inceleme 118 hastada yapıldı. Çalışmamıza dahil edilen adölesan ve genç erişkin hastalarda histopatolojik incelemelerde en çok görülen lezyon fibroadenomdu (s:71 (%60,1)). Mastit (s:16 (%13,5)); adenozis (s:4 (%3,3)); papillom (s:3 (%2,5)); apse (s:3 (%2,5)); filloides (s:2 (%1,7)); hematom (s:2 (%1,7)); kist (s:2 (%1,7)) ve galaktosel (s:1 (%0,8)) görülen diğer lezyonlardı. Malign meme lezyonları (invaziv duktal karsinom) nadirdi (s:4 (%3,3). Çalışmamızda meme USG'nin %98,99 sensitivite, %31,58 spesifisite ile patolojik tanıyı öngördüğü bulunmuştur. Lezyonların MRG ön tanılarının ise %98,15 sensitivite, %33,33 spesifisite ile patolojik tanıyı öngördüğü bulunmuştur. Çalışmamızda lezyonların ADC değerinin 0,94 ve altında olmasının %100,0 sensitivite, % 93,69 spesifisite ile biyopsi sonucunu öngörebilmesi istatistiksel açıdan anlamlı bulundu. Sonuç: Adolesan ve genç erişkinlerde meme lezyonlarının tanımlanmasında meme USG ve MRG gibi görüntüleme yöntemleri önemli bir yer tutmaktadır. Bu yaş grubunda USG'nin daha kolay ulaşılabilir yüksek sensitivite ve spesifisiteye sahip bir yöntem olduğu göz önüne alındığında ilk seçenek olarak USG yöntemi önerilebilir. Meme MRG, ek olarak lezyon karakteristiğinin ortaya konması, lezyonların benign-malign ayırıcı tanısının yapılması ve biyopsi alınacak lezyonun belirlenmesi konusunda tanı ve tedaviye önemli katkılar sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: adölesan, genç erişkin, meme, meme MRG, meme USG, fibroadenom