Üçüncü basamak bir hastanede iç hastalıkları hekimlerinin tip 2 diyabet tedavi yaklaşımlarının ve ilaç tercihlerinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEVİNÇ BAHAR DEMİR

Danışman: Mine ADAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Diabetes mellitus kronik, ciddi komplikasyonlarla seyreden, erişkin morbidite ve mortalitenin günümüzde önde gelen sebeplerinden birisidir. Tip 2 DM tedavisinde çok çeşitli oral ve parenteral tedavi seçenekleri mevcut olmasına rağmen hedef HbA1c değerine ulaşılan diyabetik hasta oranları tüm toplumlarda genel olarak düşüktür. Hedefe ulaşmak için en sık yapılan hamle ise ilaç değişikliği yapmaktır. Bu nedenle biz bu çalışmamızda hastanemiz iç hastalıkları ve diyabet polikliniklerine başvuran tip 2 DM tanılı hastalarda başvuran hastalarda diyabet tedavi rejimlerini inceleyerek iç hastalıkları uzmanlarının antidiyabetik ilaç kullanım tercihlerini, yeni tanı konan hastaya en sık tercih edilen ilk tedavi rejimini, diyabetin kronik komplikasyonlarının sıklığını saptamayı ve uygulanan tedavilerle sağlanan glisemik kontrolü incelemeyi amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamıza Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi, iç hastalıkları ve diyabet polikliniklerine tip 2 diabetes mellitus tanısı ile başvuran ve/veya en az 1 yıldır diyabet tanısı ile takip edilen ve çalışma hakkında bilgilendirilip çalışmayı kabul eden 500 hasta dâhil edildi. Çalışmada hastanemizdeki iç hastalıkları uzmanı hekimlerin tip 2 diyabet tedavisinde tedavi yaklaşımları, ilaç tercihleri ve hastaların HbA1c düzeyleri ve tedavi hedeflerine ulaşma oranları incelendi. BULGULAR: Çalışmamızda vakaların büyük çoğunluğuna ilk tedavinin iç hastalıkları uzmanı tarafından başlanmış olduğu (%91) ve %73.2 'sinde başlangıç tedavisinde monoterapi tercih edildiğini gördük. Vakaların HbA1c ortalaması % 8.8 olup en sık görülen yandaş hastalığın %62 (n=310) oranı ile hipertansiyon olduğunu, ikinci sıklıkta hiperlipideminin eşlik ettiğini ve LDL ve HbA1C değerleri arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon bulunduğunu, vakaların LDL değeri yükseldikçe HbA1C değeri yükseldiğini saptadık. Çalışmamızda en sık görülen diyabetik mikrovasküler komplikasyonun nöropati olduğu (%69,2) kaydettik. Okur yazar olmayan vakaların %38.2'si iyi kontrollü diyabete sahip olduğunu ve bu oranın eğitim düzeyi arttıkça arttığını, benzer şekilde sosyoekonomik durum iyileştikçe diyabet kontrolünde hedef değere daha yaklaşıldığı gördük. İlgi çekici bir diğer sonuç; eşiyle yaşayan vakalarda (%62.3) iyi kontrollü diyabete sahip olma oranını yalnız veya geniş ailede yaşayanlardan yüksek bulduk. OAD kullananların oranının %97 (n=485) olduğunu ve OAD ler içinde en sık tercih edilen grubun %79.8 ile metformin ikinci sırada ise %42.6 ile DPP4-i olduğu tesbit ettik. Çalışmamızda vakaların %86'sının hipoglisemi hakkında bilgi sahibi olduğu(n=430), %25'inin de hipoglisemi deneyimi olduğu ve özellikle öğle saatlerinde hipoglisemi yaşadıklarını gördük. En fazla hipoglisemi metformin kullanan grupta görülmekteydi (%83.2,n=104). Tüm vakaların yalnızca %32'si diyeti yaptığını ve diyet yapan vakaların HbA1C değeri sıra ortalamasının, yapmayan ve bazen yapan vakalardan anlamlı düzeyde düşük olduğunu saptadık. BMİ>30 olan hastalarda en sık kullanılan ilaçın % 80.4 ile yine metformin olduğu, en az kullanılan ilacın ise % 5 ile eksenatid ve empagliflozin olduğu sonucuna ulaştık. SONUÇ: Birçok tedavi rejimi arasından hastaya en uygun seçenekler, hastanın aile yapısı, eğitim durumu, sosyoekonomik düzeyi, eşlik eden hastalıkları göz önünde bulundurularak seçilmelidir. Ancak bu sayede hastanın tedaviye maksimum katılımıyla başarıya ulaşılabilir ve eşlik eden komplikasyonların önüne geçilebileceğini düşünüyoruz. Bu çalışmamız sonucunda üçüncü basamak bir hastanede diyabet tedavisinde güncel kılavuz önerilerine ne oranda uyulduğunu ortaya koymuş olduk. Hasta ve hekim kaynaklı kısıtlılıklar nedeniyle önerilere tam olarak uyulmadığını düşündük.