Semisirküler kanal defektlerinde kullanılan tamir yöntemlerinin analizi ve uzun dönem sonuçları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ VE BAŞ-BOYUN CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MURAT GENCER

Danışman: İlker Burak ARSLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kolesteatoma bağlı semisirküler kanal (SSK) defekti genellikle geç dönemde orta çıkan kolesteatomlu kronik otitin önemli bir komplikasyonudur. SSK defekti olan hastaların yaklaşık %90'ında bu defekt lateral semisirküler kanal (LSSK) üzerinde ortaya çıkmaktadır. Semptomlar ve klinik muayene hastalığa spesifik değildir. Kolesteatoma sekonder ortaya çıkan labirent fistülünün tedavisi tartışmalıdır. Bununla ilgili olarak literatürde iki yaklaşım tanımlanmıştır: birincisi, labirenti açmaktan kaçınmak için kolesteatom matriksini geçici veya kalıcı olarak fistülün üzerinde bırakmak, ikincisi matriksi aynı seans da fistül üzerinden çıkarmaktır. Bu çalışma da kolesteatom nedeniyle timpanomastoidektomi cerrahisi uyguladığımız ve semisirküler kanal defekti saptadığımız 32 hastanın uzun dönem sonuçlarını analiz ettik. Hastaların klinik muayeneleri, preoperatif ve postoperatif odyometri, preoperatif bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRG), video head impulse test (VHIT) sonuçlarını ve baş dönmesi handikap indeks verilerini değerlendirdik. Çalışmamızın amacı, operasyon sırasında defekt tamiri yapılan hastaların postoperatif dönemde elde edilen işitme, VHIT ve baş dönmesi handikap indeksi sonuçlarının sunulmasıdır. Ayrıca çalışmada defekt tamiri yapmak için kullanılan materyallerin elde edilen sonuçlara göre üstünlüklerinin tartışılması hedeflendi. Gereç ve Yöntem: Çalışma retrospektif ve kesitsel olarak Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi Kliniği'nde kolesteatom nedeniyle timpanomastoidektomi operasyonu yapılan labirent fistülü saptadığımız 32 hasta dahil edilerek yapılmıştır. Hastaların 20'si retrospektif olarak analiz edilirken, 12'si Mart 2020 tarihinden itibaren operasyon öncesi VHIT testleri yapılarak çalışmaya dahil edildiler. Çalışmaya dahil edilen hastaların demografik verileri, başvuru sırasındaki otoendoskopik kulak zarı görüntüleri kayıt altına alındı. Hastalar odyometrik inceleme ve ince kesit yüksek çözünürlüklü temporal BT ile değerlendirildi. BT'de ve klinik muayenemiz sonucunda labirent fistül şüphesi olan hastalarda VHIT ile değerlendirme yapıldı. Bu hastalarda Baş Dönmesi Handikap İndeksi ile yaşam kalite indeksleri ortaya konuldu. Odyometrik veriler saf ses ortalamaları (SSO), 500-1000-2000-4000 Hz kemik yolu (KY) ölçümü olarak kaydedildi. Hastaların fistülleri Dornhoffer ve Milewski sınıflamasına göre sınıflandırıldı. Operasyon sırasında yağ, fasya, perikondriyum, kartilaj ve/veya kemik talaş fistül tamiri için kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilenlerin 14'ü erkek, 18'i kadın hastaydı. Hastaların ortalama yaşı 40'dı (10-68+16,97 yıl). Hastaların 19'unun sağ kulağında, 13'ünün sol kulağında SSK defekti mevcuttu. Ortalama 45 ay (4-141+45,96 yıl) takip edildiler. Kolesteatom 13 hastada attik bölgede, 18 hastada hem attik hem de pars tensa bölgesinde ve 1 hastada sadece pars tensa bölgesinde yerleşmekteydi. 32 hastadan 31'inde (%96) labirent kemik kanalında defekt BT ile saptanabildi. 5 hastada tip 1, 23 hastada tip 2, 4 hastada tip 3 SSK fistül izlendi. Hastaların geliş şikayetler arasında fistül tiplerine göre anlamlı bir farklılık bulunmadı (p>0.05). Postoperatif KY SSO değerleri labirent fistül tiplerinde istatistiksel olarak benzerdi (p>0.05). Grup içi karşılaştırmalara göre Tip-2 fistül postoperatif KY SSO değerleri istatistiksel olarak preoperatif değerlerden düşüktür (p<0.05). Greft materyali olarak yağ ve fasya kullanılan grubun postoperatif KY SSO değerleri, preoperatif değerlerine göre diğer greft materyal gruplarıyla karşılaştırıldığında istatiksel olarak daha düşüktü. VHIT yapılan toplam 32 hastanın postoperatif dönemde 29'unda normal sınırlarda kazanç elde edilirken, 3 hastada ise kazanç kaybı mevcuttu. Postoperatif fiziksel, duyusal, fonksiyonel ve toplam handikap indeksi değerleri istatistiksel olarak preopearatif değerlerden düşüktür (p<0,05). Sonuç: Kolesteatom cerrahisinde SSK fistülünün matriks çıkarıldıktan sonra hemen tamir edilmesini, işitme ve vestibüler fonksiyonların oldukça yüksek oranda korunduğu, hastaların VHIT, Baş Dönmesi Handikap İndeksi ve yaşam kalite indekslerinde belirgin iyileşmeye yol açan güvenli bir yöntem olarak saptadık.Perikondriyum ile yağ ve fasya kullanılan hastalarda KY işitme eşiklerindeki yükselme bu iki greft materyalinin kullanımını desteklemektedir.