Kronik obstrüktif akciğer hastalığı akut atakta hasta profili
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUĞBA NAZİROĞLU
Danışman: Sevda CÖMERT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ: Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), genellikle zararlı partikül veya gazlara ciddi maruziyetin neden olduğu havayolu ve/veya alveoler anormalliklere bağlı kalıcı hava akımı kısıtlanması ve solunumsal semptomlarla karakterize, yaygın, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. KOAH akut atak; hastanın semptomlarında ek tedavi gerektirecek düzeyde kötüleşme ile karakterize bir olaydır. KOAH, uzun süren kronik bir hastalık olması, çalışma gücünü sınırlaması, sık akut ataklar ile seyretmesi, akut ataklarda oluşan solunum yetmezliği ve hastanın uzun süre yoğun bakımda kalması, erken ölümle iş gücü kaybı oluşturması gibi sonuçları nedeniyle sosyoekonomik yönden toplum için ciddi bir yük oluşturur. Çalışmamızda KOAH akut atak hasta profilinin ve risk faktörlerin belirlenmesi, atağa sebep olan patojenlerin saptanmasını amaçladık. MATERYAL VE METOD: Ağustos 2017 – Kasım 2018tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniğinde KOAH akut atak tanısı ile yatırılan hastalar çalışmamıza dahil edildi. Çalışmaya katılan hastaların sosyodemografik özellikleri, medikal öyküleri ve semptomları sorgulandı. Hastalara kliniğimizde yatarak takip edildiği zaman içerisinde solunum fonksiyon testi (SFT) ve karbonmonoksit diffüzyon kapasitesi (DLCO) ölçümleri, kantitatif balgam kültürü, ekokardiyografi (EKO), altı dakika yürüme testi (6 DYT) yapıldı. C-reaktif protein (CRP), prokalsitonin, D-Dimer değerlerini içeren biokimyasal değerlendirme yapıldı. Veriler IBM SPSS 17.0 (SPSS Inc., Chicago, IL, USA) ile istatistiksel olarak karşılaştırıldı. BULGULAR: Çalışmamıza alınan 100 hastanın 74'ü (%74) erkek, 26'sı (%26) kadın; yaş ortalaması 69,05±10,21 yıl olarak bulundu. Hastaların vücut kitle indeksi (VKİ) ortalaması 25,52±5,31 kg/m2, KOAH süresi 99,31±98,58 ay, sigara kullanımı 51,06±35,75 paket-yıldı. Sigara içme yönünden cinsler arasındaki fark anlamlı bulundu (p 0,05, p>0,05). Çalışmaya alınan hastaları VKİ<25 kg/m2 ve VKİ ≥25 kg/m2 olarak iki gruba ayırdığımızda, VKİ ≥25 olan grubun daha iyi DLCO, DLCO/VA değerlerine, daha az hastane yatışı gerektiren akut atak sayısına ve daha düşük PABs değerlerine sahip olduğu saptandı. TARTIŞMA: Enfeksiyöz nedenlerde etkenin saptanması antibiyoterapi açısından yol gösterici niteliktedir. CRP ve prokalsitonin gibi inflamatuvar belirteçler KOAH akut atakta yükselebilir fakat balgam kültüründe bakteriyel etken saptanması ile her zaman korele olmayabilir. KOAH akut atak tanısı ile hastaneye yatan hastaların çoğunluğunu erkek hastalar oluşturmaktadır. Erkek cinsiyet sigara için bir risk faktörüdür. Atak sıklığını arttıran birçok risk faktörünün olduğu bilinmektedir. Hastaların düşük FEV1 ve FVC değerlerine sahip olması bu risk faktörleri arasında sayılabilir. Çalışmamızda VKİ'nin artması ile diffüzyon kapasitesinde iyileşme olurken, PABs değerleri ve hastane yatışı gerektiren akut atak sayısı azalmıştır. Bu nedenle VKİ KOAH'lı hastaların prognozunu tahmin etmede yararlı bir gösterge olabilir. SONUÇ: KOAH ve akut atakların farklı ağırlık ve şekillerde seyredebileceği, atak ile başvuran hastanın değerlendirilmesinde tedavi yaklaşımı ve prognozu belirleyen pek çok faktör göz önünde bulundurulmalıdır.