Acil servise bel ağrısı ile başvuran hastaların retrospektif olarak incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA ÖZER ÜNAL

Danışman: Umut Yücel ÇAVUŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Özer Ünal E. Acil servise bel ağrısı ile başvuran hastaların retrospektif olarak incelenmesi. Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Uzmanlık Tezi. Ankara 2017.Çalışmamızda, acil servise başvuran spesifik ve nonspesifik bel ağrılı (BA) hastaların klinik özelliklerini inceleyerek, poliklinikte almış oldukları tanılar ile karşılaştırmayı amaçladık. Çalışmamız, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniğinde,01.01.2016 - 29.02.2016 tarihleri arasında BA şikayeti ile başvuran 18 yaş ve üzeri tüm hastalar ile retrospektif olarak yapıldı. Hastaların yaşı, cinsiyeti, acil servise aynı şikayetle başvuru sayıları, istenilen tetkikler, acil seviste son aldıkları tanı, yapılan tedaviler, konsültasyonlar, yatış varlığı, aynı şikayetle hastanenin diğer polikliniklerine başvuru varlığı, var ise istenilen tetkikler ve ortaya çıkan tanıları değerlendirildi. Verilerin analizinde Kolmogorov Simirnov, Anova, Kruskal Wallis, kappa katsayısı, Wilcoxon vePearson ki-kare testi kullanıldı. Çalışmamıza değerlendirilen 1038 hastanın yaş ortalaması 41,3±13,4 yıl olup, %55,3'ü erkekti. Acil servise başvuru sıklığı 1,16±0,48 kezdi. Hastaların %44'ünün acil servis sonrası polikliniğe başvurduğu belirlendi. Yaş ve başvuru sıklığının tanı ile ilişkisi saptanmazken (p>0,05); cinsiyetin tanı ile ilişkisi saptandı (p<0,05). Acil serviste en sık tanı nonspesifik BA ve renal kolik iken, poliklinikte en sık tanı disk hernisi ve non spesifik BA idi. Nonspesifik BA, disk hernisi ve siyatikte önemsiz uyumluluk saptanırken, üriner enfeksiyonda, orta derecede uyumluluk saptandı. Skolyozda genellikle uyumluluk saptanırken, renal kolik, brusella ve spinal enfeksiyonda ise mükemmel uyumluluk saptandı. Polikliniklerde nonspesifik BA'nın azaldığı, siyatik, skolyoz, disk hernisi ve spinal darlık yeni tanılarının arttığı saptandı. Acil serviste hastaların %32,3'üne, poliklinikten %39,2'sine tetkik istenmişti. Acil serviste en sık istenen tetkik tam idrar tetkiki (TİT) ve direk grafi iken, poliklinikten istenen en sık tetkik manyetik rezonas görüntüleme (MRG) idi. Poliklinikten istenen tetkik oranı daha fazlaydı. Acil servisten istenen tam kan sayımı (CBC), biyokimya (BİK), TİT, direkt grafi oranı daha yüksek iken, poliklinikten istenen MRG, bilgisyaarlı tomografi (BT) ve ultrasonografi (USG) oranı daha yüksekti (p<0,05). Hastaların %1,3'üne konsültasyon istendiği görüldü. En sık başvurulan polikliniklerin beyin cerrahi ve fizik tedavi ve rehabilitasyon (FTR) olduğu saptandı. Başvurulan poliklinik ve konsültasyon sıklığı arasında uyum durumu kötüydü. Hastaların konsültasyondan bağımsız olarak daha sıklıkla beyin cerrahi, FTR, üroloji polikliniklerine başvurduğu belirlendi (p<0,05). Hastaların %0,2'sinde defisit olduğu ve bu hastalara cerrahi uygulandığı saptandı. Hastaların %3,9'unun 112 ile geldiği ve nospesifik BA'nın daha az sıklıkla 112 ile geldiği saptandı (p<0,05). Hastaların %1,6'sına acil serviste tedavi verilmediği, %87,8'ine i.m., %0,5 i.v., %9,7'sinin im ve iv tedavi, %0,2'sine cerrahi tedavi uygulandığı saptandı. Nonspesifik BA'larına uygulanan tedavi sıklığı yüksekti (p<0,05). Hastaların % 10,9'una istirahat raporu verildiği ve rapor verme endikasyonunun alt tanı grubu ilişkisi olmadığı saptandı (p<0,05). Hastaların yatış oranı incelendiğinde; hastaların 4'ü servise ve 1'i yoğun bakıma yatırıldı. Sonuç olarak, acil servise başvuran BA'ların çoğuna acilde spesifik tanı konulmadığı görüldü. Sık görülen nonspesifik BA dışındaki acil patolojilerin dışlanmasına yönelik tetkikler yapıldığı saptandı. En önemlisi de, BA ile başvuran gerçek acillerin tespit edildiği ve hastaların yatırılarak gerekli tedavi protokollerinin uygulandığı tespit edildi. Acil servis ve poliklinik verilerinin paralellik göstermediği, bunun en temel sebebinin acil servislerde gerçek acillerin dışlandıktan sonra, klinisyenin sadece ağrıyı kesmeye yönelmesiyken, polikliniklerde spesifik tanıya yönelik ileri tetkiklerin yapılması olduğu belirlenmiştir.