Menenjit ve ensefalitli çocuk hastalarda demografik, klinik özellikler ve tedavi modaliteleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERDİ ÇAĞRI DAĞDELEN
Danışman: Ümit ÇELİK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Menenjit ve ensefalit tanısı almış çocuk hastalarda demografik, klinik özellikler, varsa komplikasyonları ve tedavi modalitelerinin değerlendirilmesi, kısa dönem prognozlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Retrospektif kesitsel olarak dizayn edilen çalışmaya 1 Ekim 2017- 19 Mayıs 2021 tarihleri arasındaki Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniğinde hastanede yatırılarak tedavi edilen 1 ay ile 18 yaş arasındaki hastalar dahil edildi. Hasta bilgileri, fiziki ve elektronik hasta dosyaları taranarak derlendi. Dosyalardan; hastaların demografik bilgileri, tanıları, klinik özellikleri, laboratuvar değerleri, görüntüleme raporları, varsa komplikasyonlar ve tedavi modaliteleri taranarak veriler Statistical Package for Social Sciences" version 20 programında işlendi. Bulgular: Çalışmaya 70 hasta dahil edildi. Tanılarına göre gruplandırıldığında 36 hasta menenjit, 7 hasta meningoensefalit, 27 hasta ensefalit tanılıydı. Menenjit hastalarının 17'si (%47) kız, 19'u (%53) erkek, meningoensefalit hastalarının 2'si (%29) kız, 5'i (%71) erkek, ensefalit hastalarının 8'i (%30) kız, 19'u (%70) erkekti. Menenjit hastalarının yaşları ortalama 90,9±74,1 ay, meningoensefalit hastalarının yaşları ortalama 115,4±58,1 ay, ensefalit hastalarının yaşları ortalama 67,9±54,3 ay idi. Baş ağrısı, boyun ağrısı ve kusma menenjit hastalarında; bilinç değişikliği, meningoensefalit ve ensefalit hastalarında; konvülziyon ensefalit hastalarında diğer tanı gruplarına göre anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Menenjit hastalarında, ensefalit hastalarına göre kan nötrofil sayısı ve CRP değerleri anlamlı olarak daha yüksek, BOS glukoz düzeyi ve BOS/serum glukoz oranı ise anlamlı olarak daha düşük saptanmıştır. Menenjit hastalarında ensefalit hastalarına göre BOS protein düzeyleri anlamlı olarak daha yüksekti. BOS lökosit sayısı ise ensefalit hastalarında, menenjit ve meningoensefalit hastalarına göre anlamlı olarak daha düşüktü. BOS kültürü ve multipleks PZR ile menenjit hastalarının %44'ünde (n=16) etken gösterilmiştir. Bunların %43'ü (n=7) S. pneumoniae, %25'i (n=4) N. menengitidis, %19'u (n=3) M. tuberculosis ve %13'si (n=2) enterovirüs olarak tespit edilmiştir. Ensefalit hastalarının %52'sinde (n=14) beyin MRG anormalliği tespit edilmiştir. Ensefalit hastalarının %63'ünde (n=17), EEG anormalliği tespit edilmiştir. Ensefalit hastalarının da %81'inde (n=22) antiepileptik kullanımı mevcuttu. Menenjit hastalarının %69'unda (n=25) tedavide deksametazon verilmiştir. Menenjit hastalarının %17'sinde (n=6) tedavinin seyrinde akut dönemde komplikasyon gelişmiştir. Ensefalit hastalarının %52'si (n=14), meningoensefalit hastalarının %43'ü (n=3), menenjit hastalarının %11'i (n=4) sekel ile taburcu olmuştur. Tüberküloz menenjiti/meningoensefaliti olan 2 hasta ise exitus olmuştur. Sekel kalma riski, meningoensefalit ve ensefalit hastalarında menenjit hastalarına göre anlamlı olarak yüksek saptandı. Sonuç: Santral sinir sistemi enfeksiyonları, günümüzde morbidite ve mortalitesi halen yüksek olan hastalıklardandır. Erken tanı sonrası doğru ve etkin bir tedavi ile yüz güldürücü sonuçlar alınabilmektedir.