Psödoinvazyon/invajinasyon alanı içeren adenomatöz kolorektal polipler ile kolorektal malign polipler arasında ve normal mukoza ile konvansiyonel adenokarsinom tanısı alan kolorektal tümörlerin 5-hidroksimetilsitozin (5HMC) ve 5-metilsitozin (5MC) ekspresyonun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE TIP FAKÜLTESİ, PATOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İREM AYLİN ÖZKAN

Danışman: Cem LEBLEBİCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET PSÖDOİNVAZYON/İNVAJİNASYON ALANI İÇEREN ADENOMATÖZ KOLOREKTAL POLİPLER İLE KOLOREKTAL MALİGN POLİPLER ARASINDA VE NORMAL MUKOZA İLE KONVANSİYONEL ADENOKARSİNOM TANISI ALAN KOLOREKTAL TÜMÖRLERİN 5-HİDROKSİMETİLSİTOZİN (5HMC) VE 5-METİLSİTOZİN (5MC) EKSPRESYONUN DEĞERLENDİRİLMESİ Amaç: Kolorektal karsinom gastrointestinal sistemin en yaygın malignitelerinden biri olup kadınlarda ikinci, erkeklerde üçüncü sıklıkta görülen tümördür. Kolorektal adenomatöz polipler displastik epitelden oluşan benign/premalign lezyonlar olup düşük oranda adenokarsinoma dönüşüm riski taşır. Ancak polip zemininde gelişen karsinomlarda psödoinvazyon/invajinasyon ile gerçek invazyon ayrımı tanısal zorluk oluşturabilmektedir. Kolorektal karsinogenezde onkogen aktivasyonu, tümör süpresör gen inaktivasyonu ve epigenetik değişiklikler önemli rol oynar. DNA metilasyonu en yaygın epigenetik mekanizmalardan biri olup gen ekspresyonunun düzenlenmesinde etkilidir. 5-metilsitozin (5mC) gen ekspresyonunun düzenlenmesi, genomik impriting ve transpozon inhibisyonu gibi temel biyolojik süreçlerde önemli rol oynayan kritik bir DNA metilasyon belirtecidir. Memelilerde aktif demetilasyon 5mC'i 5hmC'e okside eden dioksijenaz enzim ailesi tarafından gerçekleşir. 5mC'nin kromatin durumunun baskılanması ve transkripsiyonel susturma ile ilişkili olduğu, oksidatif hasara bağlı tümörigenezin hassas bir belirteci ve kanser hücrelerinin tipik bir ayırt edici özelliği olduğu gösterilmiştir. Çeşitli çalışmalarda kolorektal adenokarsinomlarda ekspresyonu azaldığı gösterilen, epigenetik belirteç olan 5hmC, yakın zamanda kolon, karaciğer, mide, tiroid ve pankreas kanserleri için yeni bir prognostik biyolojik belirteç olarak tanımlanmıştır. Bu çalışmanın amacı kliniğimizde tanı alan psödoinvazyon / invajinasyon ile invazyon ayırımında yardımcı olabilecek malign kolorektal adenomatöz poliplerde adenom ile karsinom komponenti arasında 5hmC ve 5mC ekspresyon farklılıklarının göstermek. Ayrıca rezeksiyon materyallerinde nontümöral (normal) mukozanın ekspresyonunu baz alarak konvansiyonel adenokarsinom alanında 5hmC ve 5mC ekspresyon farklılıklarının diğer klinikopatolojik parametrelerle ilişkisini ortaya koymaktır. Gereç yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji bölümünde incelenmiş, elektronik hasta bilgi yönetim sisteminde retrospektif taranarak tespit edilen 60 adet kolorektal konvansiyonel adenokarsinom ve 53 adet kolorektal malign polip olgusu çalışmaya dahil edildi. Histomorfolojik ve klinikopatolojik özellikler incelendi. Her olguya ait en uygun parafin blok seçilerek immünhistokimyasal 5hmC ve 5mC boyası uygulandı. Lezyonsuz kolon epitelinde ve olgulara ait tümöral hücrelerde 5hmC ve 5mC ile nükleer boyanma pozitif kabul edildi. İmmünhistokimyasal incelemede boyanma yaygınlığı ve boyanma yoğunluğu ayrı ayrı değerlendirildi. Boyanma yaygınlığı x400 alanındaki lezyona ait invaziv hücrelerin boyanma oranına göre belirlendi. Boyanma oranının en yüksek olduğu alan değerlendirilerek skorlanma yapıldı. Boyanma yoğunluğu üçlü skorlama sistemine göre değerlendirildi. Tümör hücrelerinde boyanma yok skor 0, tümör hücrelerinde zayıf şiddette boyanma skor 1, tümör hücrelerinde orta-güçlü şiddette boyanma skor 2 olarak kabul edildi. Her bir şiddet düzeyinde boyanan hücre yüzdesi %0 ile %100 arasında tahmini olarak belirlendi. Bu iki belirtecin kantitatif değerlendirmesi