Hipertansif çocuklarda obezite ve ürik asit düzeylerinin günlük kan basıncı ritmi üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA GEZİCİ

Danışman: Orkun TOLUNAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği, Çocuk Nefroloji polikliniğinde hipertansiyon tanısı ile takip ve tedavisi yapılan hastalarda obezite ve ürik asit düzeylerinin günlük kan basıncı ritmi üzerine olan etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 31/08/2020 ve 31/08/2021 tarihleri arasında hipertansiyon tanılı 244 hastaya ulaşıldı, içlerinden çalışma kriterlerine uyan 180 hasta çalışmaya dahil edildi. Vücut kitle indeksi persentil %95 olan hastalar ise obez kabul edildi. Obezite ve ürik asit düzeyinin günlük kan basıncı üzerine etkileri değerlendirildi. Bulgular: Hastaların 70'i (%38,9) kız, 110'u (%61,1) erkek idi. Hastaların yaşları 5-17,5 yıl arasında değişmekte (ortanca yaş 14 yıl) idi. Hastaların 93'ü (%51,7) obez, 25'i (%13,9) aşırı kilolu, 59'u (%32,8) normal, 3'ü (%1,7) zayıf idi. Hastaların 180'inin (%100) ofis TA değerine bakıldığında 9'u (%5) normal (maskeli HT), 24'ü (%13,3) yükselmiş kan basıncı, 147'si (%81,7) ise hipertansiyon (52'sinde (%35,4) grade 1 HT, 95'inde (%64,6) ise grade 2 HT) saptandı. Primer HT ve sekonder HT ile diastolik kan basıncının diürnal ritmi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptandı (p=0,001). Ürik asit düzeyi ile cinsiyet arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptandı (p=0,049). Ürik asit düzeyi ve obezite arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,008). Sonuç: Hipertansiyon hastası çocukların tanı öncesi 1/3'ünden fazlasının asemptomatik olması, çocukluk çağında rutin muayenede tansiyon ölçümünün önemini göstermektedir. Hipertansiyon etyolojisinde en sık primer hipertansiyon ve bu grupta da obezite ilişkili hipertansiyon oranı yüksek düzeyde görülmektedir. Sekonder HT içinde en sık neden ise renal kaynaklı nedenler olarak literatür ile uyumlu idi. Obezlerde ve erkeklerde ortalama ürik asit düzeyi daha yüksekti. Ürik asit yüksekliği, obez çocuklarda, hipertansiyon tanı anında dikkat edilmesi gereken bir parametredir. Olguların yarısından çoğunda tedavide ilk tercih yaşam tarzı değişikliği ve diyet önerisiydi. Bu durumda sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıkları ile sıklığı azaltılabilecek olan obezitenin, başta hipertansiyon olmak üzere gelişebilecek diğer kardiyovasküler hastalıkların gelişmesinde de önlenebilir bir risk faktörü olduğu kanısına varılmıştır.