Telogen effluvium hastalarında hastalık süresi ve şiddetinin MRV (ortalama retikülosit volümü), IRF (immatür retikülosit fraksiyonu), MAF (mikrositik anemi faktörü) parametleri ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ELAZIĞ FETHİ SEKİN ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OĞUZHAN KARAYIL
Danışman: Savaş ÖZTÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:TELOGEN EFFLUVİUM HASTALARINDA HASTALIK SÜRESİ VE ŞİDDETİNİN MRV (ORTALAMA RETİKÜLOSİT VOLÜMÜ), IRF (İMMATÜR RETİKÜLOSİT FRAKSİYONU), MAF (MİKROSİTİK ANEMİ FAKTÖRÜ) PARAMETLERİ İLE İLİŞKİSİ AMAÇ: Bu çalışmanın amacı telogen effluvium (TE) hastalarında hastalık şiddeti ve süresinin MRV (ortalama retikülosit hacmi), IRF (immatür retikülosit fraksiyonu), MAF (mikrositik anemi faktörü) parametreleri ile ilişkisinin incelenmesidir. GEREÇ VE YÖNTEM: Ocak 2025 Temmuz 2025 tarihleri arasında Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran hastalar ile bu çalışma gerçekleştirildi. Çalışma, istatistiksel gücü sağlamak amacıyla 100 telogen effluvium hastası ve 100 sağlıklı gönüllü ile yapıldı. Hasta ve kontrol grubu 80 kadın 20 erkekten oluşturuldu. 18-65 yaşlar arası bireyler, kemik iliği supresyonu yapan ilaç kullanmayanlar, gebelik durumu ve emzirme döneminde olmayanlar, başka bir dermatolojik hastalığın eşlik etmeyenler, deriyi etkileyebilecek başka bir inflamatuar veya sistemik bir hastalığı olmayanlar, yazılı bilgilendirilmiş olur formunu imzalamış olanlar araştırmaya dahile edildi. Sağlıklı kontrol grubuna ise; 18 yaş ve üzeri bireyler, deriyi etkileyebilecek herhangi bir inflamatuar veya sistemik bir hastalığı olmayanlar, aktif malignitesi ve ciddi aktif enfeksiyonu olmayanlar, gebelik, emzirme ve postpartum ilk 6 aylık dönemde bulunmamak gibi durumu olmayanlar, yazılı bilgilendirilmiş onay formunu imzalamış olanlar dahil edildi. Belirtilen dahil edilme kriterlerine uyan gönüllülere ilk olarak ayrıntılı klinik değerlendirme yapıldı. Hastaların demografik verileri ve tıbbi geçmişleri kaydedildi. Hasta grubu içerisinde yaş ortalaması 40,42 iken ortancası 40 olarak elde edilmiştir. Kontrol grubunda yaş ortalaması 41,1 iken ortancası 39,5 olarak elde edilmiştir. Telogen effluvium şiddeti saç çekme testi kullanılarak değerlendirildi ayrıca hastalığın akut ve kronik ayrımı yapılması açısından şikayetlerin süresi sorgulandı. Daha sonra hastalarımızdan hastalık etiyolojisini değerlendirmek için aldığımız kan tetkiklerinden yapılan biyokimyasal tetkiklerin ardından arta kalan kan numunesinden Beckman Coulter DXH-800 (Beckman Coulter, Inc., Miami, FL, USA) cihazı RUO modu kullanılarak hesaplanıp MRV, IRF ve MAF parametreleri not edildi. Bu nedenle hastalardan fazladan kan alınmadı. Tetkik sonuçları ve hasta muayenesinin ardından elde edilen veriler not edildi. Verilerin istatistiksel analizleri için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) Version 23 programı kullanıldı. BULGULAR: Çalışmamızda değerlendirilen MRV, IRF ve MAF parametrelerinin hasta ve kontrol grubu arasındaki fark incelendiğinde hasta grubunda MRV parametresinin kontrol grubuna göre düşüklüğünün istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. (p<0,001) IRF ve MAF değerlerinin hasta ve kontrol grubu arasında anlamlı bir fark oluşturmadığı bulunmuştur. Hastalığın süresi ile şiddetinin hastalarda ölçülen MRV, IRF ve MAF değerleri ile ilişkisinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Hasta grubunda çalışmamız kapsamında değerlendirilen saç çekme testi sonrası ele gelen tel sayısının MRV, IRF ve MAF parametreleri ile ilişkisinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Trikodini şikayetinin varlığı ile MRV, IRF ve MAF parametrelerinin arasında istatistiksel anlamlı bir fark bulunamamıştır. Hasta grubunda yöneltilen sorulardan olan saçlarda incelme mevcut olup olmaması varsa bu incelmenin difüz mü yoksa lokal mi olduğuna yönelik yanıtlar ile MRV, IRF ve MAF parametreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Hastalığı ayırt etmede MRV değişkeni için anlamlı bir AUC değeri bulunmuştur (p<0,001). MRV değerinin ≤98,56 olduğu durum hastalığı göstermektedir. SONUÇ: Bu çalışmada, telogen effluvium hastalarında retikülosit parametreleri ile hastalık varlığı, süresi ve şiddeti arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, MRV değerlerinin hasta grubunda sağlıklı kontrollere kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük olduğunu göstermiştir. Buna karşın, IRF ve MAF parametreleri açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Ayrıca, hastalık süresi ve klinik şiddet göstergesi olarak değerlendirilen saç çekme testi ile MRV, IRF ve MAF parametreleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Bununla birlikte, ROC analizi sonucunda MRV parametresinin telogen effluvium varlığını ayırt etmede anlamlı bir tanısal performans gösterdiği ve ≤98,56 eşik değerinin hastalığın öngörülmesinde kullanılabileceği belirlenmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, MRV'nin telogen effluvium tanısında yardımcı bir biyobelirteç olarak kullanılabileceği, ancak klinik kullanımının netleştirilmesi için daha geniş örneklemli ve ileri çalışmalara ihtiyaç olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Telogen effluvium, Ortalama retikülosit volümü (MRV), İmmatür retikülosit fraksiyonu (IRF), Mikrositik anemi faktörü (MAF)