Basit ve komplike akut apandisit ayrımında sistemik inflamasyon belirteçlerinin rolü: 3 yıllık retrospektif inceleme
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEÇİL YEŞİLALİOĞLU
Danışman: Özgür SÖĞÜT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç Apandisit en sık karşılaşılan akut batın nedenlerinden olup tanıda geç kalınan süreçte perforasyona giderek hastanede kalış süresini uzatmakta, hasta sağlığı açısından kolostomiye giden komplikasyonlara yol açmaktadır. Ek olarak, immünkomprimize hastalarda peforasyon, generalize peritonit ve sepsise kadar giden ciddi komplikasyonlara neden olabilmektedir. Bu çalışmada, acil serviste akut apandisit tanısı nedeni ile opere edilen erişkin hastalarda erken dönemde (başvuru sonrası ilk 24 saate) ölçülen tam kan sayımındaki sistemik inflamatuar parametrelerden, nötrofil lenfosit oranı (NLO), platelet–lenfosit oranı (PLO) ve monosit-eozinofil (MEO) oranı ile C-reaktif protein (CRP) değerinin komplike olan (perforasyon, flegmon, apse, generalize peritonit) ve basit akut apandisitin ameliyat öncesi ayırımındaki rolünün araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem Retrospektif, kesitsel, gözlemsel ve tek merkezli olarak planlanan çalışmada hastanemiz Acil Tıp Kliniği'ne 01 Ocak 2019 ile 31 Aralık 2021 tarihleri arasında, 3 yıllık bir dönemde acil servise başvuran akut apandisit tanısıyla apendektomi yapılmış ve histopatolojik raporları mevcut olan 18 yaş ve üstü hastalar dahil edildi. Histopatolojik incelemeye göre hastalar basit akut apandisit (inflame) ve komplike apandisit (perforasyon/gangrene, flegmon, apse, generalize peritonit) olarak 2 gruba ayrıldı. Gruplar arasında sistemik inflamasyon belirteçlerinden, erken dönemde ilk başvuruda serumda ölçülen NLO, PLO ve MEO değerleri ile CRP düzeyi karşılaştırıldı. Bulgular Çalışmaya 83 erkek (%62,9), 49 kadın (%37,1) olmak üzere toplam 132 hasta dahil edildi. Histopatolojik incelemeye göre vakaların %78'si basit apandisit, %22'si ise komplike apandisit olarak saptandı. Komplike apandisit tanısı konulan hastaların yaş ortalaması basit akut apandisit olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek idi (p=0,005). Ancak, basit ve komplike apandisit tanısı konulan hasta grupları arasında cinsiyet yönünden istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p=0,297). Hasta grupları arasında ortalama serum NLO, MEO ve CRP değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p=0,096, p=0,248 ve p=0,297, sırasıyla). Ancak, basit apandisit tanısı alan hasta grubu ile karşılaştırıldığında komplike apandisit tanısı alan hasta grubunda ortalama serum PLO değeri istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı (162,80±208,30 vs. 196,40±111,60, p=0,032). Ek olarak, basit apandisit tanısı alan hasta grubuyla karşılaştırıldığında komplike apandisit tanısı alan hasta grubunda ortalama serum MON ve MON% değerleri anlamlı düşük saptandı (p=0,032 ve p=0,012, sırasıyla). Ayrıca, basit apandisit tanısı alan hasta grubuyla karşılaştırıldığında komplike apandisit tanısı alan hasta grubunda ortalama serum NEU% değerleri anlamlı artmış bulundu (p=0,047). Komplike apandisit hastasını belirlemede; PLO değeri için %60 sensivite, %58,4 spesifite ile 133,73 ve üstü, kesim değeri olarak saptandı (AUC:0,639 [%95 CI 0,513-0,764]). Sonuç Çalışmamızda elde ettiğimiz bu veriler ışığında acil servise başvuran ve akut apandisit nedeniyle ameliyat edilen erişkin hastalarda ilk başvuruda serumda ölçülen NLO ve MEO oranları ile CRP değeri komplike olan ve olmayan akut apandisitinin ayırımında yararlı olmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, serum PLO değeri ile nötrofil ve monosit düzeyleri komplike olmuş apandisitin tahmin edilmesinde yararlı bilgiler verebilir. Diğer yandan yaş arttıkça komplike olmuş akut apandisitin görülme sıklığında artış olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Basit akut apandisit, komplike akut apandisit, inflamasyon belirteçleri, hemogram, C-reaktif protein.