için, her bir yoğunluk kategorisindeki hücre yüzdesi ilgili yoğunluk değeri ile çarpılarak 0 ile 200 arasında değişen bir immünboyanma skoru elde edildi. Her örnek için boyanmanın en yüksek olduğu alanda elde edilen skorlar kullanıldı. Birinci aşamada rezeksiyon uygulanan kolorektal konvansiyonel adenokarsinomların değerlendirilmesinde her iki belirteç için invaziv komponentin immunboyanma skoru elde edildi. Belirteçlerin mutlak skorlarının, demografik veriler ve histopatolojik parametreler (tümör boyutu, tümör yerleşimi, tümör derecesi gibi) ile ilişkisinin değerlendirilmesi amacıyla optimal cut off değerleri ROC eğrisi analizi ile belirlendi. Buna göre invaziv komponentte 5hmC için 5hmClow = skor 0, 5hmChigh = skor >0, invaziv komponentte 5mC için 5mClow = skor ≤70, 5mChigh = skor >70 olarak kabul edildi. İkinci aşamada kolorektal malign poliplerin değerlendirilmesinde her iki belirteç için invaziv ve adenomatöz komponentin ayrı ayrı immunboyanma skoru elde edildi. Belirteçlerin invaziv ve adenomatöz komponentte mutlak skorlarını karşılaştırmak amacıyla optimal cut off değerleri ROC eğrisi analizi ile belirlendi. Buna göre invaziv ve adenomatöz komponentte 5hmC için 5hmClow = skor 0, 5hmChigh = skor >0, invaziv ve adenomatöz komponentte 5mC için 5mClow = skor ≤ 80, 5mChigh = skor >80 olarak kabul edildi. Bulgular: Birinci aşamada rezeksiyon olgularında tümör tomurcuklanması ve perinöral invazyon, 5mChigh olgularda, anlamlı olarak daha düşük olduğu izlenmiştir. Rezeksiyon olgularında lenf nodu tutulumu 5hmChigh grupta anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. pT/pN/AJCC (8.edisyon) evreleri açısından değerlendirildiğinde ise 5mChigh grupta pT evresi 5mClow gruba kıyasla daha düşük bulunmuştur. Diğer histomorfolojik özellikler değerlendirildiğinde; müsinöz diferansiyasyon, polip zemininde gelişim, Mikrosatellit İnstabilite (MSI), tümör depoziti ve lenfovasküler invazyon ile 5hmC ve 5mC ekspresyonuna göre oluşturulan low/high grupları arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Çalışmamızın ikinci aşamasında ise malign polip olgularında adenom ile tümör komponenti; eşleştirilmiş veriler McNemar testi ile değerlendirildiğinde 5hmC ve 5mC ekspresyonunun tümör komponentinde anlamlı derecede azaldığı saptandı. Sonuç: Çalışmamızın birinci aşamasında rezeksiyon olgularında 5mC ekspresyonundaki azalmanın, kötü prognoz ile ilişkili histopatolojik parametreler olan perinöral invazyon varlığı ve artmış tümör tomurcuklanması ile izlenmesi, 5mC'nin kolorektal kanserde tümör agresifliğini yansıtabilecek ve olası prognostik belirteç olarak değerlendirilebilecek epigenetik bir parametre olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca 5hmChigh grupta lenf nodu tutulumu daha yüksek bulunması 5hmC ile nodal metastaz arasında olası bir ilişkiyi düşündürse de örneklem heterojenitesi ve büyüklüğü gibi faktörler göz önünde bulundurulmalıdır. Çalışmamızın ikinci aşamasında malign polip olgularında adenomatöz komponentte görece yüksek olan 5hmC ve 5mC ekspresyonunun tümör komponentine geçişte belirgin biçimde azaldığını göstermiştir. Bu bulgular ışığında, özellikle invaziv/tümör komponentte 5hmClow ve 5mClow saptanması, adenomatöz komponentten malign/invaziv komponente geçişi destekleyen epigenetik değişiklikler olarak değerlendirilebilir. Bu açıdan, psödoinvazyon/invajinasyon ile gerçek invazyon ayrımında; invazyon alanında 5hmC ve 5mC düzeyinin azalması invazyon lehine yardımcı immünohistokimyasal parametreler olabilir. Bununla birlikte, 5hmC ve 5mC ekspresyonlarının, kolorektal karsinom biyolojisindeki yerini netleştirmek için daha geniş olgu serilerinde ve prospektif çalışmalarla desteklenmesi klinik uygulama açısından önem taşımaktadır. Anahtar kelimeler: Kolorektal Karsinom, Malign Polip, 5-Hidroksimetilsitozin, 5-Metilsitozin, Tümör tomrucuklanması, Perinöral İnvazyon