Gebelerde 16. haftada bakılan tiyol-disülfid düzeyinin gestasyonel diabetes mellitus'un bir erken tanı yöntemi olarak değerinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HÜSEYİN EFE AKALIN

Danışman: Ayşe Seval ÖZGÜ ERDİNÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Gebelikte oksijen tüketimi artar ve plasenta hem oksidatif stresin kaynağıyken hem de antioksidan sağlar. GDM'nin patofizyolojisi oksidatif stres ile ilişkilidir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, GDM'de tiyol-disülfid homeostazının değiştiğini ve doğal tiyol düzeylerinin azalmasının olumsuz gebelik sonuçlarına neden olabileceğini göstermektedir. Bu çalışmada, gebelerde tiyol-disülfid homeostazının ve iskemik modifiye albümin değerinin incelenmesi ve GDM ile ilişkilendirilmesi amaçlanmaktadır. Materyal ve Metod: Çalışmamız prospektif kohort çalışması olup popülasyonunu hastanemiz antenatal takip kliniğine izlemleri yapılan, 16.-25. gebelik haftaları arasında tiyol metabolizması ve İMA ile ilgili laboratuvar parametlerine bakılan, 25. gebelik haftasında OGTT testi yapılan, ek hastalığı olmayan gebelerden oluşturulmuştur. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi Doğum Salonu- Antenatal Kliniği'ne Ocak 2023 ve Eylül 2023 tarihleri arasında başvuran, çalışmamıza katılmak için gönüllü, 18-40 yaş aralığında olan, aile öyküsünde Diabetes Mellitus öyküsü olmayan, eşlik eden maternal hastalığı olmayan, PCOS öyküsü olmayan, obez olmayan gebeler çalışmaya dahil edildi. Gönüllü olmak istemeyen, 18 yaşından küçük, 40 yaşından büyük olan, gestasyonel yaşı doğrulanamayan hastalar, aile ve kendi öyküsünde Diabetes Mellitus olan, özgeçmişinde PCOS öyküsü olan, obez olan, Perinatoloji Kliniği tarafından takibi olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. İki aşamalı çalışmamızda ilk aşamada araştırma popülasyonunu oluşturan kadınların kanları biyokimya tüpüne alınarak santrifüje edilip ependorflarda muhafaza edildi. Sonrasında yaklaşık 400 hastanın OGTT sonuçları taranarak içlerinden OGTT (75 gr) sonucu pozitif ve negatif olan toplam 100 hasta seçildi. Bu hastaların tiyol disülfid ve İMA (iskemi modifiye albumin) düzeyleri karşılaştırıldı. Bulgular: GDM'li ve GDM olmayan gruplar karşılaştırıldığında; GDM'li grupta disülfid değeri, IMA değeri, disülfid/native tiyol, disülfid/toplam tiyol ve native tiyol/toplam tiyol oranları sağlıklı gebelere göre önemli ölçüde daha yüksek bulundu. Total tiyol için ise bu durum tam tersi nitelikteydi. Açlık kan şekeri yüksekliği ile total tiyol, native tiyol değerleri arasında negatif yönlü zayıf bir korelasyon mevcuttur. Açlık kan şekeri yüksekliği ile disülfid, native tiyol/total tiyol değerleri arasında pozitif yönde zayıf dereceli bir iişki vardır. Disülfid/native tiyol, disülfid/total tiyol oranları ile açlık kan şekeri yüksekliği arasında pozitif yönde orta dereceli bir ilişki bulunmuştur. Açlık kan şekeri yüksekliği ile disülfid değeri, disülfid/native tiyol, disülfid/total tiyol oranları arasında istatistiki anlamlı ilişki saptanmıştır. GDM'li grupta IMA düzeyi 0.73±0.02 bulunmuşken; GDM tanısı almayan grupta ise 0.69±0.02 ABSU bulunmuştur. İki grup arasındaki fark istatistiki açıdan anlamlıdır. IMA değeri GDM'li grupta daha yüksektir. Açlık kan şekeri yüksekliği ile IMA değeri arasında pozitif yönlü zayıf bir korelasyon mevcuttur. Açlık kan şekeri yüksekliği ile IMA değeri arasında istatistiki anlamlı ilişki saptanmıştır. Sonuç: Gebelik diyabetinde tiyol metabolizması ve oksidatif stresin rolünün daha iyi anlaşılması, bu karmaşık durumun yönetimi ve önlenmesi açısından yeni bakış açıları sunabilir. İlerleyen araştırmalar, oksidatif stres ve tiyol metabolizmasına yönelik müdahalelerin gebelik sonuçları üzerindeki etkisini daha ayrıntılı bir şekilde ortaya koyacaktır.