Kronik böbrek hastalığı olan hastalarda eritrosit dağılım genişliği ile proteinüri arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KOCAELİ DERİNCE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP ÖZTÜRK

Danışman: Erkan ŞENGÜL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Proteinüri ile RDW ilişkisini inceleyen çalışmalar sınırlıdır. Çalışmamızın amacı, KBH olan hastalarda RDW değeri ile proteinüri ve diğer klinik-laboratuar bulguları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, proteinüri düzeyi 300 mg/gün üzerinde olan ve çalışma kriterlerine uygun 156 KBH hastası dahil edilmiştir. Hastaların cinsiyeti, yaşı, kan basıncı, ek hastalıkları, kullandıkları ilaçları, biyokimyasal tetkikleri, tam kan sayımı, 24 saatlik idrarda total protein düzeyi ve kreatinin klirensi incelenmiştir. İstatistiksel analiz bilgisayarda SPSS ver.17.0 programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların 82'si (%53) erkek, 74'ü (%47) kadındı. Yaş ortalaması 57.84±14.82 yıl olarak bulundu. Hastaların 90'ında (%58) diyabet, 109'unda (%70) hipertansiyon, 29'unda (%19) KAH, 6'sında (%4) konjestif kalp yetmezliği mevcuttu. Hastalarımızın ortalama RDW değeri %16.13±1.65 saptandı. Ortalama proteinüri düzeyi 3364.03±2632.47 mg/gün idi. RDW ve proteinüri düzeyi arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı (p=0.67). RDW değeri 15.5'in altında, 15.5-16.49 aralığında, 16.5 ve üzerinde olmak üzere 3 grup şeklinde incelendi. Üç grubun ortalama RDW düzeyleri sırasıyla %14.67±0.69, %16.01±0.29, %17.93±1.29 bulundu. Bu gruplarda proteinüri miktarları sırasıyla 3319.02±2389.66, 3307.88±2536.14 ve 3460.12±2999.28 mg/gün olarak saptandı. Bu üç grubun proteinüri düzeylerindeki artış karşılaştırıldığında aralarındaki farklılık istatiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0.94). RDW ile yaş ve trombosit arasında anlamlı bir ilişki, RDW ile MCV ve hemoglobin arasında ters yönde anlamlı bir ilişki saptandı. Sonuç: Bu çalışmada, RDW ile proteinüri düzeyi arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Bu konuyu inceleyen daha büyük çaplı, geniş kapsamlı ve ileriye dönük çalışmalara ihtiyaç vardır.