Travmatik fasiyal paralizi oluşturulmuş rat modelinde metformin'in nöral rejenerasyona etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEMİLE HİLAL YAĞMUR TAK
Danışman: Zeynep KAPTAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada; deneysel olarak travmatik periferik fasiyal paralizi modeli oluşturulan ratlarda, sistemik olarak uygulanan metforminin nöral rejenerasyon üzerindeki etkilerinin elektrofizyolojik ve histopatolojik olarak değerlendirilmesi ve bu etkilerinin metilprednizolon ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Materyal – Metod: Çalışmaya ağırlıkları ortalama 250-300 gr olan, sağlıklı, erkek cinsiyette 32 tane Wistar Albino tipi rat dahil edildi. Tüm ratlarda anestezi altında fasiyal sinirin bukkal dalı bulundu ve çevre dokulardan zedelenmeden diseke edildi. Ratlar her bir grup 8'er adet olacak şekilde 4 gruba ayrıldı. Grup 1: kontrol grubu, Grup 2: intraperitoneal metilprednizolon, Grup 3: oral metformin, Grup 4: intraperitoneal metilprednizolon ve oral metformin grubu olarak belirlendi. Sinir identifikasyonundan hemen sonra tüm gruplardaki ratlara elektromiyografi (EMG) yapılarak, her birinin bazal latans süreleri ve birleşik kas aksiyon potansiyel (BKAP) amplitüdleri tespit edildi. Ratlarda travmatik fasiyal paralizi, fasiyal sinirin bukkal dalı tam kat kesilerek ve daha sonra uç uca primer sütüre edilerek oluşturuldu. Grup 1, 28 gün boyunca tedavisiz takip edildi. Grup 2'ye 28 gün soyunca intraperitoneal olarak 1mg/kg/gün dozuyla metilprednizolon uygulandı. Grup 3'e 28 gün boyunca 100 mg/kg/gün dozuyla oral metformin uygulandı. Grup 4'e 28 gün boyunca 100 mg/kg/gün dozuyla oral metformin ve 1mg/kg/gün dozuyla intraperitoneal metilprednizolon uygulandı. EMG ölçümleri 14. ve 21. günlerde tekrarlandı. Her gruptaki amplitüd ve latans değerleri karşılaştırıldı. Ratlar 28.günün sonunda sakrifiye edildi. Bukkal dalın tam kat kesi yerinin distalinden spesmen yapıldı. Tüm spesmenlerde sinir lifi çapı, akson alanı, miyelin kalınlığı ve G oranı elektron mikroskobi altında çift kör olarak değerlendirildi. Elde edilen sonuçlar SPSS versiyon 21 paket programı (Statistical Package for Social Sciences v.21, IBM, Chicago, IL) ile analiz edildi. Bulgular: Elektrofizyolojik veriler değerlendirildiğinde gruplar arasında latans süresinde anlamlı fark saptanmadı. Grupların 1 4. v e 21. gün birleşik kas aksiyon potansiyeli (BKAP) amplitüdleri değerlendirildiğinde 14.gün amplitüd değerlerinde gruplar arası anlamlı fark görülmezken, 21.gün sonuçlarında x metilprednizolon uygulanan Grup 2 ve metformin uygulanan Grup 3'te amplitüd değerleri yüksek ölçülerek, kontrol grubuna göre anlamlı fark izlendi (sırasıyla p<0,001,p<0,001). Grup 2,3 ve 4'ün ikili testlerle analizlerinde birbirlerine üstünlükleri bulunmadı. Histopatolojik olarak sinir çapı, akson alanı ve miyelin kalınlığı değerlendirildiğinde Metformin grubunda (Grup 3) sinir çapı, akson alanı ve miyelin kalınlığının diğer gruplara göre daha düşük olarak tespit edilmekle birlikte bu durum kontrol grubuna (Grup 1) ve metilprednizolon grubuna (Grup 2) göre anlamlıydı (Grup 1ve 3 için sırasıyla p=0,007, p<0,002, p<0,001 ve Grup 2 ve 3 için sırasıyla p<0,001, p=0,002, p=0,001). G oranı değerlendirmesinde ise ideal aralık olan 0,65-0,75 arasında gruplar arası yüzde olarak en fazla oran Grup 2'de, en düşük oran Grup 4'te izlendi. Gruplar arası ortalama G-oranları karşılaştırma sonucunda 3.Grup ile 4.Grup arasındaki ve 2. Grup ile 4.Grup arasındaki fark anlamlı bulunmuştur (p< 0.001). Sonuç: Bu çalışma sonucunda travmatik fasiyal paralizi tedavisinde sistemik olarak uygulanan metformin tedavisinin, elektrofizyolojik olarak kontrol grubuna ve histopatolojik olarak kontrol grubu ile metilprednizolon grubuna göre üstün olduğu görüldü. Bu sonuçlar, metforminin yaygın olarak kullanıldığı antidiyabetik kullanım alanı haricinde iyi ve yeni bir nöroprotektif ajan alternatifi olabiliceğini ön görmektedir. Ancak paralizi ve sinir rejenerasyonu amacıyla kullanılabilmesi için hakkında daha fazla araştırma yapılmasına ihtiyaç vardır.