Neoadjuvan kemoradyoterapi alan rektum kanserli hastalarda patolojik tam yanıtı predikte eden faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YUŞA HALEF KARAKUŞ
Danışman: Tülay EREN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada lokal ileri rektum kanseri tanısı almış ve neoadjuvan kemoradyoterapi (NAKRT) sonrası opere edilmiş hastalarda, patolojik tam yanıt (pCR) saptanılmasını öngörebilecek klinik ve laboratuvar faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma, 2014–2024 yılları arasında Etlik Şehir Hastanesi ve Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi onkoloji kliniğinde NAKRT uygulanarak cerrahi tedavi edilen rektum kanserli 101 hastanın verileri üzerinden gerçekleştirilmiştir. Hastaların yaşı, cinsiyeti, başlangıçtaki klinik evre (cT ve cN), uygulanan kemoterapi rejimi (kapesitabin veya 5-FU), serum CEA ve CA19-9 düzeyleri ile patolojik değerlendirme sonuçları analiz edildi. NAKRT sonrası cerrahi ile elde edilen patoloji örnekleri tümör regresyonu Modifiye Ryan Skorlamasına göre değerlendirildi. Veriler SPSS 22.0 yazılımı ile istatistiksel olarak analiz edildi; p<0.05 değeri anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 62 yıl olup, %66,3'ü erkekti. Tümörlerin büyük bir kısmı T3 (%74,2) ve T4 (%22,7) evresindeydi. Hastaların %21,8'inde pCR elde edildi. Değişkenler arasında CA19-9 düzeyleri, cT/cN evresi, yaş, cinsiyet ve uygulanan kemoterapi rejimi ile pCR arasında anlamlı bir ilişki saptanmazken, tanı anında düşük CEA düzeyleri patolojik tam yanıtı oranının yüksek olanlara göre daha fazla olduğu görüldü. Sonuç: NAKRT sonrası pCR elde edilmesini etkileyen faktörlerin belirlenmesi, hasta yönetiminde önemli katkılar sağlayabilir. Ancak bu çalışmada değerlendirilen değişkenlerin birçoğu pCR ile anlamlı ilişkisi gösterilememişken neoadjuvan tedavi öncesi CEA düzeyleri düşük olan hastalarda istatistiksel olarak anlamlı p<(0,05) şekilde pCR oranı daha yüksek bulundu. Bu çalışmada değerlendirilen parametrelerin pCR ile ilişkili bulunmaması, daha geniş örneklemli, prospektif çalışmalara olan ihtiyacı ortaya koymaktadır.