Rat epigastrik arter perforatör flebinde pentoksifilin ve milrinon kullanımının flep sağkalımına etkilerinin kıyaslanması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, PLASTİK REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İBRAHİM AKPINAR

Danışman: Kamuran Zeynep SEVİM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada rat epigastrik arter perforatör flep modelinde pentoksifilin ve milrinon uygulamalarının flep canlılığı üzerine etkilerinin klinik değerlendirme, lazer Doppler flowmetri (LDF) ve histopatolojik parametrelerle karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Toplam 24 rat dört gruba ayrıldı (Grup 1 kontrol, Grup 2 serum fizyolojik, Grup 3 pentoksifilin, Grup 4 milrinon; her grupta n=6). Postoperatif 10. günde standart fotoğraflar üzerinden ImageJ ile toplam flep alanı, nekrotik alan ve canlı alan ölçülerek nekroz yüzdesi hesaplandı. LDF ölçümleri postoperatif 0. ve 10. günlerde üç noktadan (L1: sağlam cilt, L2: distal bölge, L3: proksimal/orta bölge) kaydedildi. Histopatolojik değerlendirme için postoperatif 10. günde sakrifikasyon sonrası flebin pediküle en uzak bölgesini temsil eden distal 1/3'lük kısımdan tam kat biyopsiler alındı; nekroz, nötrofil (PMNL) infiltrasyonu, ödem, kollajen yoğunluğu, vasküler yoğunluk ve fibroblast proliferasyonu parametreleri 0–3 arasında yarı- kantitatif olarak skorlandı. Bulgular: ImageJ analizinde pentoksifilin grubunda canlılık yüzdesinin daha yüksek, nekroz yüzdesinin ise daha düşük seyrettiği izlendi. LDF ölçümlerinde zaman içinde perfüzyon değerlerinde artış eğilimi gözlendi; en belirgin değişiklikler distal ölçüm noktasında izlendi. Histopatolojik skorlar gruplar arasında belirgin bir ayrışma göstermemekle birlikte bazı parametrelerde gruplar arasında farklılık eğilimleri gözlendi. Sonuç: Rat epigastrik arter perforatör flep modelinde pentoksifilin uygulaması klinik olarak flep canlılığı açısından daha olumlu bir seyir ile ilişkilidir. Milrinon grubunda da olumlu eğilimler izlenmekle birlikte klinik, perfüzyon ve histopatolojik değerlendirmelerde gruplar arasında net bir ayrışma her parametrede gösterilememiştir.