Aşı karşıtlığında sağlık sistemine güvensizlik ve kadercilik eğiliminin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL GAZİOSMANPAŞA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZİYA AĞIR

Danışman: Okcan BASAT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Bu çalışmada erişkin çağ aşılama karşıtlığı düzeyinin kişilerin kadercilik eğilimleri ve sağlık sistemine güvensizlik düzeylerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya 5 Ocak- 5 Nisan 2021 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran 18 yaş ve üzeri 443 katılımcı dahil edilmiştir. Sosyodemografik veriler, Aşı karşıtlığı ölçeği (AKÖ), Sağlık Sistemine Güvensizlik ölçeği (SSGÖ) ve Kadercilik Eğilimi Ölçekleri'ni (KEÖ) içeren anket uygulanmıştır. Gruplararası ölçek puanlarının karşılaştırılmasında Mann-Whitney U, Student T, Anova ve Kruskall Wallis testleri kullanılırken, korelasyon değerlendirmesinde Spearman testi seçilmiştir. İstatiksel anlamlılık sınırı p<0,05 alınmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan gönüllülerin yaş ortalaması 40,09±12,16 yıl, %52,82'si (n=234) kadın, %72,23'ü (n=320) evli, %65,69'u (n=291) üniversite mezunu, %18,28'i (n=81) kronik hastalığı olan bireylerdir. Erişkin çağ aşılanma oranı %61,40 olup, en sık uygulanan Tetanoz-difteri aşısı (%69,98), Hepatit B aşısı (%39,50), KKK aşısı (%36,34) ve Pnömokok aşısı (%23,25) iken en az uygulananlar Zoster (%1,11) ve HPV (%4,06) aşıları olarak izlenmiştir. Katılımcıların %38,60'ı (n=171) herhangi bir erişkin çağı aşısı yaptırmamış olup, aşı reddini destekleme oranı %29,80 (n=132) bulunmuştur. Aşı karşıtlığı 60 üzerinden 30 puan ile, sağlık sistemlerine güvensizlik 5 puan üzerinden 2,9 puan ile, kadercilik eğilimi de 120 üzerinden 60 puan ile orta derece aşı karşıtlığı, güvensizlik ve kaderciliğin olduğunu göstermişlerdir. Erişkin çağ aşısı yaptırmayanların sağlık sistemine güvensizlik puanı yaptıranlardan anlamlı düzeyde yüksek saptanırken (p<0,001), kadercilik eğilimleri benzer gözlenmiştir (p:0,056). Aşı karşıtlığı puanında artış, sağlık sistemlerine artan güvensizlik puanı (p<0,001; r=0,660) ve artan kadercilik eğilimi ile (p<0,001; r=0,166) ilişkili bulunmuştur. Yüksek geliri olanların düşük geliri olanlara göre 1,2 kat (p=0,028; OR:1,230 (1,060-1,430) sağlıklı bireylerin kronik rahatsızlığı olanlara göre 2 kat (p<0,001; OR:2,012 (1,781-2,272)) ve aşının gönüllülük esasına göre olması gerektiğini düşünenlerin zorunlu olarak yapılması gerektiğini düşünenlere göre 4,3 kat daha fazla (p=0,004; OR:4,286 (3,574-5,14) aşı reddine karşı çıktıkları gözlenmiştir. Beklenenin aksine aşı karşıtlığı (p<0,001; OR:1,18 %95 GA:1,170-1,19) ve güvensizlik (p<0,001; OR:1,01 %95 GA:1,007-1,009) düzeylerindeki artışın aşı reddine karşı çıkma ihtimalini arttırdığı gösterilmiştir. Hatta aşı karşıtlılığında her 1 puanlık artışın herhangi bir erişkin aşısı yaptırmış olma durumunu 1,1 kat arttırmış olduğu saptanmıştır (p<0,001; OR: 1,103 %95 GA:1,096-1,109). Sonuç: Çalışmamızda, kadercilik eğilimi ve sağlık sistemine güvensizlik düzeyi arttıkça aşı karşıtlık düzeyinin artacağı ancak aşı red düşüncesinde kaderciliğin bir risk faktörü olamayacağı gösterilmiştir. Aşılara yüksek şüphe ile yaklaşılmasına yol açan ancak orta düzeyi geçmeyen güvensizlik ve karşıtlık durumunda bireylerin aşı reddine karşı çıkacağı ve artan oranda erişkin çağ aşılarını yaptıracakları garanti edilebilir çıkmıştır. Aşı gibi kanıta dayalı tıp yöntemlerinin başarısı açısından umut verici olan çalışmamızın sağlık politikaları gelişimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Aşı, aşı karşıtlığı, güvensizlik, kadercilik, halk sağlığı