Preterm bebeklerde doğum şekli ile prematürite morbiditeleri ve mortalitesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ADANA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HÜLYA KARAYEL EROĞLU

Danışman: Selvi GÜLAŞI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Preterm ve çok düşük doğum ağırlığı olan bebeklerdeki hangi doğum şeklinin tercih edilmesi gerektiği ile ilgili fikir birliği yoktur. Bununla birlikte son yıllarda özellikle prematüre eylemlerde sezaryen ile doğum hızında ciddi bir artış olmuştur. Bu çalışmada; gestasyon yaşı 34 haftadan küçük prematüre bebeklerde gelişen morbiditelerin ve mortalitenin doğum şekli (sezaryen ve vajinal doğum) ile ilişkisi incelenmiştir. Gereç ve Yöntemler: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde Aralık 2014 – Aralık 2019 tarihleri arasında yatarak tedavi görmüş olan 34. gestasyon haftasından önce doğan 500 bebeğin kayıtları geriye dönük olarak incelenmiştir. Annelerdeki prenatal risk faktörleri, bebeklerdeki prenatal-natal özellikler, postnatal dönemde gelişen morbidite ve mortalite durumu kaydedilmiştir. Gestasyon yaşı 28 haftadan küçük olan bebekler ayrıca analiz edilmiştir. Bebekler sezaryen ve normal vajinal yol ile doğanlar olarak iki gruba ayrılarak incelenmiştir. İstatistiksel analiz SPSS version 20.0 ile yapılmıştır. Bulgular: Ortalama gebelik yaşları 29,6 ± 2,8 hafta ve doğum ağırlıkları 1330,6 ± 434,7 gram olan 500 bebek çalışmaya alınmıştır. Tüm doğumların %76'sının (378) sezaryen olduğu, 28 haftadan küçük bebeklerde benzer şekilde bu oranın %73 (115) olduğu bulunmuştur. Sezaryen doğuma neden olan en sık maternal faktörlerin preeklampsi (%25) ve mükerrer C/S (%24) olduğu izlenmiştir. Antenatal kortikosteroid uygulama oranı tüm grupta %30 (152) ve 28 haftadan küçük bebeklerde de %30 (45) olarak saptanmıştır. 5. dakika Apgar skoru 5'in altında olan bebek oranı (p=0,013), asfiksi varlığı (p=0,002), çoklu organ yetmezliği (p<0,001), ağır respiratuvar distres sendromu gelişimi (p=0,05), ağır ventrikül içi kanama gelişimi (p=0,021) ve mortalite (p=0,001) normal vajinal yolla doğan bebeklerde anlamlı derecede artmış bulunmuştur. Gestasyon yaşının 28 haftadan küçük ve doğum ağırlığının 1500 gramdan az olması ile mortalite artışı istatistiksel açıdan anlamlı derecede farklılık göstermiştir (her iki durum için p<0,001). Hava kaçağı, nekrotizan enterokolit, bronkopulmoner displazi ve patent duktus arteriyozus gelişimi açısından vajinal yolla ve sezaryen doğan bebekler arasında fark bulunmamıştır. Birden fazla enfeksiyon atağı görülen vaka oranı ve prematüre retinopatisi gelişimi sezaryen grubunda daha yüksek oranda bulunmuştur (p=0,025 ve p=0,033) Sonuç: Hem tüm grupta hem de 28 gestasyon haftasından küçük bebeklerin alt analizinde sezaryen ile doğanlarda mortalite, ağır intraventriküler kanama, neonatal asfiksi ve çoklu organ yetmezliği normal vajinal yolla doğanlara göre düşük bulunmuştur. Ancak retrospektif analizlerde bir çok karıştırıcı faktör vardır. Retrospektif bir analiz olduğu için kontrol edilemeyen önyargıların önlendiği iyi tasarlanmış prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: doğum şekli, morbidite, mortalite, preterm, sezaryen