Naif diyabetik makula ödemi hastalarında sistemik hipertansiyon ve mevcut tedavinin intravitreal anti-VEGF yükleme tedavisine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUĞBA ÇAĞLAR

Danışman: Mahmut Oğuz ULUSOY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kliniğimizde naif diyabetik maküler ödemi olan hastalara yapılan 3 intravitreal anti-VEGF enjeksiyonluk yükleme dozu sonrası, sistemik hipertansiyon varlığının ve kullanılan antihipertansif tedavinin, makula ödeminin verdiği cevaba etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif kesitsel çalışmaya 15.11.2023–15.05.2025 tarihleri arasında DMÖ tanısıyla başvuran, daha önce herhangi bir intravitreal tedavi almamış toplam 326 hastanın 326 gözü dahil edildi. Tüm hastalara üç doz intravitreal bevacizumab yükleme tedavisi uygulandı. Hastaların demografik verileri, eşlik eden hipertansiyon tanısı, kullandıkları antihipertansif ilaçlar, enjeksiyon öncesi ve sonrası en iyi düzeltilmiş görme keskinliği, santral makula kalınlığı (SMK), subfoveal koroid kalınlığı ve OKT'deki inflamatuvar biyobelirteçler kaydedildi. Hipertansiyon varlığı ve antihipertansif ilaç sınıfları ile tedavi yanıtı arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmadaki hastaların %67,8'inde hipertansiyon mevcuttu ve bu grup daha ileri yaşa, daha uzun diyabet süresine ve belirgin ellipsoid zon bozukluğuna sahipti. Hipertansiyon varlığı, yükleme tedavisi sonrası erken dönem SMK değişimi üzerinde anlamlı belirleyici olmadı. Antihipertansif tedavi analizinde; ACEi/ARB kullanan hastalarda yükleme sonrası SMK anlamlı olarak daha düşük bulundu (ACEi: 318,5 µm; ARB: 324,4 µm; ACEi/ARB olmayan: 485,1 µm; p=0,001). SMK değişimi ACEi'de –66,2 µm, ARB'de –62,8 µm iken, ACEi/ARB kullanmayan grupta +38,3 µm artış saptandı. KKB kullanan hastalarda ödemi devam eden hasta oranı anlamlı olarak daha fazlaydı (p=0,038) ve yükleme sonrası koroid kalınlığı daha yüksek bulundu (p=0,007). Kontrolsüz HT grubunda hiperreflektif nokta ve kistik hiperreflektif materyal sıklığının daha yüksek olduğu gözlendi. Sonuç: ACEi/ARB tedavisi, SMK azalımını belirgin şekilde artırarak anti-VEGF etkinliğini desteklerken; KKB kullanımı, ödem gerilemesinin zayıf olması ve koroidal kalınlığın yüksek seyretmesi ile ilişkilendirilmiştir. DMÖ yönetiminde antihipertansif ilaç seçimi anatomik yanıtı etkileyebileceği için RAAS blokajı içeren tedavilerin tercih edilmesi ve KKB kullanan hastaların yakın OKT takibiyle izlenmesi klinik açıdan önemlidir Anahtar Kelimeler: Diyabetik makula ödemi, anti- VEGF tedavisi, hipertansiyon tedavisi