Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Kliniği'nde elektif şartlarda hiperbarik oksijen tedavisi gören hastaların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CESUR ÜSTÜNEL
Danışman: Bayram KOÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Hiperbarik Oksijen Tedavisi (HBOT) çeşitli endikasyonlarda başarı ile kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bu çalışmada 01.01.2017-30.06.2019 tarihleri arasında SBÜ-GEAH Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Kliniği'nde elektif şartlarda HBOT uygulanan hastaların demografik olarak değerlendirilmesi, farklı klinik tanılara göre tedavi sonuçlarının ve HBOT esnasında gelişebilecek komplikasyonların retrospektif olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda en sık tedaviye aldığımız hasta grubunun %66.8 ile "Kronik Yara" hastaları olduğunu tespit ettik. Aynı süre içinde ise sadece 1 hastanın Malign Otitis Eksterna (MOE) tanısı ile tedaviye alındığını tespit ettik. Kronik yara hastalarının içinde ise en büyük çoğunluğu Diyabetik Ayak Enfeksiyonu (DAE) (%49.1) olan hastalar oluşturmaktadır. Tedavi sonuçlarının değerlendirilebilmesi için tüm hasta gruplarında 3 grup (başarısız, kısmi başarılı, şifa) oluşturuldu. Tam şifa görülen hastaları incelediğimizde en yüksek oranın "Yanık/Donuk" ve "Tutması şüpheli flep/greft" hasta gruplarında olduğu görüldü. Ayrıca, kronik yarası olan hastalarda Periferik Arter Hastalığı (PAH) varlığının, HBOT sonucunda istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturduğu görülürken (p=0.038); Diabetes Mellitus (DM) süresi, insülin kullanımı ve Glikolize Hemoglobin Yüzdesi (HbA1c) düzeylerinin tedavi sonucunda istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşturmadığı saptandı. Komplikasyon oranımız %0.15 (14/9025 seans) olarak hesaplanmıştır. Gelişen komplikasyonlar orta kulak barotravması (n=11), klostrofobi (n=1), hipoglisemi (n=1), göğüs ve sırt ağrısı (n=1) olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma ile RN, MOE gibi bazı endikasyonlarda HBOT kullanımının ülkemizdeki ilgili branşlarda uzmanlık yapan doktorlar tarafından az bilindiği veya şüpheyle yaklaşıldığını düşünmekteyiz.