Ratlarda, intratimpanik propilen glikolle indüklenmiş deneysel kolesteatomda sistemik İnfliksimab'ın tedavideki rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ VE BAŞ-BOYUN CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FERHAT KÜÇÜK
Danışman: Ayşe Aslı ŞAHİN YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Kolesteatomun patofizyolojisinde inflamatuar sebepler ön plandadır. Ancak günümüzde altın standart tedavi cerrahidir. Bu çalışmanın amacı, antiinflamatuar etkisi olan, bir Tnf-alfa inhibitörü monoklonal antikor olan İnfliksimab'ın deneysel kolesteatom gelişimini önlemedeki etkinliğini araştırmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmaya 18 adet, 350-450 gr ağırlığında, erkek, wistar albino ırkından rat dahil edilmiştir. Ratlar öncelikle rastgele iki eşit gruba ayrılmıştır. İlk 9 ratın her iki kulağına 1, 8 ve 15. günlerde, 0.2 ml hacimde ve %100 konsantrasyonda intratimpanik propilen glikol ile birlikte enfeksiyon profilaksisi amacıyla 0.05 ml hacimde, 40 mg/ml konsantrasyonda gentamisin enjekte edilmiştir (Grup 1). Geriye kalan 9 ratın ise sağ kulaklarına 1, 8 ve 15. günlerde, 0.2 ml hacimde ve %100 konsantrasyonda intratimpanik propilen glikol ile birlikte 0.05 ml gantamisin (Grup 2), sol kulaklarına ise aynı günlerde 0.2 ml intratimpanik SF ile birlikte 0.05 ml gentamisin enjekte edilmiştir (Grup 3). Birinci grup tedavi grubu olarak belirlenmiştir ve bu gruptaki ratlara 1,15 ve 43. günlerde, her seferinde 5 mg/kg dozda intraperitoneal İnfliksimab uygulanmıştır. İkinci ve üçüncü grubu oluşturan ratlara ise birinci grupla aynı günlerde ve aynı hacimde SF, intraperitoneal yoldan verilmiştir. Gruplandırma, aynı lokal ve sistemik ajanlar uygulanmış kulaklar üzerinden yapılmıştır. Son intratimpanik enjeksiyondan 10 hafta sonra tüm ratlar sakrifiye edilmiştir. Tüm ratların sağ ve sol temporal kemikleri bütün halinde çıkarılarak histopatolojik inceleme için hazırlanmıştır ve patolog tarafından değerlendirilmiştir. BULGULAR: Deneyin ikinci haftasında birinci gruptan 1 rat ile ikinci ve üçüncü gruplarda ortak yer alan 1 rat ex olmuştur. Deneyin sonunda Grup 1'den 16, Grup 2 ve Grup 3'ten ise 8'er adet temporal kemik elde edilmiştir. Grup 1'de yer alan temporal kemiklerin %12.5'inde, Grup 2'de yer alan temporal kemiklerin ise %62.5'inde kolesteatom geliştiği görülmüştür. Grup 3'te yer alan hiçbir kulakta kolesteatom bulgusuna rastlanılmamıştır. Grup 2'deki kulaklarda kolesteatom görülme oranının Grup 1 ve Grup 3'ten istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Grup 2'deki kulakların %75'inde granülasyon dokusu, %87.5'inde ise inflamasyon gözlenmiştir. Grup 1'de granülasyon dokusu görülme oranı %12.5, inflamasyon varlığı oranı ise %31.3 olarak bulunmuştur. Grup 3'te ise hiçbir temporal kemikte granülasyon dokusuna rastlanmazken, sadece 1 kulakta hafif düzeyde inflamasyon tespit edilmiştir. Grup 2'deki temporal kemiklerde granülasyon dokusu ve inflamasyon görülme oranının, diğer gruplardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazla olduğu gözlenmiştir (p<0.05). Gruplar Tnf-alfa ile immünohistokimyasal boyanma ve kemik erozyonunun varlığı açısından kıyaslandığında, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Tüm temporal kemiklerin sadece üç tanesinde kemik erozyonu bulgularına rastlanmıştır. Kemik erozyonu olan temporal kemiklerde kolesteatom, granülasyon dokusu, inflamasyon varlığı ve Tnf-alfa ile immünohistokimyasal boyanma oranı, kemik erozyonu olmayan kemiklere kıyasla istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). SONUÇ: Bu deneysel hayvan çalışmasında, intratimpanik propilen glikol uygulamasının ratlarda kolesteatom gelişimini tetiklediği doğrulanmıştır. Deneysel kolesteatom gelişimini önlemek için daha önceden denenmemiş bir ajan olan İnfliksimab'ın sistemik yoldan uygulanmasının, kolesteatomu engellemede başarılı olduğu ispatlanmıştır. İnfliksimab uygulaması kolesteatomla birlikte inflamasyon ve granülasyon dokusu gelişimini de azaltmıştır. İnfliksimab tedavisi alan grupta kemik erozyonu görülme oranı, sadece propilen glikol uygulanmış olan gruba göre daha düşük olarak tespit edilmiş olsa da bu fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır. İnfliksimab tedavisinin kemik erozyonunu engelleme üzerine etkisini araştırmak için daha fazla sayıda denek üzerinde çalışma yapmak gerekmektedir. Anahtar Kelimler: İnfliksimab, Kolesteatom, Rat, Tnf-alfa