Paroksismal atriyal fibrilasyonda kriyoablasyon sonrası atriyal fibrilasyon rekürrens gelişme riskini belirlemede ekokardiyografinin önemi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HASAN KOCA

Danışman: Mevlüt KOÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Paroksismal Atriyal Fibrilasyonda Kriyoablasyon Sonrası Atriyal Fibrilasyon Rekürrens Gelişme Riskini Belirlemede Ekokardiyografinin Önemi Giriş ve Amaç: Paroksismal atriyal fibrilasyon (AF) hastalarında kriyoablasyon tedavisine rağmen %30-40 AF rekürrensi gözükmektedir. Çalışmamızda; paroksismal AF sebebiyle kriyoablasyon uygulanan hastalarda uzun dönem AF rekürrensini belirlemede konvansiyonel ve strain ekokardiyografik parametrelerin kullanılabilirliğinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamıza paroksismal AF sebebiyle başarılı kriyoablasyon ugulanan 190 hasta (94 erkek, 96 kadın ve yaş ortalaması 55.1±11.1 yıl) dahil edildi. Hastaların rutin demografik, medikal ve laboratuvar verileri kaydedildi. Klasik ekokardiyografi verileri yanında, speckle tracking ekokardiyografi ile sol atriyum (LA) apikal 2 boşluk (A2B) strain, LA apikal 4 boşluk (A4B) strain ve LA global longitudinal strain (LA-GLS) değerleri hesaplandı. İşlem sonrasında ilk 3 aydan sonra > 30 sn AF atakları AF rekürrensi olarak tanımlandı. Bulgular: Paroksismal AF nedeniyle kriyoablasyon uygulanan 42 hastada (%22.1) AF rekürrensi tespit edildi. AF rekürrensi olan hastaların daha yaşlı, HT ve KAH sıklığının fazla ve HDL kolesterol düzeyinin daha yüksek olduğu bulundu (her biri için p<0.05). AF rekürrens olan hastalarda sol ventrikül (LV) ve LA sistol sonu çapları, LA volümü, LA volüm indeksi (LAVİ), ve epikardiyal yağ kalınlığı (EYK) daha yüksek bulunurken; LV ejeksiyon fraksiyonunun daha düşük olduğu bulundu (her biri için p<0.05). Ayrıca, AF rekürrens olan hastalarda LA A2B strain, LA A4B strain ve LA-GLS değerleri anlamlı oranda daha düşük bulundu (her biri için p<0.05). AF rekürrensi ile ilişkili bulunan parametreler regresyon analizi ile değerlendirildiğinde yalnızca LA-GLS, LAVİ ve EYK değerlerinin AF rekürrens ile bağımsız olarak ilişkili olduğu saptandı (her biri için p<0.05). ROC analizinde LA-GLS sınır değeri %18.1 olarak alındığında %92.6 duyarlılık ve %85.7 özgüllükle, LAVİ için sınır değeri 30 ml/m2 olarak alındığında %81 duyarlılık ve %80.4 özgüllükle, EYK için sınır değeri 5.3 mm olarak alındığında %73.8 duyarlılık ve %71.6 özgüllükle kişinin AF rekürrens meydana gelme ihtimalini öngördüğü saptandı. Sonuç: AF ablasyon rekürrensi olabilecek hastaların önceden tahmin edilmesinde en önemli objektif parametrelerin ekokardiyografik parametreler olduğu çalışmamız ile bir kez daha gösterildi. AF ablasyon öncesi değerlendirmede LA-GLS ve LAVİ değerlendirilmesinin işlem öncesi uzun dönem AF rekürrensini belirlemede rutin değerlendirmeler içine girmesi gerektiği kanısına varıldı. Anahtar Kelimeler: Paroksismal atriyal fibrilasyon, kriyoablasyon, sol atriyal global longitudinal strain.