Uzun dönem metilfenidat kullanımının kardiyovasküler fonksiyonlar üzerine etkisinin ekokardiyografiyle değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÇAĞATAY TUNCA
Danışman: İbrahim Hakan GÜLLÜ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) çocuk ve ergenlerde en yaygın görülen ve tedavisinde başta metilfenidat olmak üzere birçok farmakolojik ajanın sıklıkla kullanıldığı nörogelişimsel bir bozukluktur. Literatürde metilfenidatın uzun dönem kullanımının kardiyovasküler sistem açısından ne kadar güvenli olduğu noktasında görüş farklılıkları bulunmaktadır; ilacın hipertansiyon, miyokart enfarktüsü, ventriküler artimi, ani kardiyak ölüm, kardiyomiyopati, kalp yetmezliği, pulmoner hipertansiyon ve stroke riskini arttırdığına dair veriler mevcuttur. Çalışmamızda uzun dönem uzun etkili metilfenidat kullanan DEHB tanılı hastaları, yaş cinsiyet eşleştirilmiş sağlıklı gönüllülerle klinik ve ekokardiyografik özelliklerine göre karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği'ne yönlendirilen DEHB tanılı, 2 yıl ve üzeri uzun etkili metilfenidat kullanımı olan 70 hasta ile 51 sağlıklı gönüllü alındı. Transtorasik ekokardiyografi kullanılarak M-Mode, 2D, Doppler ve 2D-Speckle Tracking gibi temel ve ileri tekniklerle hastalar değerlendirildi. Strain görüntüler analiz program ile işlem sonrası diğer tüm veriler ise anlık olarak değerlendirildi. Bulgular: Yaş ve cinsiyet açısından eşletirilmiş vaka ve kontrol grupları arasında kinik özellikler açısından vücüt kitle indeksi (Vaka grubunda 22,50±4,05, kontrol grubunda ise 24,03±3,58'di. (p <0.05)) ve sistolik kan basıncı (Vaka grubunda 120,87±12,16, kontrol grubunda ise 116,25±11,38'di. (p <0.05)) arasında istatiksel anlamlılığa ulaşan fark bulunmaktaydı. Her iki parametre yine ilaç kullanım süresiyle de sırasıyla negatif ve pozitif şekilde anlamlı korelasyon göstermekteydi. 2D-STE tekniği ile alınan apikal dört boşluk, üç boşluk, iki boşluk ve global longitudinal strain değerlerinde vaka ve kontrol grupları arasında fark saptanmamıştır. (p = sırasıyla 0,946, 0,311, 0,568 ve 0,397) LV E'(Lateral) değeri de vaka grubunda kontrol grubuna kıyasla anlamlı olarak daha düşüktü, ancak normal sınırlarda kalmaktaydı. (18,62±2,99'e kıyasla 20,48±3,66 p <0.05) İlaç kullanım süreleri ile LV E'(Lateral), RV E'(Lateral) ve RV A'(Lateral) değerleri yine normal sınırlarda kalmakla beraber negatif korelasyon göstermekteydi. (p < 0.05) Çalışmamızda vaka ve kontrol gruplarında normal sınırlarda olmakla beraber E/E' (p = 0,924), LVEF (p = 0,174), Tei indeksi (p = 0,763), TAPSE (p = 0,072) ve MAPSE (p = 0,138) gibi bir çok parametre arasında istatiksel anlamlılık yaratan bir ilişki bulunmamaktaydı. Çalışmada kapak yapıları ve yetmezlikleri açısından her iki grup arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Sonuç: Tüm parametreler göz önüne alındığında, uzun dönem uzun etkili metilfenidat kullanımını incelediğimiz geç ergenlik ve erken erişkinlik dönemindeki bireylerde; ilacın kardiyovasküler fonksiyon bozukluğu yaratmadığını, vaka ve kontrol grupları arasında fark gösteren E' lateral değerinin ve kullanım süresi ile çok zayıf derecede korelasyon gösteren LV E'(Lateral), RV E'(Lateral) ve RV A'(Lateral) değerlerinin direkt olarak kardiyak disfonksiyonu yansıtmayacağını düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Metilfenidat, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Global longitudinal Strain (GLS)