Kadın travmatik omurilik hasarlı hastalarda ürodinamik bulgular
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞENUR BAŞ
Danışman: Hakan TUNÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada travmatik omurilik yaralanması olan, hastanemiz ürodinami laboratuvarında sistometri-üroflovmetri çalışması yapılan kadın hastaların nörojenik mesane özelliklerinin ve önerilen tedavilerin retrospektif olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 2004-2018 yılları arasında Ankara Fizik Tedavi ve Rehabitasyon Eğitim ve Araştırma Hastane'si ürodinami laboratuvarında, ürodinamileri aynı hekim tarafından yapılmış 121 kadın erişkin hasta incelemeye alındı. Hastaların yaşı, hastalık süreleri, nörolojik lezyon seviyeleri, yaralanmanın şiddeti, işlem esnasında otonomik disrefleksi geçirme durumu, kliniğe başvuru sırasındaki boşaltma yöntemleri, serum BUN ve kreatinin değerleri, idrar kültürü ve tam idrar tetkikleri, üriner sistem ultrasonografi sonuçları, ürodinamik inceleme sonuçları ve önerilen mesane boşaltma yöntemleri ile önerilen medikal tedavileri retrospektif olarak değerlendirildi. Aynı zamanda hastalar yaş (<50 yaş/≥50 yaş), nörolojik lezyon seviyesi ((T6 ve üstü/T6 altı), (T10 ve üstü/T11 ve altı) (servikal-torakal/lumbosakral)), yaralanmanın şiddeti (komplet/inkomplet), hastalık süresi (<6 ay/≥6 ay), etiyolojik faktör (trafik kazası/yüksekten düşme) göz önüne alınarak alt gruplara ayrıldı ve gruplar arası karşılaştırma yapıldı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 37±13 yıl, yaralanma ile ürodinamik inceleme tarihi arasında geçen süre ortalama 5±4 ay olarak bulundu. Hastaların ürodinamik inceleme öncesi mesane boşaltma yöntemleri; %12,7'sinde spontan veya katetersiz işeme, %17,8'inde aralıklı kateterizasyon, %69,5'inde kalıcı kateterdi. İnceleme öncesi; alt üriner sistem USG sonucunda patoloji %4,5, üst üriner sistem USG sonucunda patoloji %16,4, böbrek fonksiyon testinde bozulma %0,9, idrar kültüründe üreme %49,6, lökositüri %43,8 olarak bulundu. Ürodinamik incelemeyle ölçülen; maksimum sistometrik kapasite 344±190 ml, maksimum sistometrik kapasitedeki detrüsör basıncı 24±15 cmH2O, 25 cmH2O basınçtaki mesane kapasitesi 264±161 ml, işeme esnasında maksimum idrar akım hızı 5±9 ml/sn, açılma esnasında maksimum intravezikal basınç 45±22 cmH2O, işeme esnasında maksimum intravezikal basınç 48±24 cmH2O, işenen idrar hacmi 67±130ml, işeme sonrası ölçülen rezidüel idrar hacmi 280±192ml olarak tespit edildi. Sistometri-üroflowmetri sonrası hastaların %76,6'sında depolama sorunu, %92,6'sında boşaltma sorunu, %62,4'ünde detrüsör hiperaktivitesi, %64,2'sinde hipokompliyans bulundu. Mesane doluluk duyusu hastaların %1,3'ünde korunmuş olduğu, %60'sında kısmen korunmuş olduğu, %26,7'sinde mesane doluluk duyusunun olmadığı tespit edildi. İnceleme esnasında hastaların %11,6'sında otonomik disrefleksi bulguları gözlendi. Ürodinamik inceleme sonrası önerilen mesane boşaltma yöntemleri hastaların %14'ünde spontan işeme, %4,1'ünde katetersiz işeme, %59,6'sında aralıklı kateterizasyon, %22,3'ünde kalıcı kateter bulundu. Hastaların %81,8'ine antikolinerjik ilaç, %14'üne alfa bloker ilaç, %9,1'ine antikolinerjik ve alfa bloker ilaç tedavisi birlikte önerilmiştir. 50 yaş altı/50 yaş üstü alt gruplarında yaralanmanın kompletliği (p=0,03) ve detrüsör hiperaktivitesi varlığı (p= 0,005); akut-subakut/kronik alt gruplarında detrüsör hiperaktivitesi varlığı (p=0,007), kliniğe geliş sırasındaki mesane boşaltma yöntemi (p<0,001), alt üriner sistem USG sonucunda patoloji tespit edilme sıklığı (p=0,03); T10 ve üzeri/T11 ve altı gruplarında OD sıklığı (p=0,001), mesane doluluk duyusu varlığı (p<0,001); T6 ve üzeri/T6 altı alt gruplarında antikolinerjik tedavi önerilme oranı (p<0,05), alt üriner sistem USG sonucunda patoloji tespit edilme sıklığı (p<0,03), üst üriner sistem USG sonucunda patoloji tespit edilme sıklığı (p<0,001), kliniğe geliş sırasında mesane boşaltma yöntemi (p<0,001); komplet/inkomplet yaralanma alt gruplarında işenen idrar hacmi (p<0,05), rezüdüel idrar hacmi (p=0,01), boşaltma sorunu sıklığı (p=0,008), mesane doluluk duyusu varlığı (p=<0,001), kliniğe geliş sırasında mesane boşaltma yöntemi (p<0,001), inceleme sonrası önerilen mesane boşaltma yöntemi (p<0,001); servikal-torakal/lumbosakral alt gruplarında yaralanmanın kompletliği (p=0,001), işeme sırasında OD gelişme sıklığı (p=0,01), mesane doluluk duyusu varlığı (p<0,001), alfa bloker ilaç öneri sıklığı (p<0,02); trafik kazası/yüksekten düşme gruplarında yaş ortalaması (p<0,04), nörolojik lezyon seviyesi (p=0,001), boşaltma sorunu sıklığı (p<0,05), detrüsör hiperaktivitesi varlığı (p<0,05) parametrelerinde istatiksel olarak anlamlı farklar bulundu. Sonuç: Kadın travmatik omurilik hasarlı hastaların ürodinamik verileri, incelenen birçok parametre alt gruplarında farklılıklar göstermektedir ve bu veriler klinikte yapılacak tedavi amaçlı yaklaşımlarda avantajlar sağlayabilecektir. Bu hastalarda ürodinamik inceleme yapılarak nörojenik alt üriner sistem disfonksiyonunun karakteri ve özelliklerinin belirlenmesi, tedavi ve önerilerin bu doğrultuda planlanması, disfonksiyonun değişken özelliği göz önünde tutularak periyodik kontroller ve tedavide uygun modifikasyonlarla alt üriner sistem rehabilitasyonun sürekli uygulanması gereklidir.