Hipertrofik obstruktif kardiyomiyopati tanılı hastalarda ameliyat prosedürüne göre postoperatif erken ve orta dönem değerlerdirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL KOŞUYOLU YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA KARAARSLAN

Danışman: Mehmed YANARTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Septal miyektomi; semptomatik hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatili hastalarda altın standart tedavi yöntemidir. Bu çalışma ile klasik morrow ve modifiye morrow ameliyatı yapılan hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatili hastaların erken ve orta dönem sonuçlarının sonuçlarının karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak tasarlanan çalışmaya 2014-2019 yılları arasında septal miyektomi ameliyatı yapılan 48 hasta dahil edildi. Hastalar ameliyat prosedürüne göre iki gruba ayrıldı. Bu hastalardan 28'i klasik morrow, 20' si modifiye morrow tekniği ile ameliyat edilmiştir. Gruplar arası demografik/hasta verileri, preoperatif ve postoperatif septal kalınlık, sol atriyum çapı, kalıcı pacemaker ihtiyacı, sol vetrikül outflow gradiyent değerleri, ve mitral kapak yetmezlik dereceleri değerlendirildi. Bulgular: Klasik Morrow ve Modifiye Morrow gruplarının yaş ortalamaları, cinsiyet dağılımları, boy, kilo ortalamaları arasında anlamlı bir fark gözlenmedi (p > 0,05). Gruplar arası Diyabet, KOAH varlığı, kalıcı pacemaker ihtiyacı, kross ve tpz, postoperatif ekstübasyon süresi, yoğun bakım yatış süresi, hastanede kalış süreleri arasında anlamlı bir fark gözlenmedi (p > 0,05). Klasik morrow grubunda 9, modifiye morrow grubunba 7 hastaya mitral kapak replasmanı yapılmıştır. Klasik morrow grubunda 4 hastaya mitral ring annuloplasti ameliyatı yapılmıştır. Gruplar arası ventriküler septal kalınlık, ejeksiyon fraksiyonu açısından arasında anlamlı bir fark gözlenmedi (p > 0,05). Modifiye morrow grubunun preoperatif- postoperatif gradiyent düzelme ortalamaları klasik morrow grubunun ortalamalarından anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0,0001). Gruplar arası preoperatif- postoperatif mitral kapak yetmezlik düzelme ortalamaları arasında anlamlı farklılık gözlenmedi. (p=0,693). Sonuç: Klasik morrow ve modifiye morrow prosedürü sol ventrikül çıkış yolu obstrüksiyonu azaltıp hastaların semptomlarının hafiflemesini sağlamaktadır. Modifiye morrow miyektomi prosedürünün sol ventrikül çıkım yolu gradiyentinin düşürülmesi ile birlikte mitral kapak replasmanı insidansının azalması açısından klasik morrow prosedürüne göre daha üstün olduğu görülmüştür. Kısıtlı hasta sayısına rağmen bu çalışmadan elde edilen veriler yapılacak daha büyük, prospektif çalışmalar için yol gösterici olacaktır. Anahtar Kelimeler: Hipertrofik Obstrüktif Kardiyomiyopati, Sol Ventrikül Outflow Tract, Sistolik Anterior Motion