Ciddi aort darlığı nedeni ile transkateter aort kapak implantasyonu yapılan hastalarda sol ventrikül diyastolik fonksiyonları, sağ ventrikül fonksiyonları vepulmoner pulse transit zamanının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEREN ÖZDEMİR AL
Danışman: Adnan Burak AKÇAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Aort darlığı, gelişmiş ülkelerde en sık görülen kapak hastalığı olup, yaşlanan popülasyonla birlikte prevalansı artmaktadır. Semptomatik ciddi aort darlığı tedavi edilmezse sağkalım belirgin şekilde düşmektedir. Başlangıçta, yalnızca cerrahi riski yüksek olan veya ameliyat edilemeyen hastalar için önerilen Transkateter Aort Kapak İmplantasyonu (TAVİ), sonrasında yapılan randomize kontrollü çalışmalar ve uzun dönem sonuçlar doğrultusunda düşük riskli hasta gruplarında da etkili ve güvenli bir seçenek olduğunu kanıtlamıştır. Çalışmamızda, ciddi aort darlığı olan hastalarda TAVİ işleminin klinik ve fonksiyonel kapasiteye etkileri ile sol ventrikül diyastolik fonksiyonları ve sağ ventrikül fonksiyonları üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçladık. Sağ ventrikül miyokardiyal performans indeksi, RV-PA coupling, Triküspit Anüler Fraksiyonel Kısalma (TAFK), speckle-tracking ekokardiyografi ve pulmoner pulse transit zamanı (pPTT) gibi parametreler kullanılarak TAVİ sonrası ekokardiyografik ve vasküler değişiklikler değerlendirilecektir. Bu parametrelerdeki değişimlerin MACCE ve mortalite ile ilişkisi ile hasta ve hekim bazlı değerlendirme ölçekleri (KCCQ ve NYHA) arasındaki bağlantılar incelenecektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya prospektif olarak ciddi aort darlığı nedeniyle güncel kılavuzlara göre TAVİ kararı verilmiş olup 10.07.2023−01.11.2024 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalında TAVİ yapılmış 58 hasta alınmıştır. 8 hasta ekokardiyografik görüntülerinin optimal olmaması veya bilgilerinin eksik olması nedeniyle çalışmadan çıkarılmıştır. Hastaların ortalama takip süresi 444 ± 20 gündür. Hastaların yaşları 65 ile 94 yıl arasında değişmekte olup ortalama 79 ± 6 yıldır. TAVİ işlemi öncesi hastane yatışlarında ve işlem sonrası 6. Ay vizitinde değerlendirilmiştir. Protez kapak varlığı, konjenital kalp hastalığı, supravalvüler veya subvalvüler aort darlığı, mitral stenozu, evde oksijen kullanımını gerektiren akciğer hastalığı, aktif malignensi, inflamatuvar veya romatolojik hastalıklar dışlama kriterleri olarak belirlenmiştir. Tüm hastalara ekokardiyografi, elektrokardiyografi ve laboratuvar kan testleri yapılmış; semptomları değerlendirilmiş ve yaşam kalitesi ile fonksiyonel durumlarını değerlendirmek amacıyla Kansas City Kardiyomiyopati Anketi (KCCQ) uygulanmıştır. Bulgular: TAVİ işlemi öncesi ve 6 ay sonrasında yapılan prospektif değerlendirmede, işlem sonrası E/e' oranında azalma, E' lateral ve septal velositelerinde ve MAPSE'de anlamlı artış; LAVi ve diyastolik disfonksiyon derecesinde ise anlamlı bir azalma gözlenmiştir. Diyastolik disfonksiyon değişiminin büyük ölçüde evre 2'den evre 1'e geçişle ilişkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, pPTT, düzeltilmiş pPTT, RV FAC, TDI S', TAFK ve RV-PA coupling değerlerinde anlamlı artış saptanırken, RV serbest duvar straini ve RV MPI'de belirgin bir değişiklik görülmemiştir. Primer sonlanım (MACCE) açısından, işlem sonrası KCCQ-12 skoru, E/e', sağ atriyum alanı, RV-PA coupling ve NT-proBNP değerlerinin anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Primer sonlanım noktalarını en iyi açıklayan modelin, Agatson skoru ve KCCQ-12 Summary Skoru'nu içeren model olduğu belirlenmiştir. Mortalite ile ilişkili analizlerde, sağ atriyum alanı ve SPAP'ın mortalite görülen hastalarda anlamlı şekilde daha yüksek olduğu; buna karşılık RV TDI S', TAPSE, RV FAC, RV-PA coupling ve TAFK değerlerinin mortalite görülen hastalarda anlamlı şekilde daha düşük olduğu görülmüştür. Çok değişkenli Cox analizinde yalnızca sağ atriyum alanı bağımsız bir prognostik faktör olarak saptanmış ve ROC analizinde mükemmele yakın bir ayırt edicilik performansı sergilemiştir (AUC: 0.904). Sonuç: TAVİ işlemi sonrasında sol ventrikül diyastolik disfonksiyon derecesindeki azalma, RV-PA coupling, RV FAC, TDI S' ve TAFK gibi sağ ventrikül fonksiyon parametrelerindeki artış, her iki ventrikülün fonksiyonlarında objektif iyileşmeler olduğunu göstermektedir. Pulmoner pulse transit zamanı (pPTT) işlem sonrası istatiksel anlamlı artmasına rağmen, MACCE ve mortalite ile anlamlı ilişki göstermediği belirlenmiştir. Pulmoner dolaşımdaki adaptasyon süreçlerini anlamak açısından değerli bir parametre olarak öne çıksa da, klinik sonuçlar üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için ileri çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. RV MPI ve RVfwLS'nin işlem sonrası anlamlı değişiklik göstermemesi de, bu parametrelerdeki etkilerin daha uzun süreli takiplerde veya daha geniş örneklemlerde belirgin hale gelebileceğini düşündürmüştür. Sağ atriyum alanı ve RV-PA coupling, mortalite üzerinde en anlamlı bağımsız prognostik faktörler olarak belirlenmiş ve sağkalım tahmininde önemli rol oynadıkları görülmüştür. İşlem öncesi KCCQ-12 skoru, NT-proBNP, E/e' ve sağ atriyum alanı, MACCE riskini öngörmede anlamlı bulunmuş, bu parametrelerin risk değerlendirme ve hasta yönetiminde dikkate alınabileceği gösterilmiştir. Ayrıca, Agatson skoru ve KCCQ-12 Summary Skoru'nu içeren modelin, primer sonlanım noktalarını en iyi açıklayan model olması, klinik yönetimde güçlü bir araç olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir.