Merkezimizde izlenen erken prematüre bebeklerde nekrotizan enterokolit sıklığı ve predispozan faktörlerin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NİLÜFER DEDA İNCE
Danışman: Cüneyt TAYMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Nekrotizan enterokolit, özellikle prematüre yenidoğanlarda sık görülen gastrointestinal sistem acillerinden olup, yüksek morbidite ve mortalite oranları ile seyretmektedir. Hastalığın etyolojisi multifaktöriyel olup tam olarak aydınlatılamamıştır. Çalışmamızın amacı NEK'e sebep olduğu bilinen ya da sebep olabilecek antenatal, natal ve postnatal parametrelerin incelenmesi, bu parametrelerin hastalığın prognozu ve sağkalımı üzerine etkilerinin değerlendirilmesi, tedavi sonrası izlemleri, hastalığın bazı komplikasyonlarının sıklığının ve mortalite oranlarının belirlenmesidir. Gereç ve yöntem: Çalışmamızda 01/01/2019-31/12/2024 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde yatmış 109 NEK hastası ve 252 kontrol grubunun verileri retrospektif olarak incelendi. Grupların antenatal, natal ve postnatal verileri, beslenme özellikleri, ek hastalıkları, tanı öncesi ve sonrası aldıkları tedaviler, hasta grupta gelişen komplikasyonlar ve mortalite oranları incelendi. Hastalar, modifiye Bell kriterlerine göre evre 2 ve evre 3 olarak ayrılarak birbirleriyle ve kontrol grubuyla karşılaştırıldı. Çalışmamızda tekli ve çoklu regresyon analizleri, ROC analizlerinden de yararlanıldı. Bulgular: Çalışmamızdaki 109 NEK hastasının %49,5'i evre 2 NEK, %50,4'ü evre 3 NEK'ti. Hastaların 23-28 gestasyonel haftada doğması, <1000 gr doğum ağırlığı, 1. ve 5. dakika APGAR değerlerinin düşük olması, kafein kullanımı, UVK ve UAK katater varlığı ve sürfaktan kullanımı evre 2 ve evre 3 NEK'te kontrol grubuna göre daha yüksek saptandı. Enteral beslenmeye geçişteki ortalama bir günlük gecikmenin NEK gelişimini artırdığı saptandı. Anne sütü güçlendirici kullanımının çoklu regresyon analizinde NEK riskini hem evre 2'de hem de evre 3'te azalttığı saptandı. Sezaryen doğum şeklinin her iki evrede de mortaliteden koruyucu etkisi görüldü. Hastaların ilk yatışında bakılan IL-6 değerleri, evre 3 NEK gelişen hastalarda daha yüksekti. ENS varlığının NEK gelişimini etkilemediği saptanırken evre 2 NEK'te mortaliteyi artırdığı saptandı. Antenatal steroid kullanımının NEK gelişimini etkilemediği saptanırken evre 2 NEK'te mortaliteyi azalttığı saptandı. Eritrosit transfüzyonunun hem evre 2 hem de evre 3 NEK gelişme riskini ve mortaliteyi artırdığı saptandı. En sık görülen komplikasyon sepsisti ve evre 3 NEK'te daha sık görüldü. Evre 2 NEK'i tahmin etmede kullanılan ROC analizinde doğum haftası 29,5 (AUC= 0,0,642, %95CI: 0,568–0,716, duyarlılık: %61.1 ve özgüllük: %62,7, p=0.001), doğum ağırlığı 1235 gr (AUC= 0,695, %95CI: 0,623–0,767, duyarlılık: %64,8 ve özgüllük: %61,9, p<0.001) saptandı. Evre 3 NEK'i tahmin etmede kullanılan ROC analizinde doğum haftası 29,5 (AUC= 0,703, %95CI: 0,636–0,771, duyarlılık: %74,5 ve özgüllük: %72,7, p<0.001) ve doğum ağırlığı 1235 gr (AUC= 0,707, %95CI: 0,635–0,779, duyarlılık: %69,1 ve özgüllük: %64,7, p<0.001) saptandı. Sonuç: Çalışmamızda NEK gelişimine sebep olabilecek antenatal, natal ve postnatal parametreler incelenmiş, hastaların ve kontrol grubunun laboratuvar ve radyolojik özellikleri karşılaştırılmıştır. Abdominal USG bulguları NEK evresi arttıkça artmaktadır. NEK insidansı ve mortalitesi 'prematürite eşik değer' olarak adlandırılan 28 gestasyonel haftada ve 1000 gram altında artmaktadır.