Semptomatik omuz akut supraspinatus tendinitli hastalarda kortikosteroid ve PRP enjeksiyonu etkinliklerinin klinik ve fonksiyonel sonuçlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ABİDİN KARAGÖZ

Danışman: Osman Tuğrul EREN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç:Rotator manşetin 4 komponentinden biri olan olan ve tuberkülüm majusun superior fasetine yapışan ve sıklıkla en sık etkilenen supraspinatus tendonundaki erken dönem inflamasyon akut suprasinatus tendiniti olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışmada lokal kortikosteroid, PRP enjeksiyonu tedavilerinin ağrı,omuz klinik ve fonksiyonel skorlamaları üzerine etkinliklerini değerlendirmeyi ve bu iki tedaviyi 0,3 ve 6. aylarda karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli, retrospektif, kendi kendine kontrollü ve tedaviye yönelik deneysel çalışma olarak planlandı. Çalışmanıntüm basamakları aynı araştırmacı tarafından gerçekleştirildi ve takipler aynı araştırmacı tarafından yapıldı.Ocak 2018-Haziran 2019 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Sağlık Uygulama ve Araştırma merkezine 18-65 yaş aralığındaki en fazla 3 aydır devam eden omuz ağrısı şikayeti ile başvuran, daha önce medikal tedavi uygulanmış Neer ,Hawkins ve Ağrılı ark testi pozitif,Droparm ( düşük kol ) testi negatif bulunan MR görüntülemesi ile supraspinatusta kalınlaşma ve sinyal artışı saptanan tendinit bulgusu olan 84 hastaya akut supraspinatus tendiniti tanısı konuldu. Bu kriterlere uyan tüm hastalar çalışma kapsamında değerlendirildi ve çalışmaya dahil edildi.Dahil edilme ve dışlanma kriterleri esas alındığında geriye kalan 71 hastanın 35'ine (grup1)subakromiyal kortikosteroid enjeksiyonu, 36'sına (grup2) subakromiyal PRP enjeksiyonu uygulandı.İşlem öncesi döneme kıyasla 3. ve 6. ayda IR,DR,Önefleksiyon veabdüksiyon açıları,Oxford omuz skorları,UCLA omuz skoru ,VAS ağrı skorlaması ve Constant omuz skorlamaları karşılaştırıldı .Sıklıkla tanıda kullanılan Neer, Hawkins ,Ağrılı ark testi gibi önemli testlerin tanı koymada olduğu gibi tedaviye yanıtta da uyum farkı olup olmadığı bakıldı . Bulgular:Grupların tedavi öncesi demografik verileri arasında istatistiksel anlamlı fark yoktu.Tedavi sonrası 3. ve 6. Aylarda VAS skoru,Oxford skoru ,Constant UCLA omuz skorlarında her iki tedavide iyileşme bulunurken aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı.Eklem hareket açıklıkları değerlendirildiğinde tedavi sonrası iç rotasyon,abduksiyon,öne fleksiyon açılarında her iki grup arasında anlamlı bir fark bulunmazken PRP sonrası dış rotasyon açısı 6. Aya doğru istatistiksel olarak anlamlı bulunan bir artış göstermektedir .İç rotasyonda PRP nin pozitif etkisi 6. Ayda da devam etmektedir.Kortikosteroidler ise 3. Aydaki pik etkisini 6. Ayda koruyamamıştır. Tedaviye yanıtı değerlendirmede Neer testinin uyumu her iki grup arasında aynı iken Hawkins testinde ve ağrılı ark testinde ise tedaviye yanıttaki birbirleri arasındaki uyum anlamlı olarak PRP grubu lehinedir. Sonuç:Steroid ve PRP tedavileri her ikisi de omuz skorlamaları ,klinik fonksiyonel değerlendirme ve ağrı skorlamalarında düzelme sağlamaktadır.Eklem hareket açıklıkları değerlendirildiğinde rotasyonel komponentler özellikle dış rotasyon dışındaki öne fleksiyon ve abdüksiyon açılarındaki değişim istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.Steroid tedavisi erken zamanda çok iyi yanıt verse de daha geç dönemde PRP tedavisi aradaki farkı kapatmaktadır ve pozitif etkisini sürdürmektedir .Steroid tedavisi erken dönemdeki pozitif etkisini geç dönemde koruyamamıştır.Tedaviye yanıtı değerlendirmede Hawkins ve ağrılı ark testi Neer testine göre daha yüksek uyum göstermektedir .Neer testinin tedaviye yanıttaki uyumu istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır .Patofizyolojideki yeni bulgular ışığında erken dönemde patoloji ilerleyip yırtık ve fibrozis oluşmadan uygulandığında uygulanan PRP tedavisinin erken dönemde tendon iyileşmesi için umut verici bir tedavi olduğu yine bu dönemde uygulandığında kortikosteroidlere üstün olabileceği düşünülmektedir.PRP içindeki büyüme faktörlerinin tendon iyileşme sürecinde aktif rol alan faktörlerle benzerlikler göstermesi de diğer anlamlı bulunan sonuçlardandır.Kortikosterodlerin yan etkisi de düşünüldüğünde PRP tedavisi hem tendon proliferasyonunu uyarabilmesi biyolojik tedavi olması yönünden steroidlere göre ilk tercih olarak kullanılabilir . Steroidlerin erken dönemdeki hızlı pozitif etkisinin geç dönemde sürdürülemediği,PRP tedavisinin ihtiva ettiği büyüme faktörleri sayesinden bu kalıcı etki için bir umut ışığı olabileceği düşünülmektedir.PRP tedavisinin tendon üzerindeki uzun vadeli rejeneratif etkisini değerlendirmek için gelecekte çok daha yüksek sayılı hasta gruplarıyla çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır . Anahtar Kelimeler: Akut supraspinatus tendiniti,Subakromiyal sıkışma sendromu,kortikosteroid enjeksiyonu,PRP enjeksiyonu,Fizik tedavi ve rehabilitasyon,tendon rejenerasyonu