Acil servis hastalarında kateter uygulamasında ultrasonun süreci yönetmedeki etkinliği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FADİME KARA

Danışman: Mustafa KEŞAPLI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Acil serviste katater yerleştirlmesi esnasında ve işleme ait komplikasyonların yönetiminde ultrason son yıllarda sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmanın amacı ultrasonu acil serviste santral venöz kateter uygulanan hastalarda işlem güvenliği, yer doğrulaması ve komplikasyon tespitinin yeterliliği açılarından değerlendirmektir. GEREÇ VE YÖNTEM: Prospektif kesitsel çalışmamıza,herhangi bir amaçla santral venöz katater işlemi gerçekleştirilen 18 yaşından büyük hastalar dahil edildi. Hastaların demografik verileri, kateter yerleşim yeri, vital bulguları, işlem sonrası yapılan toraks ultrasonu, rapid atrial swirl sign (hızlı atrial girdap işareti) izlenip izlenmediği, akciğer grafileri, kateter komplikasyonları, kateter uygulayıcısının değişip değişmediği ve kaçıncı denemede kateterin başarılı bir şekilde yerleştirildiği kaydedildi. BULGULAR: 15.04-31.08.2021 tarihleri arasında çalışmaya 154 hasta dahil edildi. Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalaması 64.4±15 ve 97'si (%63) erkek idi. Hastaların 118'ine (%76.6) femoral, 36'sına da (%23.4) internal juguler kateter yerleştirildi. Hastaların 119'unda (%77.3) kateter ilk girişimde yerleştirilirken, 23'ünde (%14.9) ikinci girişimde, dokuzunda (%5.8) üçüncü girişimde ve üçünde (%1.9) ise dördüncü girişimde yerleştirildi. Hastaların 11'inde (%7.1) kateter uygulayıcısı değişmiş olup; 6 hastada (%3.9) hematom, 2 hastada da (%1.3) kanama izlendi. İnternal juguler kateter yerleştirilen ve akciğer radyografisi çekilen 36 hastanın hiçbirinde pnömotoraks tespit edilmedi.Ayrıca bu hastalarda yapılan toraks USG de hiçbir hastada pnömotoraks saptanmadı. Kateter yerleşim yerine göre komplikasyon, başarı ve deneme sayılarına bakıldığında iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı. İnternal juguler ven tercih edilen hastalarda komplikasyon, kateter uygulayıcısının değişmesi ve birden fazla deneme sayı ve yüzdeleri sırasıyla; 2 (%8.3), 3 (%8.3) ve 8 (22.2) iken, aynı değişkenler femoral ven lokalizasyonu tercih edilen hastalarda sırasıyla 5 (%4.2), 8 (%6.8), 27 (%22.9) idi. 152 hastada rapid atrial swirl işateri izlendi. 2 hastada ise apikal dört boşluk pencere görüntülenemedi. SONUÇ: USG internal juguler ven kateterizasyonu yapılan hastalarda pnömotoraksı dışlamada en az AC grafisi kadar etkili bir yöntemdir. RASS hem internal juguler hem de femoral ven kateterizasyonu yapılan ve malpozisyon olmayan hastalarda doğru yerleşimin saptanmasında etkin bir yöntemdir.