Kumar oynama bozukluğu tanısı olan hastalarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) sıklığı ve DEHB eş tanısının kumar oynama nedenleri ve kumar oynama davranışı üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF KOYU

Danışman: Merih ALTINTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kumar oynama davranış ının en ileri formu olan "kumar oynama bozukluğu (KOB)" işlevsellikte bozulmaya neden olacak ş ekilde ve sü rekli bir biç imde kumar oynama davranış ı olarak tanımlanır. 2013 yılından itibaren Kumar Oynama Bozukluğu (KOB) diğer madde kullanım bozuklukları ile hem belirtileri ve etiyolojisi hem de nörobiyolojik açıdan benzer özellikler gösterdiği için dürtü denetimi bozuklukları yerine bağımlılıklar alt başlığına alınmıştır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ise çocukluk döneminde başlayan ve yetişkinlikte de yüksek oranda devam eden nörogelişimsel bir bozukluktur. Son zamanlarda yapılan nörobiyolojik çalışmalarda KOB tanılı hastalarda DEHB tanılı hastalarınkine benzer şekilde dürtü kontrolünde ve yürütücü işlevlerde bozulma olduğu gösterilmiştir. Biz çalışmamızda tedavi arayışındaki KOB tanılı bireylerde DEHB eş tanısının sıklığını belirlemeyi ve kumar davranışı, kumar oynama nedenleri gibi klinik değişkenler üzerine etkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza bağımsız bir hekim tarafından DSM-5 kriterlerine göre KOB tanısı almış ve tedavi arayışında olan 100 hasta dahil edildi. Tüm hastalara South Oaks Kumar Tarama Testi (SOKKTT), Kumar Oynama Nedenleri Ölçeği (KONÖ), Barrat Dürtüsellik Ölçeği Kısa Formu, Wender Utah Derecelendirme Ölçeği (WUDÖ) ve Erişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Kendi Bildirim Ölçeği (ASRS) uygulandı. Ayrıca, WUDÖ ve ASRS sonucu kesme puanının üzerinde olan hastalar ile Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) açısından DSM-5 kriterlerine göre değerlendirme görüşmesi yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen KOB tanılı 100 hastanın %28'inde (n: 28) sadece çocukluk çağı DEHB öyküsü, %17'sinde (n:17) ise erişkinlikte devam eden DEHB eş tanısı olduğu saptandı. Erişkin dönemde DEHB eş tanısı olan bütün hastalarda çocukluk çağında DEHB öyküsü olduğu görüldü. KONÖ - Eğlenme/Heyecanlanma-Kaçınma-Para Kazanma faktörlerinin ve Barratt'ın ölçek puanları, çocukluk çağı DEHB öyküsü olan ve erişkin DEHB eş tanısı olan grupta olmayanlara göre daha yüksek olduğu saptandı. Erişkin DEHB eş tanısı olanlarda olmayanlara göre bir günde kumar ile geçirilen süre ve SOKKT ölçek puanı ortalamasının daha yüksek olduğu saptanırken; kumar oynamaya başlama yaşı, tedaviye başvuru yaşı ve kumar oynama davranışı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Sonuçlar: Çalışmamızda tedavi arayışındaki KOB tanılı bireylerde DEHB eştanısının sıklığının %17 olduğu saptanmış olup mevcut DEHB eş tanısının kumar davranışı ve kumar oynama nedenleri gibi klinik değişkenler üzerine etkisi tartışılmıştır. DEHB tanısı alan bireylerin ileri dönemde bağımlılık riskinin normal popülasyondan daha yüksek olduğu unutulmamalı; bu riske yönelik bilinçlendirme çalışmalarına ve koruyucu ruh sağlığı uygulamalarına ağırlık verilmelidir. Kumar oynama bozukluğu olan hastaların tedavi planlarında DEHB komorbiditesi göz önünde bulundurulmalıdır.